Yargıtay depozito bilmecesinde emsal bir karar aldı. Karara göre evden çıkarken eski rakamlar değil, güncel kira oranları belirleyici olacak.
Son yıllarda fahiş kira artışlarıyla birlikte kiracı ve ev sahipleri arasında yaşanan ihtilaflara bir yenisi de depozito iadeleriyle eklenmişti. Yargıtay, kritik bir kararla tartışmalara açıklık getirdi.
Karara göre, özellikle uzun dönemli kiracılar, tahliye sürecinde yıllar önce ödedikleri nominal tutarı değil, bu tutarın güncel kira bedeline oranlanmış halini geri alabilecek.
ORANA GÖRE BELİRLENECEK
Milliyet gazetesinden Duygu Erdoğan’ın haberine göre Yargıtay’ın aldığı emsal karara göre hesaplama yapılırken geçmişteki paranın enflasyon karşısındaki kaybı değil, sözleşme anındaki "oran" baz alınıyor. Örneğin; bir kiracı 8 yıl önce evi tuttuğunda o günkü kirasının 2 katı kadar depozito vermişse, evden çıkarken de çıkış tarihindeki güncel kira bedelinin 2 katını talep edebilecek.
Yargıtay kararında bu durum, "başlangıçtaki depozito bedelinin kira parasına olan oranının, sözleşme sonundaki güncel kira parasına tatbik edilmesi" şeklinde formüle edildi.
"HER DURUMDA GEÇERLİ OLMAYABİLİR"
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Gayrimenkul Hukuku Uzmanı Avukat Ali Güvenç Kiraz, bu emsal kararın her durumda geçerli olmayabileceği konusunda uyarıyor.
Kiraz’a göre, taraflar arasındaki kira sözleşmesinde "Depozito, ilk ödendiği tarihteki tutar üzerinden aynen iade edilir" şeklinde bir madde varsa, kiracı güncel bedel revizyonu talep edemiyor. Ancak sözleşmede böyle bir kısıtlama yoksa, kiracıların güncel kira bedeli üzerinden iade alma hakkı yasal bir zemine oturuyor.
Depozito krizinin temelinde, paranın elden verilmesi veya ev sahibinin şahsi hesabında tutulması yatıyor. Avukat Ali Güvenç Kiraz, Borçlar Kanunu’nda yer alan ancak uygulamada nadir görülen "ortak vadeli banka hesabı" kuralını hatırlattı. Kanuna göre depozito bedelinin tarafların ortak erişebileceği vadeli bir hesaba yatırılması gerektiğini belirtti.