Prof. Dr. Osman Müftüoğlu, "Zayıflama ilaçları ömrümüzü de uzatabilir mi?" başlıklı yazısında "Bugün milyonlarca insan GLP-1 tedavisi görüyor. Ancak bu ilaçları 20-30 yıl kullanan insan sayısı henüz yok. Dolayısıyla uzun dönem etkilerini zaman gösterecek" ifadelerini kullandı.

'Şifalı su' sanırken sağlığınızdan olmayın! Türk Böbrek Vakfı'ndan kritik uyarı
'Şifalı su' sanırken sağlığınızdan olmayın! Türk Böbrek Vakfı'ndan kritik uyarı
İçeriği Görüntüle

Müftüoğlu Sabah’ta kaleme aldığı yazıda, GLP-1 ilaçlarının yeni gençlik iksiri olarak görüldüğünü ve bazılarının gereksiz bir moda olarak küçümsediğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Bence ikisi de doğru değil. Doğru hastada kullanıldığında bu ilaçlar modern tıbbın en değerli araçlarından biri olabilir. Ama tek başına hiçbir ilaç sağlıklı yaşlanmanın yerini tutamaz. İyi beslenme... Düzenli hareket. Kaliteli uyku. Stres yönetimi. Kas kütlesinin korunması. Sosyal ilişkiler. Bunların hiçbirini en güçlü enjeksiyon bile yerine koyamaz."

"GLP-1 ilaçlarını ne gözünüzde büyütün ne de küçümseyin" sözlerinin altını çizen Müftüoğlu, şunları kaydetti:

"Bugün milyonlarca insan GLP-1 tedavisi görüyor. Ancak bu ilaçları 20-30 yıl kullanan insan sayısı henüz yok. Dolayısıyla uzun dönem etkilerini zaman gösterecek. Tıp tarihinde ilk kez böylesine büyük bir insan topluluğu aynı metabolik tedaviyi yıllarca kullanmaya hazırlanıyor. Aslında hepimiz sonuçlarını merakla beklediğimiz büyük bir bilimsel gözlemin içindeyiz. Bu nedenle heyecan kadar sabra da ihtiyacımız var.

Bilimsel veriler bu ilaçların uzun vadede yalnızca kilo sorununa değil, bizi kötü yaşlandıran kronik hastalıkların çoğuna da çare olmasa bile güçlü bir fren olabileceğini düşündürüyor. Kalpdamar hastalıkları, diyabet, böbrek hastalıkları, yağlı karaciğer, uyku apnesi ve belki de gelecekte bazı nörodejeneratif hastalıklarda önemli bir rol üstlenebilirler. Ancak henüz yolun başındayız. Biraz daha izlememiz, daha çok araştırmamız ve sabırlı olmamız gerekiyor. Ben geleceğe umutla bakıyorum. Ama bilimin en sevdiğim özelliğini de hiç unutmuyorum: Bilim, umut ederken bile kanıt beklemeyi bilir."