Ankara'da 2016 yılında 16 yaşındayken yaşamını yitiren Onur Özkan'ın ailesi, ölüm olayına ilişkin dosyanın yeniden ele alınması için Adalet Bakanı Akın Gürlek'e dilekçe sundu.
Ailenin avukatı Gökhan Candoğan aracılığıyla yapılan başvuruda, olayın üzerinden 10 yılı aşkın süre geçmesine rağmen ölümün tüm yönleriyle aydınlatılamadığı öne sürüldü.
DELİLLERİN TOPLANMASINDA İHMAL İDDİASI
Dilekçede, soruşturma sürecinde delillerin zamanında toplanmadığı, bazı delillerin karartıldığı ve kamu görevlilerine ilişkin ihmal iddialarının etkin şekilde araştırılmadığı iddia edildi.
Aile, Onur Özkan'ın ölümünün olayın ilk gününden itibaren "kaza" ya da "intihar" olarak değerlendirilmesine karşı çıktıklarını belirterek dosyada çok sayıda çelişki bulunduğunu savundu.
TELEFONLARA 12 GÜN SONRA EL KONULDUĞU ÖNE SÜRÜLDÜ
Başvuruda, olay gecesi şüphelilere ait cep telefonlarına el konulmadığı, cihazların ancak 12 gün sonra incelenebildiği iddia edildi.
Dilekçede, bilirkişi raporlarına atıf yapılarak bazı telefonlardan video ve yazışmaların silindiğinin tespit edildiği, bunun profesyonel teknik müdahaleyle gerçekleştirilmiş olabileceği öne sürüldü.
KEŞİF VE BİLİRKİŞİ RAPORLARINA DİKKAT ÇEKİLDİ
Aile, olay yerinde keşfin yaklaşık 7,5 yıl sonra yapıldığını, keşif sonrasında hazırlanan bilirkişi raporlarında Onur Özkan'ın düşüş şekline ilişkin farklı değerlendirmeler bulunduğunu iddia etti.
Başvuruda, mahkemenin bazı bilirkişi raporlarını hükme esas almadığı da öne sürüldü.
DOSYANIN YENİDEN İNCELENMESİ İSTENDİ
Dilekçede, sanıklar hakkında verilen beraat kararına karşı istinaf başvurusunun sürdüğü belirtilirken, olaya karıştığı ileri sürülen yetişkinlere ilişkin soruşturmanın da yıllardır ilerlemediği savunuldu.
Özkan ailesi, Adalet Bakanlığı bünyesindeki Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı'nın dosyayı tüm yönleriyle yeniden incelemesini, delil karartıldığı iddialarının araştırılmasını ve soruşturmanın etkin şekilde yürütülmesini talep etti.



