Borsa İstanbul'daki fon balonu patladı. 7 yatırım şirketinin fonlarına el konuldu. Yüz binlerce fon yatırımcısı milyonlarca borsa yatırımcısının alın terleri bir gecede eridi. Sosyal ve psikolojik bir çöküş yaşandı. Sosyal medyada bu nedenle aile içi huzursuzluklar, kavgalar olduğu ve canına bile kıyanların olduğu iddia ediliyor.
Gazeteci Yılmaz Özdil bugünkü Youtube yayınında son yaşananları masaya yatırdı. Özdil, bu tartışmalarda gözden kaçan bir ayrıntıya dikkat çekti.
Özdil, piyasadaki fon vurgunun yatırım çevreleri tarafından daha önce bilindiğini belirterek, gazetecilerin şirketler ve yatırım araçları hakkında uyarıcı yayınlar yapmasının hukuki sonuçlarla karşılaşabildiğini savundu.
Özdil, bu nedenle yatırımcıları önceden uyarmanın zorlaştığının altını çizerek, “Türkiye'deki sistem bunları koruyor” ifadelerini kullandı. Gazetecilerin söz konusu kişi veya şirketlerin faaliyetlerini isim vererek eleştirmesi halinde dava ve tazminat süreçleriyle karşılaşabildiğini hatırlattı, bu konuda gözaltına alınıp, tazminata mahkum olan gazetecilerin olduğunu dile getirdi.
Özdil, fon vurgununda sistemin hırsızları koruduğunu belirterek şunları söyledi:
Herkesin gözünün önünde işlenen bir tokatlamaydı aslında bu. Borsacıların, ekonomistlerin, ekonomi gazetecilerin tamamı biliyordu. Ha şimdi diyebilirsiniz ki madem hepiniz biliyordunuz niye milleti uyarmadınız? E şundan Türkiye'de bu tür arkadaşların aslında ne yaptığını anlatırsan yani toplumu uyarmak için haber yaparak deşifre edersen isim isim vererek derhal dava açıyorlar ve kazanıyorlar. Üste para ödüyorsun bunlara. Hatta bunun örnekleri var. Bakın bunların aslında ne yaptığını kamuoyuna açıkladığı için bu foncuların, gözaltına alınanlar bile var ya...
Türkiye'deki sistem bunları koruyor. Uyarıcı haber yapmanız suç kabul ediliyor. Evet. Bunların ne mal olduğunu böyle ortaya çıkana kadar bunlara iş adamı demek zorundasınız.
Yoksa sizi mahkum ettiriyorlar. Evet. Sizden tazminat kazanırlar. Anca işte böyle el konulduklarında yani 5600.000 kişi mağdur olduktan sonra ya 1 trilyon lira buhar olduktan sonra anca haber yapabiliyorsunuz.
Özdil değerlendirmesinde fon yatırımcılarını da eleştirdi. Bu konuda da şunları söyledi:
İstanbul borsasında fon krizi çıktı. Bire 1000 kazandırıyor diye pazarlanan bazı yatırım fonları temerüde düşünce fon piyasası allak bullak oldu. E panik satışları başladı. Suni şekilde yükseltilen balon gibi şişerilen hisse senetleri çöktü.
Kağıt üzerindeki getiriler buhar oldu. Neticede 7 portföy şirketine ait 131 fonun tasfiyesine karar verildi. İşleme kapatılan ve tasfiye edilen fonlarda 827 milyar lira var. 17 milyar dolar.
Bunlara bu paraları yatıran küçük yatırımcı her zaman olduğu gibi Ponzi tokatlamalarında olduğu gibi Ponzi olmadılar ama Fonzi oldular. Fonzi acayip para kazandırıyor diye duyuyorsun.
Acayip para kazanmak için ne yüdüğü belirsiz fonlara para yatırıyorsun. Günde %1 veriyorlar. Yani bankaların bir yılda verdiği faizi bu fonlar sadece bir ayda veriyor ve sen bu değirmenin suyu nereden geliyor diye hiç merak etmiyorsun. Bana ne birader diyorsun.
Üzümünü ye bağını sorma diyorsun. Bu kadar faiz vermeyen bankalar acaba geri zekalı mı diye hiç düşünmüyorsun. Her %1 getiri almayı makul ve mantıklı buluyorsun.
E olacağı bu tabii. Yani peynir büyük, mesafe kısaysa o fare kapanından uzak duracaksın. Kobay atasüzüdür bu biliyor musunuz? Bedava peynir sadece fare kapanında olur. Hele ki peynir çok büyük, mesafe de kısaysa kafayı çıkarırken dikkat edeceksin. Peyniri kapayım derken kuyruğu kaptırırsın.
Bu hale gelene kadar düzenler var işin içinde. Rektör var, dekan var. Yerli ve milliyim diyen arkadaşlar var. Yandaş gazetelerde köşe yazanlar var ya.
Alt tarafı 50-60 kişinin çalıştığı tırışkaan şirketler mesela antin kuntin işlemlerle suni şekilde bir patlatılıyor. Koç Holding'den daha değerli hale getirilmiş oluyor. Şimdi bu profesör unvanı taşıyan arkadaşlar bilmiyorlar mıydı bunun mümkün olmayacağını?
Bir yıl içinde %10.000 değer kazanmış fon var. Ya 2 yılda %17.000 değer kazanmış hisse var. Yani bunun imkansız olduğu bilinmiyor muydu? Suni balonlar yaratıyorlar. Millete gel yapıyorlar. Milleti de işte sazan gibi çekiyorlar.
BANKASYA ÖRNEĞİ..
Bakın deniyor ki mesela devlet kurumları nasıl oluyor ya da göz yumuyor falan. Yahu dün daha dün Bankasya'ya 3-5 kuruş yatıran insanları bile örgüt suçundan tutukladılar. Ama aynı Bankasya'da 16 yıl yöneticilik yapan kişiyi getirip Sermaye Piyasası Kurulu'nun başına oturtmadılar mı?
Yani devlet kurumları dediğimiz kurumların nelere ve kimlere göz yumduğunu ilk defa mı görüyoruz? Düzülenler değişiyor, düzen değişmiyor.
Bugün İstanbul borsasındaki bu fon krizini asla unutamayacağınız bir mini belgeselle anlatacağım. Hem Türkiye'den hem de borsanın Nirvanası Wall Street'ten ibretlik örnekler vereceğim. Çok çarpıcı bulacağınızdan eminim. Özellikle de finansal konulara meraklı gençlerimize tavsiye ediyorum.
Özdil'in programının tamamı şöyle:





