İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi, 17 yaşındaki Batın Barlas Çeki'nin hayatını kaybettiği kazaya ilişkin davada kararını açıkladı. Mahkeme, anne Hasret Doğan'ın şikayetinden ve istinaf başvurusundan vazgeçmesine rağmen, Fatıma Zehra Kınık Demir'e yerel mahkeme tarafından verilen 2 yıl 6 ay hapis ve 1 yıl süreyle sürücü belgesinin geri alınması cezasını esastan onadı. İstinaf Mahkemesi'nin 2 Mart 2026 tarihli oybirliğiyle aldığı kararla, sanığın cezası paraya çevrilmediği gibi hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı da uygulanmadı.

İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 18 Aralık 2025 tarihli kararına yönelik yapılan istinaf başvurularını inceleyen İstinaf Mahkemesi, sanık müdafiinin itirazlarını yerinde görmedi. Mahkemenin gerekçeli kararında, yerel mahkemenin yargılamasında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde eksiklik olmadığı belirtildi. Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından sanık tarafının istinaf başvurusu esastan reddedildi.

Öte yandan, mağdur Batın Barlas Çeki'nin annesi Hasret Doğan'ın 19 Şubat 2026 tarihinde mahkemeye bir dilekçe sunarak tüm maddi ve manevi zararının giderildiğini beyan etmesi ve istinaf başvurusundan feragat etmesi nedeniyle, katılan vekilinin istinaf başvurusu da reddedildi.

Erden Timur’un şirketlerine kayyum
Erden Timur’un şirketlerine kayyum
İçeriği Görüntüle

Davanın seyri, anne Hasret Doğan'ın şikayetini geri çekmesiyle yeni bir boyut kazanmıştı. Hasret Doğan, yerel mahkeme üzerinden İstinaf'a gönderdiği dilekçesinde, "Sanık Fatma Zehra Kınık Demir hakkındaki şikayetimden vazgeçiyorum. Maddi ve manevi tüm zararım giderilmiştir. Sanıktan maddi ve manevi herhangi bir tazminat talebim yoktur. Yapmış olduğum istinaf başvurumdan da vazgeçiyorum" ifadelerini kullanmıştı.

Bu kararın kamuoyunda duyulmasının ardından eleştirilere maruz kalan anne Doğan, sosyal medya hesabından bir açıklama yaparak kendisine yönelik linç girişimlerine tepki gösterdi. 18 ay boyunca tek başına, üstelik siyasi güce karşı mücadele ettiğini belirten Doğan, "Ne kadar isyan etsek de mücadele etsek de adalet sistemini değiştiremediler; ben de değiştiremedim" dedi. Sanığın ağır bir ceza alıp hapse girmemesinin kendi suçu değil, kanunların yetersizliği olduğunu vurgulayan acılı anne, davasını sahiplenmeyenlerin kendisini eleştirmesini "tuhaf" olarak nitelendirdi.

Tazminat konusundaki eleştirilere de yanıt veren Doğan, alınan paranın boğazından geçmeyeceğini, bu parayla oğlu adına hayırlar yapılacağını ve böylece evladının ruhunun şad olacağını belirtti. Doğan açıklamasını, "Yıllarca sürecek tazminat davalarıyla uğraşmak istemiyorum. Dava dava koşup bir ton stresle uğraşmaktan yaşayamadığım yasımı yaşayacağım" sözleriyle noktaladı.

DAVANIN GEÇMİŞİ

9 Temmuz 2024 tarihinde meydana gelen ve eski Kızılay Başkanı Kerem Kınık'ın kızı Fatıma Zehra Kınık Demir'in kullandığı aracın çarpması sonucu 17 yaşındaki Batın Barlas Çeki'nin ölümü ve üç kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan kazanın ilk yargılamasında Kınık, 4 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Ancak bazı müştekilerin şikâyetlerini geri çekmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozmuştu.

Yeniden görülen davanın 18 Aralık 2025 tarihli karar duruşmasında mahkeme, sanığı TCK'nın 85/1, 62/1 ve 53/6 maddeleri uyarınca "Taksirle Ölüme Neden Olma" suçundan 2 yıl 6 ay hapis ve ehliyetine 1 yıl el konulması cezasına çarptırdı.

Duruşmada Kınık'ın avukatları, sanığın kusursuz olduğunu savunarak asıl kusurlunun kazaya karışan diğer sürücü Yavuz Selim Öztürk olduğunu iddia etmiş, maddi zararların karşılandığı gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını talep etmişti. Aile avukatı Uysal Uğurlu ise üç ayrı rapora göre Kınık'ın "dur" levhasına uymayarak ana caddeye çıkıp motora çarptığının sabit olduğunu belirterek bu talebe itiraz etmişti. Mahkeme, zararlar karşılanmış olsa dahi sanığa yatar süreli ceza verilmesine hükmetmişti.

Bu kararın ardından adliye önünde feryat eden anne Hasret Doğan, verilen 2,5 yıllık cezaya "Verilen ceza şaka gibi. Bir canın bedeli iki yıl ki, onun da içeride geçirme süresi de üç ay mı o da belli değil. Trafikte işlenen suçlar için verilen cezalar gerçekten komik. Şikayetinden vazgeçenler ölüme aynen ortaktır" sözleriyle isyan etmişti. Avukat Uysal Uğurlu da cezanın infaz yasasına göre yaklaşık 3 aylık bir açık cezaevi sürecine ve ardından 2 yıllık denetimli serbestliğe tekabül edeceğini öngördüklerini açıklamıştı. Tüm bu süreçlerin ardından İstinaf Mahkemesi'nin verdiği son kararla birlikte yerel mahkemenin hükmü kesinleşme aşamasına gelmiş oldu.