Eğitimciler, Ankara İl Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından 2026-2027 eğitim öğretim yılı birinci dönemi için hazırlanan ve Millî Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) Ortak Yazılı Sınav Sistemi’ne (OYSS) yüklenen 9. sınıf İngilizce dersi sınav senaryoları ile okullarda okutulan resmî ders kitabı arasında ciddi uyumsuzluk bulunduğunu belirtti.
MEB tarafından 9. sınıflarda okutulması öngörülen “Waymark” isimli İngilizce ders kitabına karşılık, sisteme yüklenen sınav senaryolarındaki “Revision 1” ve “Revision 2” başlıklı bölümlerin bu kitapla örtüşmediği ifade edildi. Eğitimciler, söz konusu bölümlerin hazırlık sınıflarında kullanılan “Uptone” isimli kitapla benzerlik gösterdiğine dikkat çekti.
Konuya ilişkin Cumhuriyet’e değerlendirmelerde bulunan Eğitim Sen Ankara 1 Nolu Şube Sekreteri Sibel Gökçe Evci, uyumsuzluğun öğretmenleri ve öğrencileri belirsizlikle karşı karşıya bıraktığını belirterek şöyle konuştu:
“Bu durum, derslerini Bakanlığın belirlediği kitap üzerinden yürüten öğretmenleri ve sınava hazırlanan öğrencileri belirsizlikle karşı karşıya bırakmaktadır. Üstelik uyumsuzluğun doğrudan OYSS’ye yüklenen senaryolarda bulunması, bu içeriklerin sınavlara yansıyabileceği endişesini artırmaktadır.”
“CİDDİ SORUNLAR DOĞURABİLECEK NİTELİKTE”
Konuyu mevzuat açısından da değerlendiren Evci, sınavların öğretim programındaki kazanımlar esas alınarak hazırlanması gerektiğini vurguladı. Evci, 9 Eylül 2023 tarihli ve 32304 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Ölçme ve Değerlendirme Yönetmeliği’ne işaret ederek şu ifadeleri kullandı:
“Öğrencilerin başarısının öğretim programındaki kazanımlar esas alınarak belirlenmesini, ölçme ve değerlendirme araçlarının geçerli, güvenilir ve tarafsız olmasını öngörmektedir. Yönetmeliğin 4. ve 5. maddelerinde yer alan ilkeler doğrultusunda sınavların öğrencilerin öğretim programında belirtilen kazanım ve becerileri edinme düzeylerini ölçmesi gerekmektedir.
Ortak yazılı sınav sorularının da konu-soru dağılım tablolarına uygun biçimde hazırlanması esastır. Anayasa’nın 42. maddesiyle güvence altına alınan eğitim hakkı ve 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu’nda yer alan fırsat ve imkân eşitliği ilkesi de öğrencilerin adil ve nesnel koşullarda değerlendirilmesi açısından önem taşımaktadır. Bu çerçevede, sınav senaryolarının öğrencilerin öğretim programıyla örtüşmeyen içerikler üzerinden hazırlanması, ölçme ve değerlendirmenin kapsam geçerliği, eşitlik ve nesnellik ilkeleri bakımından ciddi sorunlar doğurabilecek niteliktedir.”
“ÖĞRENCİLERİN ÖĞRETİLMEYEN İÇERİKLERDEN SORUMLU TUTULMASI KABUL EDİLEMEZ”
Bakanlığın belirlediği ders kitabı ile ortak sınav senaryoları arasında tutarlılık bulunmasının eğitim öğretim sürecinin temel gerekliliklerinden biri olduğunu hatırlatan Evci, farklı içeriklere dayalı sınav senaryolarının sisteme yüklenmesinin ölçme ve değerlendirme süreçlerinin nasıl planlandığı ve denetlendiği sorusunu gündeme getirdiğini söyledi.
Yaşanan sorunun yalnızca teknik bir uyumsuzluk olarak ele alınamayacağını belirten Evci, ölçme ve değerlendirme süreçlerinin giderek merkezileştirilmesinin ve öğretmenlerin mesleki bilgi ve deneyimlerinin yeterince dikkate alınmamasının benzer sorunlara zemin hazırladığını ifade etti.
Öğrencilerin öğrenme düzeylerini, ihtiyaçlarını ve sınıflarının koşullarını en iyi bilen kişilerin öğretmenler olduğunu vurgulayan Evci, öğretmenlerin mesleki yetkinliklerinin ölçme ve değerlendirme süreçlerinde esas alınması gerektiğini belirterek şöyle konuştu:
“Öğrencilerin kendilerine öğretilmeyen ve öğretim programlarında yer almayan içeriklerden sorumlu tutulması kabul edilemez. Öğretmenler de merkezi olarak hazırlanan sınav senaryolarındaki olası hataların sonuçlarını gidermek için ek iş yüküyle karşı karşıya bırakılmamalıdır.”
ANKARA İL MİLLÎ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ’NE ÇAĞRI
Evci, Ankara İl Millî Eğitim Müdürlüğü’ne sınav senaryolarındaki uyumsuzlukların giderilmesi çağrısında bulundu. Senaryoların resmî öğretim programı ve ders kitabıyla karşılaştırılarak incelenmesi, tespit edilen sorunların sınavlar uygulanmadan önce düzeltilmesi ve öğretmenlerin açık biçimde bilgilendirilmesi gerektiğini belirten Evci, sözlerini şöyle tamamladı:
“Ölçme ve değerlendirme, öğrencilerin öğrenme düzeylerini belirlemek ve öğrenme süreçlerini desteklemek amacıyla yapılmalıdır. Merkezi olarak hazırlanan sınav içeriklerinin doğruluğunu ve öğretim programlarıyla uyumunu sağlamak, bu sistemi oluşturan ve uygulayan eğitim yönetiminin sorumluluğudur.”




