Güncel

13 milyonluk vurgunu yapan serbest, yolsuzluğu ortaya çıkaranlara tutuklama

Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Etimesgut Belediyesi'ne yönelik yürüttüğü soruşturmada Erdal Beşikçioğlu'nun da bulunduğu 39 kişi tutuklanırken, 15 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi. Mahkemenin kararı sonrasında hukuk skandalları gözler önüne serildi.

Etimesgut Belediyesi’ne yönelik soruşturması, bu nasıl adalet dedirten, kamu vicdanını derinden yaralayan bir hukuk skandalına dönüştü.

Soruşturmayı yürüten savcılık; Sayıştay ve bilirkişi raporlarıyla belediyeyi milyonlarca lira zarara uğrattığı kesinleşen, zimmet suçunu itiraf eden Serkan Kozan’ın jet hızıyla serbest bırakılmasını istedi. Nöbetçi mahkeme de bu talebe uyarak, resmi belgelerde sahtecilik yapan ve milyonları cebe indiren suçluyu sokağa saldı.

Zimmet suçlusunu salam savcılık; yolsuzluğu bizzat yakalayıp adliyeye şikayet dilekçesi veren Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu'nun da aralarında bulunduğu üst yönetimini "suç örgütü" ilan ederek tutuklama talep etti. Üstelik 55 kişilik dosyada emniyet ifadesi aşaması sonrası savcılıkta tek kelime sormadan...

"Etkin Pişmanlıktan" yararlanan Serkan Kozan'ın (zimmet suçlusunun) serbest bırakılıp, suçu ortaya çıkaranların tutuklama istenmesi, adliye koridorlarında itibar suikastı yürütüldüğünü gözler önüne serdi.

HIRZILIĞINI İTİRAF EDEN DIŞARIDA, HIRSIZI YAKALAYANLAR İÇERİDE

Kamuoyunu ayağa kaldıran adalet garabetinin detayları, dosyadaki resmi raporlarla açıkça kanıtlanmış durumda. Devletin resmi denetim organı Sayıştay ve bilirkişi heyetinin raporlarına göre; aşevi ve kreş ihalelerinde sahte fatura ve belgeler düzenleyerek mükerrer (çift) ödemeler alan, belediyenin kasasından kendi hesabına geçirdiği kesinleşen tek isim Serkan Kozan, Resmi belgelere göre tam 12 milyon 155 bin TL kamu parasını zimmetine geçirmiş ve suçunu itiraf etmişti. Zimmet suçlusu Kozan sadece 165 bin lirayı belediye kasasına yatırıp geri kalan 11 milyon 990 bin TL’yi doğrudan kendi zimmetine geçirmiş, suçunu itiraf ederek Mart 2025'te tutuklanmıştı.

Tutuklu yargılanan Serkan Kozan, cezadan kurtulmak için "Etkin Pişmanlık" yasasına sığınıp ve kendisini yakalayan belediye yönetimini suçlayarak, sayfalar dolusu akıldışı, asılsız dedikoduları peşi sıra sıraladığı görüldü.

Savcılık 30 yıla dayanan dostluk arasındaki , banka dekontlu ve tamamen yasal olan 975 bin liralık meşru bir borç alışverişini devasa bir "örgütlü rüşvet" gibi büyüterek zimmet suçlusunun iddialarını çürüten yöneticiler hakkında tutuklama talebinde bulundu.

Suçunu, sahtekarlığını ve hırsızlığını mahkemede açıkça kabul eden bir vurguncu iftiralarıyla sözde "adalete yardım etti" diye ödüllendirilip sokağa salınırken, iddiaları yasal belgelerle çürüten masum bürokratların zindana gönderilmek istenmesi adalet duygusunu katletti yorumları yapıldı.

İFTİRALAR TEK TEK ÇÖKTÜ, GERİYE KUMPAS KALDI

İtirafçı Serkan Kozan’ın, "Temizlik firmasının paraları bir restorana bırakılıyordu, ayda 15 milyon TL rüşvet paylaşılıyordu" iddiası, hedef alınan belediye yönetimi restiyle tamamen çöktü.

DOSYADA ADI GEÇEN BELEDİYE YÖNETİCİLERİ

"Tüm banka hesapları, telefon kayıtlarımız ve 7/24 izlenen, kayıt yapılan kameralar incelesin" talebinde bulundu.

Yine savcılık dosyasında bulunan tüm incelemelerde tek bir kuruşluk şüpheli para hareketine rastlanmazken, Kozan'ın, belediyeye ücretsiz hibe edilen bir binadan gizlice kira toplandığı iddiası da resmi tapu kayıtlarıyla yalanlandı; binanın hayırsever bir vatandaş tarafından belediyeye tamamen bedelsiz tahsis edildiği ispatlandı.

En önemlisi, bu kirli oyunu bozan kanıt resmi tarihler oldu. Serkan Kozan adliyede bu yalanları uydurmadan çok daha önce; bizzat Etimesgut Belediyesi Teftiş Kurulu 11 Eylül 2025'te, belediye şirketi Etimkent A.Ş. ise 12 Eylül 2025'te bu şahıs hakkında "hırsızlık ve nitelikli dolandırıcılık" suçlamasıyla suç duyurusunda bulunmuştu.

Mantık ve hukuk kuralları basit: Rüşvet alan veya yolsuzluk yapan bir belediye yönetimi, suç ortağı olan şahsı kendi eliyle adliyeye şikayet eder mi? Elbette etmez! Ancak savcılık, bu apaçık gerçeği görmezden gelerek kumpasın önünü açtı.

AMAÇ YOLSUZLUĞU ÇÖZMEK DEĞİL, BELEDİYEYİ KUŞATMAK!

Etimesgut dosyasında göz göre göre uygulanan çifte standart, yargının tarafsızlığına kapkara bir gölge düşürürken hakkında suç duyurusunda bulunan belediyeye açıkça düşmanlık besleyen bir hırsızlık failinin dayanaksız sözleriyle, koskoca bir ilçe belediyesinin yönetimi felç edilmek istenmektedir.

Yargıtay'ın onlarca kesin karar var. Hiçbir somut belge ve finansal kanıtla desteklenmeyen soyut iftiralar, bir insanı tutuklamaya dahi yetmez. Durum böyleyken, bu dosyada 12 milyon lirayı buharlaştıran zimmet suçlusuna özgürlük verilirken, masumiyetini belgelerle kanıtlayanlara cezaevi reva görüldü.

Bu karar hukuki bir değerlendirme değildir eleştirisi yapan hukukçular; muhalefet belediyesini idari olarak kilitlemek, kamuoyunda "bunlar da kirli" algısı yaratmak ve ileride yapılacak bir kayyum/görevden uzaklaştırma operasyonuna yargısal bir kılıf hazırlama çabasıdır değerlendirmesi yaptı.

Haklarında tutuklama kararı verilen Belediye yönetiminin yakınları "Ankara Batı Adliyesi’nde bu adaletsizliğe imza atanlar, er ya da geç hukuka hesap vermek zorundadır derken; hiçbir itirafçı kumpası, resmi banka dekontlarının ve belediyenin kendi eliyle yaptığı suç duyurularının altındaki çıplak gerçeği gizlemeye yetmeyecektir! diye tepki gösterdiler.