Türkiye, Zonguldak’ta yaşanan patlamanın ardından yeniden maden ocaklarında iş güvenliğini konuşurken, Meclis son 16 yılda maden kazalarına önlem için 4 ayrı araştırma komisyonu kurdu. 2010’da kurulan komisyondan sonra Soma’da 301 madencinin yaşamını yitirdiği facia yaşandı. O facianın üzerine kurulan komisyon da bir rapor hazırladı ancak 2022’de Amasra’da ve 2024’te İliç’te meydana gelen facialar yeni komisyonların kurulmasını gerektirdi. Tüm bu komisyonların raporlarına karşın iş güvenliği tartışmaları bitmedi.
Cumhuriyet'ten Sarp Sağkal'ın haberine göre; maden faciaları son olarak Zonguldak’ın Kilimli ilçesindeki özel bir maden ocağında yaşanan patlama ile yeniden gündeme geldi. Olayda üç işçi yaşamını yitirdi. Bu yıl daha önce de yine Zonguldak’ta kaçak işletilen bir maden ocağında göçük yaşanmış ve bir işçi yaşamını yitirmişti. Aynı şekilde bu ayın başında Soma’da ve ağustos ayında Ankara Beypazarı’nda yine can kayıpları olan maden kazanları yaşanmıştı.
Yaşanan bu kayıpların ardından iş güvenliği konusu tekrar gündem olurken, Meclis’te 16 yıl önce madencilik sektöründeki sorunları araştırmak için kurulan komisyonun hazırladığı rapor dikkat çekti.
16 YIL ÖNCE AYNI UYARILAR
Ekim 2010’da kamuoyuyla paylaşılan raporda “Türkiye’nin iş sağlığı ve güvenliği sorunları, ülkenin genel sosyoekonomik gelişmişlik ve eğitim düzeyi, işsizlik sorunları ile doğrudan ilgilidir” tespitine yer verildi.
Raporda “Sektördeki iş sağlığı ve güvenliğini artırmak ve kazaları azaltmak için, iş güvenliği kültürünü oluşturmak üzere faaliyetlere öncelik verilmeli. Maden iş yerlerinde iş sağlığı ve güvenliği hizmetleri yaygınlaştırılmalı. Sektörün ihtiyacını karşılayacak nitelikte iş güvenliği uzmanı yetiştirilmelidir. İş sağlığı ve güvenliği teftişleri daha çok tepkisel yaklaşım esaslı yapılmaktadır. Teftişlerin, işçi ve işvereni yönlendirici, koruyucu ve önleyici yaklaşım esas alınarak kalıcı tedbirleri oluşturma amaçlı yapılması sağlanmalıdır. Özellikle madenciliğin yoğun olarak yapıldığı, risk faktörünün yüksek olduğu bölgelerde, altı aylık dönemler hâlinde eğitim programları düzenlenmelidir” gibi öneriler sıralandı.
Raporda kaçak madenlerle ilgili de “Maden ocaklarındaki kaçakçılık olayı ile etkin olarak mücadele edilmeli, ilgili bütün kurumlar uyarılmalıdır” denildi.
‘BÖYLE GİTMEYECEĞİ ORTADA’
Fakat Meclis’in hazırladığı bu rapordan sonra 2014’te 301 madencinin yaşamını yitirdiği Soma faciası yaşandı. Soma’daki facianın üzerine Meclis’te bir araştırma komisyonu daha kuruldu. O komisyon da raporunu aralık 2014’te kamuoyuyla paylaştı. Ancak Meclis, Soma’dan sonra iki kere daha maden faciaları için araştırma komisyonu kurmak zorunda kaldı.
Bu kapsamda 2022’de Amasra’da 43 madencinin yaşamını yitirdiği maden faciasından sonra ve 2024’te İliç’te 9 işçinin yaşamını yitirdiği faciadan sonra birer komisyon daha kurularak iki rapor daha hazırlandı.
Muhalefet son olarak kurulan İliç Komisyonu’nun raporuna “2002’den itibaren AKP, işçi sağlığı ve güvenliğini emekçileri koruyan bir hak olmaktan çıkararak, sermayeye yeni kâr alanları açan bir sektör haline getirmiştir. İşçi sağlığı yerine iş sağlığının öne çıkarılması, patronların sorumluluktan kaçmasını sağlamış, devletin gözetim ve denetim mekanizmalarını sermaye lehine işlemez hale getirmiştir. Soma, Ermenek, Hendek, İliç ve daha yüzlerce katliam niteliğindeki iş cinayetleri, bu politikanın doğrudan sonucudur. AKP, bu felaketleri ‘fıtrat’ söylemiyle normalleştirmiş, işçiyi değil, sermayeyi koruyan bir düzen inşa etmiştir. Bu düzenin böyle gitmeyeceği ortadadır” şerhini düştü.





