YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre, partisinin Diyarbakır İl Başkanlığı Kongresi’nde yaptığı konuşmada, “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu. Emre, yaşananlara rağmen tarihsel sorumlulukları gereği sürece destek verdiklerini ve komisyonda yer aldıklarını söyledi.

YENİ Parti Diyarbakır İl Başkanlığı Kongresi, Sezai Karakoç Kültür ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Kongrenin düzenlendiği salonda Türkçe ve Kürtçe afişler yer aldı.

YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre’nin divan başkanlığına seçildiği kongreye, Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, siyasi parti temsilcileri, çeşitli sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri ve çok sayıda davetli katıldı. Kongre, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Emre, divan başkanlığı görevinin ardından yaptığı konuşmada gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“2024’TE ÇOK DAHA BÜYÜK BİR ZAFER ELDE ETTİK”

YENİ Parti olarak büyük bir yolculuğa çıktıklarını belirten Emre, Diyarbakır gibi kadim bir kentte kongre düzenlemekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Emre, 31 Mart yerel seçimlerinin ardından elde ettikleri başarıya ilişkin şunları söyledi:

“Diyarbakır gibi bir kadim şehirde burada gerçekleştireceğimiz kongremizde beni divan başkanlığına seçerek onurlandırdınız. Sağ olun, var olun. Biz tabii büyük bir aileyiz, büyük bir yolculuğa çıktık. Bizim özellikle 31 Mart yerel seçiminden sonra Türkiye genelinde elde ettiğimiz büyük seçim başarısı Türkiye'de nüfusun yaşadığı yerlerdeki toplam yüzde 70’lik bir alandaki yerel iktidar oluşumuz mevcut düzende saray iktidarı ve onunla birlikte Lale Devrini yaşayan bir avuç azınlığı çıldırttı. 31 Mart'tan itibaren bizim kazandığımız yerlerdeki iradeyi tanımayan, tanımak istemeyen ve adeta oraya savaş açan bir anlayışla karşı karşıya kaldık. Özellikle değerli arkadaşlar 2019-2024 dönemi bizim yönettiğimiz belediyelerdeki yerel iktidara karşı karalama, görevi engelleme seçmen nezdinde küçük düşürme, iftiralarla yol almaya çalışan bir anlayışla karşı karşıyaydık. Ama hem aldığımız yerlerdeki genel memnuniyet hem de o süreçleri çok şeffaf ve başarılı yönetmemiz doğrultusunda 2024’te çok daha büyük bir zafer elde ettik.”

Türk siyasal yaşamında Ankara, İstanbul ve İzmir gibi büyükşehirleri aynı anda kazanan partilerin, devam eden ilk genel seçimde iktidara geldiğini ifade eden Emre, belediyelere yönelik soruşturmaları ve tutuklamaları eleştirdi.

Emre, şöyle konuştu:

“Bu fotoğrafı gören Sayın Erdoğan ve arkadaşları şu belediyeleri sirkeleyin talimatıyla birlikte sudan sebeplerle belediyemize soruşturmalar açıldı, belediye başkanlarımız tutuklandı ve hapse atıldı. Şimdi bu süreç karşısında yine sizlerle birlikte halkımızla birlikte büyük bir mücadele gösterdik. Direniş gösterdik, işin doğrusunu halka anlattık. Baktılar ki bizim oyumuz düşmüyor. Bu sefer saçma sapan içimizdeki maalesef işbirlikleri de kullanarak butlan diye bir garabetle karşımıza çıktılar. İstediler ki biz Türkiye'deki sandığa olan inançtan vazgeçelim. İstediler ki pes edelim. İstediler ki korkalım, sinelim. Bunun karşısında millet bize dedi ki düşün önümüze yürüyün. Biz size destek olacağız. Partiyi kurun, para vereceğiz dedi. Üye olacağız dedi. Ne mutlu ki bizlerle birlikte sizin öncülüğünüzle, kıymetli halkımızın öncülüğünde çok kısa bir sürede YENİ Parti’yi kurduk.”

“YARIM MİLYONA YAKIN İNSAN KREDİ KARTINDAN HER AY TAAHHÜTTE BULUNDU”

YENİ Parti’nin üye sayısının 800 bine ulaştığını söyleyen Emre, yurttaşların partiye ilgisinin arttığını belirtti. Emre, partinin kuruluşundan bu yana üye sayısı ve bağışlarla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

“YENİ Parti kurulduğu andan itibaren yine bizim siyasal yaşamımızda bir rekor kırarak en hızlı örgütlenen en fazla üyeyi alan yaklaşık 800 bin üyemiz oldu bugün itibariyle daha birkaç aylık partiyiz. Ciddi bağış aldı. Yarım milyona yakın insan kredi kartından her ay taahhütte bulundu. Ben aylık destek olacağım diye. Kurulduğu andan itibaren yüzde 30 baremini aşan Türk siyasal yaşamındaki tek partiyiz. Bu başarı, bu onur sizlere aittir. Hepinizi canı yürekten kutluyorum. Bugün görülüyor ki YENİ Parti’ye oy verme potansiyeli yüzde elliye yakındır. Biz bunun kıymetini bileceğiz. Emin olun kurultayımızı gerçekleştirdikten sonra da şu an Türkiye'nin birinci partisiyiz. Aradaki farkı da açacağız”

“İNSANLARIN EŞİTLİK DUYGUSU, ADALET DUYGUSU YERLE BİR OLDU”

Çeyrek asırlık AKP iktidarını eleştiren Emre, bu dönemde demokrasi ve basın özgürlüğü alanlarında gerileme yaşandığını savundu. Vatandaşların adalet ve eşitlik duygusunun zarar gördüğünü söyleyen Emre, ekonomik sorunlara, çocukların beslenme koşullarına, suç oranlarına, cezaevlerindeki hükümlü ve tutuklu sayısına, uyuşturucu kullanımına ve tarım sektöründeki daralmaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Emre, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Demokrasi açısından çok geriye gittik, basın özgürlüğü açısından geriye gittik. Her şeyden önce insanların eşitlik duygusu, adalet duygusu yerle bir oldu. Vatandaş sınava giriyor, sorular çalınıyor. Adliyeye gidiyor, hakime güvenmiyor. Maça gidiyor, hakeme güvenmiyor. Değil mi? Nereye gitse bir eşitsizlik, bir adaletsizlikle karşı karşıya ve tükenmiş durumda. Burada bir yol açmak zorundayız. Bu milletin refahı, özgürlüğü için. Düşünebiliyor musunuz? Böylesine bir ülke Türkiye Cumhuriyeti belki de dünyada 196 devlet içerisinde en kıymetli coğrafyaya sahip. İki kıtanın birleştiği bir noktadayız. Ve TÜİK rakamlarına göre bu ülkedeki her 100 çocuktan 32’si yatağa aç giriyor. Düşünebiliyor musunuz? Yani Beş çocuktan biri yetersiz beslenmeden ötürü gelişim bozukluğu yaşıyor. Yeni nesil suç örgütleri çıktı. Özellikle İstanbul gibi metropollerde suç oranında patlamalar yaşanıyor. Çeyrek 100 yıl önce iktidara gelen AKP iktidarı döneminde 52 bin olan tutuklu yükümlü sayısı 500 bine yaklaştı. Ve hala hazırda yürüyen ceza dava dosya sayısı da bir milyon. Bu bir milyonu şöyle düşünün. Ortalama mahkumiyet oranı yani oransal olarak yüzde 52 olan bir yargılama süreciyle oranladığınızda yeni dönemde ortalama 500 bin mahkum daha bizi bekliyor. Uyuşturucu kullanımı ortaokul çağına kadar düşmüş durumda. Çiftçilerin durumuna baktığınızda ciddi bir daralma var. Sadece geçen yıl tarım sektörü yüzde dokuz daralmış durumda. Bugün bu ülkedeki asgari ücretin emeklinin yaşama tutunması çok zor. Emekliye emekli maaşı veriliyor diyemeyiz. En fazla bir sosyal yardımdan bahsedebiliriz. 22-23 bin gibi rakamlar. Çiftçilerin bankaları olan borcu 15 milyar doları aştı. Böyle bir durumda, böyle bir dönemde Ziraat Bankası gibi çiftçilerin üretim yapması için kurulan banka yandaş kanal oluşturmak adına kredi sağlayan bir yapıya dönüştü.”

“AHMET TÜRK’ÜN BELEDİYESİ DAHİ HÂLÂ KAYYIMLA YÖNETİLİYOR”

Konuşmasında “Terörsüz Türkiye” sürecine de değinen Emre, Diyarbakır ve bölgedeki kayyım uygulamalarını eleştirdi. Milli Birlik Kardeşlik Komisyonu’nda yer almalarını tarihsel sorumluluklarıyla ilişkilendiren Emre, komisyon raporunda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi kararlarına uyulması ile kayyım uygulamasının sona erdirilmesi başlıklarının yer aldığını belirtti.

Emre, şunları söyledi:

“Bu kent, bu bölge neden çekti desek herhalde milli iradeye hırsızlığından en çok üzülen kentlerden biridir. Kayyımlardan çekti. Değil mi? Ve bugün hala baktığınızda İşte Milli Birlik Kardeşlik Komisyonu deniyor, ki başımıza gelen onca olaya rağmen tarihsel sorumluluğumuz gereği biz buna destek olduk, komisyonda yer aldık. Orada siyasi partilerin farklı partilerin temsilcileri bir metin altında bir rapora imza aldı. AİHM kararlarının uyulması dendi. Anayasa Mahkemesi kararları dendi. Kayyum uygulamasının son bulması dendi. Ne gariptir ki bizim belediyelerimizden ikisi hala kayımla Türkiye genelinde kayımla yönetilen belediyeler var. Bu süreçte barış elçisi olarak görevlendirilen Ahmet Türk'ün belediyesine dahi hala kayyumla yönetiliyor. Yani böylesine iki yüzlü bir dönemi gerçekten hiç yaşamamıştık. Hakikaten bu anlamda büyük mücadele veriyoruz.”

“ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEM BURADA BİRDEN FAZLA MİLLETVEKİLİ ÇIKARTACAĞIZ”

Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’na ve partiye destek veren yurttaşlara teşekkür eden Emre, gelecek dönemde Diyarbakır’dan birden fazla milletvekili çıkaracaklarını düşündüklerini ifade etti.

Emre, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bu kentte tabii bizim de çok kıymetli milletvekili arkadaşımız Sezgin Tanrıkulu sizlerin desteğiyle birlikte Diyarbakır'da yüzümüzü güldürüyorsunuz. Hiç olmadığı kadar buradan destek görüyoruz. Araştırmalar bunu gösteriyor. Önümüzdeki dönem burada biz birden fazla milletvekili çıkartacağız. Bunun heyecanını ve mutluluğunu yaşadığımızı bilmenizi isteriz. Bize ne diyorlardı daha önce? İşte 'bunlar Sivas'tan öteye gidemez' vesaire diyordu değil mi Sayın Erdoğan? Biz şimdi Türkiye'nin her yerindeyiz. Bu ülkeye ilişkin siyasete ilişkin tabuları yıktı YENİ Parti. Nereye gitsek Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel liderliğinde halk sokaklara dökülüyor ve emin olun bizim iktidar olacağımız günü ipler çektiğini hissediyoruz. Bu duygu birlikteliğini birlikte yaşıyoruz.”

“İKTİDAR TÜRKÜ DE KÜRDÜ DE YOKSULLUKTA VE SEFALETTE BİRLEŞTİRİYOR”

Türkiye’nin içinde bulunduğu coğrafyada yaşanan gelişmelere de değinen Emre, farklı etnik kimliklere, mezheplere ve inançlara sahip yurttaşların eşitlik, demokrasi, huzur ve refah içinde yaşamasını istediklerini söyledi.

Mevcut iktidarın Türkleri ve Kürtleri yoksullukta birleştirdiğini savunan Emre, kendilerine yönelik iftira ve suçlamalara ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.

Taha Çakmak yeniden gözaltına alındı
Taha Çakmak yeniden gözaltına alındı
İçeriği Görüntüle

Emre, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bütün zor zamanların içerisinde aynı zamanda içinde bulunduğumuz coğrafyada ateş çemberi. Orta Doğu'da yaşananlar hepimizin gözü önünde. Biz bu ülkedeki insanların farklı etnik kimliklerde olur, mezheplerde olur, inançlarda olur özgürce eşit bir şekilde demokrasiyle yönetilmesini ve huzur ve refahla onları birleştirmek istiyoruz. Mevcut iktidar ise bu ülkedeki Türkü de Kürdü de yoksullukta ve sefalette birleştiriyor. Biz buna mahkum değiliz. Bakın bize iki yıldan beri atılmadık iftira kalmadı. 'Bunlar fon kurdu' dediler. 'Örgüt kurdu' dediler. 'Hırsızlık, yolsuzluk yapıyor' dediler. Bir tanesini bile ispatlayamadılar. Ortaya çıktı ki adamlar fonu kurmuş, örgütlü bir şekilde dolandırıcılık yapıyor. İşin merkezinde iktidar partisinin genel başkan yardımcıları var. Milletvekilleri var, gençlik kolları yöneticileri var. Danışmanları var. Milleti dolandırıyorlar. Milyonlarca insanı mağdur ettiler. Şüphesiz yargı bağımsızlığın tesis edildiği durumlarda inşallah o ortam sağlandığında bütün bunların hesabını da tek tek sormak bize nasip olacak.”