Yargıtay 6 bin 730 gün SSK, 450 gün emekli sandığı ve 2092 gün Bağ-Kur primi yatırıldıktan sonra Bağ-Kur’dan emekli edilen yurttaşın başvurusunda kritik bir karar aldı.
Emekli yurttaş başvurusunda son 7 yılda Bağ-Kur sigortalılığının fazla olması nedeniyle için bu kapsamda emekli edildiğini, ancak emekli olmak için fazladan bir yıl beklediğini ifade ederek emekli aylığının düşük kaldığını öne sürdü. Başvuruda bu durumun SSK’nin 25 yıl sigortalılık süresi ve 5 bin pirim günü şartını karşılamasına rağmen alındığına dikkat çekildi.
EMEKLİ HAKLI BULUNDU
İlk derece mahkemesi emekli yurttaşın başvurusunu haklı bularak “01.04.2002 tarihi itibariyle yalnızca 506 sayılı Kanun kapsamındaki hizmetler nedeniyle aylık bağlanması gerektiğinin tespitine, 01.04.2002 tarihi itibariyle davacının aylığının 234,39 TL olduğunun ve 25.05.2012 tarihine kadar toplam 8.654,29 TL fark aylık alacağı ile 6.692,48 TL faiz alacağı olduğunun tespitine, kararın infazı sırasında Kurum tarafından ödeme yapılana kadar fark aylık ve faiz alacağının hesaplanarak davacıya ödenmesine” hükmetti.
Bunun üzerine dava İstinaf Mahkemesi’ne taşındı. İstinaf Mahkemesi 2021 yılında verdiği kararda İlk Derece Mahkemesi’nin verdiği kararı hukuka uygun buldu.
YARGITAY KARARI BOZDU
Ardından dava Yargıtay’a taşındı. Yargıtay 10’uncu Hukuk Dairesi “Kurum lehine oluşan usuli kazanılmış hakkın da gözetilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir” gerekçesiyle kararı bozdu.
Bunun üzerine dava yeniden İlk Derece Mahkemesi’ne gönderildi. İlk Derece Mahkemesi aldığı ilk kararda direndi.
SON SÖZ YİNE YARGITAY'DAN GELDİ!
Bunun üzerine dava Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na taşındı. İlk Derece Mahkemesi’nin direnme kararını hukuka uygun bulan Kurul, dava dilekçesinin içeriği ve iddianın ileri sürülüş biçimi göz önüne alındığında direnme kararının yerinde olduğu sonucuna vardı.