En düşük emekli maaşının 20 bin TL’ye yükseltilmesi kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, düzenlemenin yüksek prim ödeyen emekliler açısından sınırlı fayda sağlaması tartışmaları da beraberinde getirdi. Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun, kaleme aldığı köşe yazısında emekli maaşları arasındaki farkın hızla kapandığını belirterek, bu durumun sosyal güvenlik sistemi için yeni riskler doğurduğuna dikkat çekti.
EMEKLİ MAAŞLARI ARASINDAKİ FARK GİDEREK DARALIYOR
Özgür Erdursun, son dönemde yapılan artışların ilk bakışta olumlu algılandığını ancak detaylara inildiğinde yapısal sorunların ortaya çıktığını ifade etti. Erdursun, “Ocak ayı itibarıyla asgari ücret 22 bin 104 TL’den 28 bin 75 TL’ye yükseltildi. Aynı dönemde en düşük emekli aylığı da 16 bin 881 TL’den 20 bin TL’ye çıkarılıyor. İlk bakışta bu artışlar önemli gibi görünüyor” değerlendirmesinde bulundu.
HAYAT PAHALILIĞI ARTIŞLARI GÖLGEDE BIRAKIYOR
En düşük emekli aylığının idari bir kararla yükseltildiğini hatırlatan Erdursun, bu tutarın üzerinde maaş alan milyonlarca emeklinin aylığında yalnızca yüzde 12,19 oranında artış yapıldığını belirtti. Bu oranın resmi enflasyon farkını yansıttığını ancak gerçek hayat pahalılığını telafi etmekten uzak kaldığını vurguladı.
Erdursun, en düşük emekli aylığına yapılan artış oranının da alım gücünü artırmadığını ifade ederek, en düşük aylık dışında kalan emekliler için ek bir düzenleme yapılmamasının sistemde yeni bir denge değil, yeni bir bozulma yarattığını söyledi.
YILLARA GÖRE EMEKLİ AYLIKLARINDAKİ DEĞİŞİM
Paylaşılan verilere göre Ocak 2019’da hazine desteğiyle en düşük emekli aylığı 1.000 TL, ortalama emekli aylığı ise 2.090 TL seviyesindeydi. Bu dönemde iki maaş arasındaki fark yüzde 109 olarak kayıtlara geçti.
Temmuz 2025’te en düşük emekli aylığı 16 bin 881 TL’ye, ortalama emekli aylığı ise 20 bin 992 TL’ye yükseldi. Bu dönemde fark yüzde 24’e kadar geriledi. Ocak 2026 için ise en düşük emekli aylığının 20 bin TL, ortalama emekli aylığının yaklaşık 23 bin 551 TL olacağı öngörülürken, farkın yüzde 18’e düşmesi bekleniyor.
Bu tabloyu değerlendiren Erdursun, “Sistem ortalama emekli aylıklarını yukarı taşımıyor, en düşük aylığa doğru aşağı çekiyor. Buna refah artışı demek mümkün değil” ifadelerini kullandı.
ASGARİ ÜCRETE ARA ZAM BEKLENTİSİ ZAYIF
Asgari ücret artışlarına da değinen Erdursun, 2026 yılı için açıklanan hedef enflasyon doğrultusunda temmuz ayında ara zam yapılmasının güçlü bir ihtimal olmadığını belirtti. Ocak ayında yapılan zammın yılın tamamını kapsayacağını söyleyen Erdursun, enflasyonun hedefin üzerinde gerçekleşmesi halinde reel kaybın kaçınılmaz olacağını dile getirdi.
Erdursun, “Sadece asgari ücretliler değil, asgari ücretin üzerinde maaş alan orta gelir grubu da yıl içinde zam alamayacağı için alım gücü kaybı yaşayacak” değerlendirmesinde bulundu.
SGK SİSTEMİNE YÖNELİK UYARI
Sorunun yalnızca en düşük emekli aylığının artırılması olmadığını vurgulayan Erdursun, asıl meselenin ortalama emekli aylığının ve ortalama ücretin korunamaması olduğunu söyledi. Yüksek prim ödeyenlerin enflasyon karşısında yeterince korunamadığı bir yapıda daha fazla prim ödemenin anlamsız hale geldiğini belirten Erdursun, bu durumun 2026 sonrası SGK sistemi açısından ciddi sorunlar yaratabileceği uyarısında bulundu.
Erdursun, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:
“Ücretler artıyor olabilir; ancak alım gücü korunmuyorsa bu artışların toplumsal bir karşılığı yoktur. Gerçek refah, nominal zamlarla değil, reel gelirlerin korunmasıyla sağlanır.”





