YENİ Parti Ekonomi Eşgüdüm Konseyi, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’a (OVP) ilişkin değerlendirme raporunu yayımladı. Raporda, OVP’nin Türkiye ekonomisi için rehber olması gerekirken inandırıcılığını yitiren bir beyanname niteliğinde olduğu savunuldu.
Raporda, 2026 için konulan enflasyon tahmininin sadece bir yıl içinde 12,4 puan yukarı güncellendiği aktarıldı. Merkez Bankası’nın 2027 sonu için yüzde 15 enflasyon tahmini açıklarken, OVP’nin aynı yıl için yüzde 21 öngördüğü belirtildi. Bu 6 puanlık farkın, kurumlar arasında iletişim olmadığını gösterdiği ifade edildi. Dış şokları kalıcı enflasyona dönüştürenin AKP yönetimleri olduğu öne sürüldü.
İstihdam verilerinin değerlendirildiği bölümde, 2025-2026 arasında öngörülen net istihdam artışının 13 bin kişi olduğu ve işsizlik oranındaki düşüşün vatandaşların iş aramaktan vazgeçmesine dayandığı ifade edildi. Bütçe kalemlerine ilişkin olarak, 2027’de sermaye giderlerinin 1 trilyon 852 milyar lirada kalacağı, faiz giderlerinin ise 3 trilyon 975 milyar liraya çıkacağı kaydedildi. Raporda duruma ilişkin olarak, “Devlet, yatırıma ayırdığı her 1 liraya karşılık faize 2 liradan fazla ödeyecektir” değerlendirmesi yapıldı.
Vergi gelirlerinin yüzde 60’ının dolaylı vergilerden toplandığına işaret edilen raporda, bu dağılımı düzeltecek somut bir düzenleme bulunmadığı belirtildi. OVP metninde gelir dağılımının altı yerde geçmesine rağmen hiçbir sayısal hedefin yer almadığı aktarıldı.
Tarım sektörünün ise bir arz güvenliği meselesi olarak değil, bir enflasyon kalemi olarak ele alındığı ifade edildi. Üç yıllık program boyunca tarımsal katma değere ilişkin hedef konulmadığı ve destekleme bütçesinin reel olarak dondurulduğu belirtildi. Ayrıca sosyal güvenlik kuruluşlarının açığının 2029’da fazlaya döneceği öngörüsünün, çalışan ve emeklinin haklarını daraltarak yapılacağı savunuldu.
Raporun sonuç bölümünde Yeni Parti’nin iktidara gelmesi durumunda uygulanacak politikalara yer verildi. Belirtilen hedefler şu şekilde sıralandı:
OVP hedeflerinden sapma halinde TBMM’ye gerekçeli sapma raporu sunulması yasal zorunluluk haline getirilecek.
Dolaylı vergilerin payının hangi takvimle hangi orana getirileceği şeffaf biçimde ilan edilecek ve kamuoyuyla paylaşılacak.
Gelir dağılımı ölçülebilir hedeflere bağlanacak; Gini katsayısı ve yoksulluk oranı için program dönemi hedefleri konulacak.
Asgari ücret ve kamu toplu sözleşmelerinde hedef enflasyon değil, gerçekleşen enflasyon ve refah payı esas alınacak.
Vergi harcamaları ile teşviklerde seçim kriterleri ve destek alan şirketler kamuoyuna açıklanacak; süreçler Sayıştay denetimine tabi kılınacak.
Tarım arz güvenliği meselesi olarak ele alınacak, alım fiyatları üretim maliyeti esas alınarak açıklanacak.
Sosyal güvenlik ve sosyal yardım düzenlemeleri şeffaf ve hak temelli hale getirilecek.




