YENİ Parti'nin çağrısıyla Üsküdar'daki başkanvekili süreci ve yaşananlara tepki gösteren yurttaşlar Üsküdar'da bir araya geldi. YENİ Parti Lideri Özgür Özel'in çağrısıyla toplanan yurttaşlar iradelerine sahip çıkmak için toplandı. Eylemde önce Üsküdar'ın tutuklu Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'ın mektubu okundu. Ardından da YENİ Parti Lideri Özgür Özel kürsüye çıkarak halka seslendi.
ÖZGÜR ÖZEL KÜRSÜDE
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel kürsüye çıkarak halkı selamladı ve bu eylemin YENİ Parti'nin merkezi çağrıyla yapılan ilk İstanbul eylemi olduğunu söyledi.
Özel'in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
"İftiracılara inat arkadaşlarını, dostlarını satmayanların meydanıdır bu meydan. Bu meydana güç verenlere selam olsun.
Hiçbir darbenin arkasında durmadık. Hiç sevmediğimiz birine de yapılsa millete, sandığa saygıdan tüm darbelere karşı çıktık, karşı çıkmaya devam edeceğiz.
Birileri milletin seçtiğine değil de kendi istediğine karar vermeye, birileri sandığa hükmetmeye, sandıkta verilen kararı çeşitli zorlarla değiştirmeye karar veriyor.
Buradan Erdoğan'a sesleniyorum: Bu mu senin demokratlığın, bu mu senin gücün, yazıklar olsun!
Gün gelecek devran değişecek. O gün AKP'nin il başkanlığını yapan valiler, kaymakamlar hesap verecek."
DEDETAŞ'IN MEKTUBU OKUNDU
Tutuklu Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın Tekirdağ Karatepe Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'ndan gönderd,ü, mektubu YENİ Parti Kurucu Üsküdar İlçe Başkanı Berk Tütüncü tarafından okundu.
Dedetaş'ın mektubunun tamamı şöyle:
"Sevgili Üsküdarlılar, Sevgili Komşularım,
8 Eylül’de yenilenen Üsküdar Belediye Başkanlığı Vekilliği seçiminden bu yana bir şey yazamadım. Denedim ama yaşadıklarımız karşısında kelimeler kifayetsiz kaldı.
Hakkıyla alınmış bir seçim olsa; tebrik ederdim, ne mümkün? Siyasi nezaket devrede olsa teşekkür ederdim; ne mümkün? Milli iradeye saygı gösterilmiş olsa; gurur duyardım, ne mümkün?
Anayasamız açık: Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Yani yargı da idare de gücünü doğrudan sizlerden alır. Almalıdır. Ancak bugün sandıkta kazanamayanlar halkın ortak iradesini gölgelemek istiyor.
Buna karşı, tutuklanmak, evlatlarından, sevdiklerinden ayrı kalmak pahasına sizin iradenize sahip çıkanlar da oluyor, kendi menfaatlerini halkın iradesinden üstün görenler de. Hepsini sizler görüyor, değerlendiriyorsunuz. Kadim Üsküdar’ın geleceğine ve komşuluk hukukumuza yapılan bu müdahaleleri Üsküdarlılar, bizler hak etmiyoruz.
Belediyeler birer devlet ve kamu kurumu ve idaresidir. Bu yönüyle bütün eylem ve işlemleri idari yargının denetimine tabidir. Aynı zamanda ilgili Bakanlıklar ve Sayıştay tarafından da bu işlemler denetlenir.
Bunun haricinde suç teşkil eden ve ceza sorumluluğu gerektiren işlem ve eylemler nedeniyle de ceza sorumluluğunun şahsiliği prensibi doğrultusunda, o eylemin failleri hakkında adli yargı tarafından soruşturma ve kovuşturma yapılır. Bütün bunlar demokratik bir hukuk devletinin gereği olarak ve hukukun öngördüğü meşru amaçlar ve usuller çerçevesinde yürütülmelidir.
Peki, Üsküdar Belediyesi’nde yaşanan süreç, hukuken meşru ve hukukun öngördüğü amaçlar ve usuller dahilinde midir? Yoksa siyasi hesapların gölgesinde midir? Sizler günlerdir döktüğünüz göz yaşları ve dayanışma duyguları, tepkileriyle bunun cevabını veriyorsunuz.
İnsanlığın binlerce yıldır çok acı tecrübelerden sonra kendi eliyle, kararıyla, birikimiyle kurduğu ve toplumsal barışın ve huzurun sağlanması için her değerin üstünde tuttuğu şey: Hukuk düzenidir. Bu düzenin sarsılması, onca acı tecrübeden hiçbir ders alınmamışçasına o acıları geri çağırmaktır. Hukukun üstünlüğü ve demokrasi, hepimizin hak ettiği mutlu ve huzurlu yurttaşlar olmanın temelidir.
Adaletin karşısında hepimiz âciziz, bu çok net. O yüzden adaleti tesis edenler, herkese eşit davranmak, objektif bakabilmek ve öngörülebilir olmak zorundadır.
Bu noktada ifade etmek isterim ki, tutuklamanın tedbir olması gerekirken bir cezalandırmaya dönüştüğü günleri yaşıyoruz. Daha fazla hak kaybına, vicdan yüküne ve kul hakkına girmeden, bu uygulamaların son bulması isteğimizdir.
Sözlerime son verirken; değerli büyüklerim, kıymetli küçüklerim, canım kardeşlerim ve çok sevgili çocuklar.
Üsküdar’da mutluluğu, kimseyi dışarıda bırakmadan, hep birlikte, bize oy veren ya da vermeyen komşularımızla birlikte inşa ettik. Birlikte başardık, birlikte korumalıyız.
Hasretlik zor geliyor, yalan yok. Üzerine, yaşanan haksızlıklar ile günler iyice ağırlaştı. Bu kasveti dağıtmak için, dayanışma duygularınız, varlığınız, sesim olmanız paha biçilemez kıymette. Sağ olun, var olun, eksik olmayın…
Geleceğimize, irademize ve Üsküdar’ın yarınlarına hep birlikte sahip çıkıyoruz. Hak galip gelecek, birlikteliğimiz kazanacak. Hepinizi özlemle selamlıyor, en içten sevgilerimle kucaklıyorum…
Selametle.”
NELER YAŞANMIŞTI?
Üsküdar'ın seçilmiş Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'ın tutuklanıp görevden alınmış, ardından yapılan seçimde CHP'li Sibel Tan Çetinkaya'nın kazanmasına rağmen seçimin iptal edilmişve son olarak da yeni yapılacak seçim öncesinde CHP'li iki meclis üyesinin tutuklanıp, 4 üyenin de AKP'ye geçmiş ve yapılan seçimde AKP'nin adayı Dündar Ziya Gültekin 23 oyla başkanvekilliğini kazanmıştı.




