YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale, PBLK (varlığın sistemdeki güncel kayıt konumu) mağdurlarının daha da mağdur edilmesinin nedeninin "para olmaması" olduğunu ifade ederek, "Eğer bu PBLK mağdurlarına bu parayı verselerdi, o zaman diğer mağdurlara verecek paraları kalmayacaktı. İşlemesi, işleyişi mükemmel ve ihracat geliri yüksek olan, sanayide yıllardan beri belli bir pazar payı olan şirketlerin hisse senetleri sadece bu fon vurgununa dahil olan AK Parti yönetimi yüzünden düşüyor. Bu fon vurgununun maliyeti sadece fonzedelerin içeride kalan 20 milyar doları değil, 110 milyar dolar. Türkiye'nin özel sektörü kaybediyor. Özel sektörde çalışan emekçiler kaybediyor. Tasarruflarını devlete güvendiği için bu fonlara ya da hisse senetlerine yatıranlar kaybediyor. Kısacası AK Parti kazanıyor, millet kaybediyor" dedi.

YENİ Parti’nin TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi milletvekilleri, Meclis’te parlamento muhabirleri ile bir araya geldi. YENİ Parti Komisyon Sözcüsü ve Antalya Milletvekili Cavit Arı, YENİ Parti Rize Milletvekili Tahsin Ocaklı, YENİ Parti İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, YENİ Parti Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu ve YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale, 2027 yılı bütçe görüşmeleri öncesi gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Dedem nerede şehit oldu? MSB’den tarihi arşiv hizmeti
Dedem nerede şehit oldu? MSB’den tarihi arşiv hizmeti
İçeriği Görüntüle

Özgür Karabat, Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi’nin üçüncü maddesinde dünkü Genel Kurul birleşiminde AK Parti’nin verdiği önergeyle yapılan değişikliğin, satış talimatı verdikleri halde paralarını alamayan yatırımcıları alacaklı konumundan hissedar konumuna getirdiğini savundu. Karabat, düzenlemeyle yatırımcıların ne kadar ödeme alacağının belirsiz hale geldiğini belirterek, "Netice itibarıyla talimatla beraber alacaklı hale gelmiş fonzedeler var. Bunlar paralarının ödenmesini bekliyorlar. Alacaklı olan insanlara, 'Değeri düşmüş fonlar ve hisseler var. Bunların paydaşısın' demişlerdir. Batan şirkete ortak sunuyorlar artık arkadaşlar, alacaklı olanları" dedi.

Karabat, fon paylarının satışı için talimat veren ve paralarının hesaplarına geçmesini bekleyen yatırımcıların, düzenlemedeki değişiklikle tasfiye kapsamına alındığını belirterek, bu kişilerin alacaklı konumundan çıkarıldığını dile getirdi. Karabat, komisyonda yatırımcıların alacaklarının ödeneceğinin ifade edildiğini, ancak Genel Kurul’da yapılan değişikliğin farklı bir sonuç doğurduğuna dikkati çekti.

Karabat, kanun teklifinin ara ödemelere ilişkin hükümlerinin de tüm yatırımcılara 1 milyon lira ödeme garantisi vermediğini söyledi. Ödeme tutarının tasfiye günündeki pay değerine ve fonda toplanan kaynağa bağlı olduğunu aktaran Karabat, "Sadece '1 milyona kadar'dan bahsediyor. Ama o günkü pay değeriyle tasfiye edilecek. O günkü pay değeri 1,5 milyon hisse 300 bine düşmüşse 300 bin olacak. Fonda 100 bin toplanmışsa da 100 bin olacak" ifadelerini kullandı.

ÖZLALE: "200 BİN KİŞİYİ İLGİLENDİREN ÖNERGEYİ AÇIKLAYAMIYORLAR"

YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale de aynı önergeyi eleştirerek, AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler’in düzenlemenin gerekçesini Genel Kurul’da açıklamadığını ve PBLK kavramını doğru ifade edemediğini savundu. Özlale, "Hakikaten Meclis tarihinde belki bir ilktir, bu kadar önemli bir oturumda siz gece yarısı bir önerge veriyorsunuz, bu 200 bin kişiyi ilgilendiriyor. Tamamıyla talimatını vermiş, karşı taraf almayı garanti etmiş, para blokede... Bu kişileri ilgilendiren bir mağduriyet var ve bununla ilgili bir önerge getiriyorlar. Önergeyi Meclis kürsüsüne çıkıp açıklayamıyorlar bile. 'Gerekçeyi okutun' deyip geçiyorlar" diye konuştu. Özlale, tasfiye edilen üç fonun toplam krizin yüzde 5’ine karşılık geldiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"AK PARTİ KAZANIYOR, MİLLET KAYBEDİYOR"

"Neden bu PBLK mağdurlarını daha da mağdur ediyorlar? Para yok. Eğer bu PBLK mağdurlarına bu parayı verselerdi, o zaman diğer mağdurlara verecek paraları kalmayacaktı. Bu mağduriyeti biz sadece fonda parası kalanlarla sınırlamamalıyız. Fonlara güvenmeyen ya da fonlarda parasını kullanmayı tercih etmeyen ama aynı zamanda tasarrufunu hisse senetlerinde, hatta sağlam hisse senetlerinde değerlendirmek isteyen yatırımcılar var. Onlar da çok büyük mağduriyet yaşıyor. Türkiye'deki özel sektörün tamamı mağduriyet yaşıyor. İşlemesi, işleyişi mükemmel olan, ihracat geliri yüksek olan, sanayide yıllardan beri belli bir pazar payı olan şirketlerin hisse senetleri sadece bu fon vurgununa dahil olan AK Parti yönetimi yüzünden düşüyor. O yüzden bu fon vurgununun maliyeti sadece fonzedelerin içeride kalan 20 milyar doları değil, 110 milyar dolar. Türkiye'nin özel sektörü kaybediyor. Özel sektörde çalışan emekçiler kaybediyor. Tasarruflarını devlete güvendiği için bu fonlara ya da hisse senetlerine yatıranlar kaybediyor. Kısacası AK Parti kazanıyor, millet kaybediyor."

PBLK kodu, "fonun kesin olarak satıldığı veya paranın hesaba geçtiği anlamına gelmiyor, yalnızca varlığın sistemdeki güncel kayıt konumunu" gösteriyor.

BAKIRLIOĞLU: "MAĞDUR SAYISINI KENDİ ELLERİYLE ARTIRDILAR"

YENİ Parti Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, düzenlemenin amacının mağduriyetleri gidermek olduğunu, ancak son önergeyle mağdur sayısının artırıldığını söyledi. Satış talimatı verdikleri halde paralarını alamayan yatırımcıların ne zaman ve ne kadar ödeme alacağının belirsiz olduğunu ifade eden Bakırlıoğlu, ara ödeme kapsamında herkesin 1 milyon lira alacağı yönündeki açıklamaların gerçeği yansıtmadığını savundu. Bakırlıoğlu, şunları söyledi:

"İktidar kendi elleriyle mağdur sayısını arttırdı. Alacaklı konumda olan insanlar hissedar konumuna geldiler. Bu paraları ne zaman alacakları, ne kadar alacakları tam bir muamma. Dün Abdullah Güler de söyledi. Öyle bir algı oluşturuyorlar ki sanki 1 milyon liraya kadar küçük yatırımcı parasını alacak. Hayır, alamayacak. 1 milyon lira parası olan insanlar belki 200 bin lira, belki 300 bin lira alacaklar. Belki hiç alamayacaklar ara ödemede. Nihai ödemenin ne zaman yapılacağı da belli değil. Farklı bir şey iddia ediliyor: 14'ünde, 15'inde, 16'sında parasını alamayan o PBLK mağduru diyebileceğimiz insanların sayısının 200 bin olduğu söyleniyor. Paralarını alamadılar. Talimat verip aynı şartlar altında parasını alanlar da varmış. Neye göre, kime göre bu para veriliyor, bunun da araştırılması lazım."

ARI: "SORULARA KAMUOYUNU TATMİN EDİCİ CEVAP VERİLEMEDİ"

YENİ Parti Komisyon Sözcüsü ve Antalya Milletvekili Cavit Arı, fonlardan kimin gelir sağladığı, ne kadar paranın iade edildiği ve geri ödemelerin nasıl yapılacağına ilişkin soruların henüz yanıtlanmadığını söyledi. Arı, "Bu sorular hala kamuoyu tarafından cevap bekleyen sorular. Yaklaşık 37-38 gündür bu süreç devam ediyor. Burada sizin sorduğunuz sorulara daha kamuoyunu tatmin edici bir cevap verilemedi" dedi.

Özlale ise konuyla ilgili soru önergeleri verdiklerini ve ellerindeki belgeler doğrultusunda sorular yöneltmeye devam edeceklerini vurguladı. Özlale, Ticaret Bakanı Ömer Bolat hakkında soru önergesi verdiklerini, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın kendisine açtığı davada elindeki kanıtları sunacağını ve eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın dava açacağı yönündeki açıklamasına karşı da hukuki süreçte kendisini savunacağını söyledi. Özlale, şu ifadeleri kullandı:

"AK Partili arkadaşlara söylüyorum: Sakın bizden geri adım atmamızı ya da korkmamızı beklemesinler. Biz milletvekiliyiz, milletin bize verdiği bir yetki var. Biz milletin adına soru sorarız. Soru sormazsak insanlar gelsinler bizim yakamıza yapışsınlar. Ben elde ettiğim sınırlı bilgiyle, elde ettiğim ipuçlarıyla soru soruyorum. Bütün bu arkadaşlarımız da soru soruyor. Bunu da mı sormayacağız? Artık bunu sormanın bile suç sayıldığı bir dönemden geçiyoruz. 2 gün önce ben Meclis kürsüsünde bu işin bürokratik ayağındaki bütün isimlerin araştırılması üzerine açıkladım, bütün isimleri. SPK Yönetim Kurulu Başkanı, Türkiye Sigorta AŞ'nin genel müdürü, onun zamanında başkan yardımcısı olarak çalıştığı, şimdi BDDK'nin başkanı olan şahıs, daha sonra işte Pusula'nın, Katılımevim'in kurucu ortağı, genel müdürü... Bütün bu bağları açıkladım.

Ama öyle bir şey oluyor ki siz burada bir ilişki ağını ortaya çıkartıyorsunuz ve soru soruyorsunuz. Herhangi bir rencide etme ve iftira atma yok. Bunu sorduğunuz için bile mahkemeye veriliyorsunuz. Aynı zamanda kendilerine yakın kanallarda adeta vatan haini ilan ediliyorsunuz. Biz milletvekiliyiz. Biz bize gelen belgeleri değerlendiririz. Değerlendirdikten sonrasında da bunu kamuoyuyla paylaşırız. Bundan bile rahatsız olan, eski sistemde gensoruyu tamamıyla sistemden kaldıran, milletvekillerinin, muhalefetteki milletvekillerinin iktidarı sorgulamasını, soru sormasını, gerektiğinde sıkıştırmasını engellemeye çalışan bir zihniyet var. Vallahi yeni parti olarak da bu zihniyete teslim olmayacağız, net bir şekilde teslim olmayacağız."

"AİLE BAKANI'NIN 7 DAKİKALIK MAĞDURİYETİ MİLYONLARLCA İNSANIN MAĞDURİYETİNİN ÖNÜNE GEÇTİ"

Özlale, açıklamasında özür ve istifa beklentilerine de değinerek, fon krizinden etkilenen vatandaşlar için iktidar temsilcilerinin özür dilemediğini hatırlattı. Kendileri hakkında açılan davalara ve yöneltilen suçlamalara rağmen ellerindeki belgeler doğrultusunda soru sormaya devam edeceklerini belirten Özlale, "Siz herhangi bir şekilde bir AK Partili milletvekilinden, bakandan, AK Partili bir siyasetçiden mağdur ettikleri milyonlarca vatandaş için bir özür duydunuz mu? Bir kişi çıkıp bu asrın soygunundan dolayı 'Evet, kendi içimizdeki denetimsizlikten dolayı, arkadaşlarımızın bu işe bulaştığından dolayı özür diliyoruz' diye bir açıklama duydunuz mu? Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanının 7 dakikalığına bir mağduriyeti milyonlarca insanın mağduriyetinin önüne geçti. Kusura bakmayın ama buna bizim rıza göstermememiz gerekiyor" ifadelerini kullandı.

"PARALARIN İADESİ ALANIN KEYFİNE BIRAKILDI"

Kanun teklifine neden ihtiyaç duyulduğu ve yatırımcılara ödeme yapacak kaynağın bulunup bulunmadığına ilişkin soruyu yanıtlayan Cavit Arı, fonlarda yeterli para bulunmadığını ve daha önce yüksek tutarlarda para çeken kişilere yönelik geri alma sürecinin etkili biçimde işletilmediğini savundu. Arı, paraların iadesinin gönüllülüğe bırakılmasının tahsilat sürecini yavaşlattığını aktararak, şu değerlendirmede bulundu:

"Bu kanun teklifinde paraların geriye alınmasının şekli ne? Rica. Kısacası 'Ya sen bilirsin, parayı aldın ama gönlünden geçen, kendine göre fazla diye düşündüğün kısmını gel iade et', 'Vicdanı varsa iade etsin' diyor. Ya zaten vicdanı olsa o şekilde bir parayı almaz. Bizim önerimiz de şuydu: Eğer burada bir haksızlık, hukuksuzluk ve kayırmacılık varsa hızlı bir yargı süreciyle ve idari süreçlerle o paralara el konulup geriye tahsilatı sağlanmış olsaydı belki daha fazla para daha çok kişiye yetmiş olacaktı. Bizim burada en çok eleştirdiğimiz konuların başında da bu paranın geriye iade önerisi, bu kanun teklifinde ifade ettiğim gibi, parayı alanın keyfine bırakılmış bir sistem. 'Ödeyebilir' diyor, yani 'öder' bile demiyor. Yani bu kadar keyfe bırakılmış, alanın gönlüne, rızasına bırakılmış bir düzenlemeyle karşı karşıyayız."

"MASAK, BORSA İSTANBUL’DAKİ ŞİKAYETLERİ DENETLEMELİ"

Ümit Özlale, fon krizinde yurt dışına para aktarılıp aktarılmadığına ilişkin soruya yanıtında, MASAK’ın Borsa İstanbul’daki piyasa manipülasyonu şikayetleri üzerine yaptığı denetimlerin açıklanması gerektiğini söyledi. Özlale, "MASAK son 3 sene içerisinde piyasa manipülasyonunun bu kadar fazla olduğu Borsa İstanbul'u kaç defa denetlemeye gitti? Eğer Borsa İstanbul'da mali bir suç işlendiğini gören varsa o zaman MASAK, Borsa İstanbul'u denetlemekle yükümlüdür. O zaman biz bugün bir soru önergesiyle Hazine ve Maliye Bakanına soracağız: Son 3 sene içerisinde MASAK, Borsa İstanbul'daki piyasa manipülasyonu şikayetleri üzerine Borsa İstanbul'a kaç defa gitmiştir? Kaç defa denetlemede bulunmuştur?" sorusunu yöneltti. Özlale, şöyle devam etti:

"Bu fon vurguncuları 'Ben yurt dışında yatırım yapıyorum' diyerek tabii şirketler kurup onun da arka tarafında AK Parti'yi de arkasına alıp bir PR'ını yapıp bu parayı aslında yapılmamış yatırımları yapıyormuş gibi gösterip dışarı çıkarttılar. Bunların hepsini bizler bağlı olduğumuz uluslararası sözleşmeler çerçevesinde sorabiliriz ve geri de alabiliriz. Ama burada bir nokta daha ortaya çıkıyor. AK Parti kaç yıldan beri vergi cennetlerini açıklamıyor? Neden bütün ülkeler bu vergi cennetlerinde kaçırılan paralara, bu kara paraya belli tedbirler getirirken AK Parti yıllardan beri Türkiye'de vergi cennetini açıklamıyor? Bütün bu soruların cevabını almazsak korkarım ki, AK Parti iktidarda olduğu bu kısa süre içerisinde başka vurgunlara da tanıklık ederiz."

Ayrıca Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in, bazı yatırım fonlarında yaşanan gelişmelerin ardından denetim mekanizmalarını güçlendirecek yeni bir düzenlemenin hazırlandığı ve serbest fonların TEFAS’a açılmasının bu olayda etkili olduğu yönündeki açıklamalarına ilişkin değerlendirmede bulunan Özlale, "TEFAS'a kim açtı bunu o zaman? 'TEFAS'a açılmasaydı bu vurgun olmazdı' diyordu. E açmasaydın o zaman" diyerep tepkisini gösterdi.

KARABAT: "CHP TBMM GRUBUNUN HESAPLARI GENEL MERKEZDEN AYRIDIR"

Karabat, CHP’ye ait olduğu iddia edilen aidatların iadesi ve bu paraların YENİ Parti’ye aktarılması tartışmasına ilişkin de açıklama yaptı. Siyasi partilerin genel merkez hesapları ile TBMM gruplarının hesaplarının birbirinden ayrı olduğuna dikkati çeken Karabat, milletvekillerinden alınan aidatların grup kararıyla iade edildiğini ve paraların ilgili kişilerin hesaplarına aktarıldığını söyledi. Karabat, söz konusu iddialara ilişkin şu ifadeleri kullandı:

"Paraların geri iade edilmesi bir Meclis grup toplantısında bir önergeyle ve milletvekillerinin tamamının oy birliği ile grupta aidatların geri dağıtılması konusu karara bağlanmıştır. Yani milletvekilleri demişlerdir ki: 'Bu aidatlar geri dağıtılsın' demişlerdir. Bu toplantı Meclis İçtüzüğü'ne de uygun bir şekilde yapılmıştır. Meclis Başkanlığına da alınan kararlar bildirilmiştir. Neticede grubumuz bu kararla beraber bu kararın bankalar nezdinde de bir sıkıntı yaratıp yaratmayacağı konusunda da yine hesabın olduğu bankanın hukuk birimiyle de görüşme yaptıktan sonra paralar ilgili kişilere dağıtılmıştır. Sadece YENİ Parti'ye geçen milletvekillerine değil, orada kalan milletvekillerine de dağıtılmıştır. Cavit beye önerim şudur: Eğer bir geri iade sürecini takip edecekse fon zedelere de karıştırılan yurt dışına falan paralar kaçırılmış diyor ya. Bakan Bey ile hani o temasları yapsınlar. Bence bu konulara temas yapmaları hukuk yönünde çok daha faydalı olur."