Ankara'nın Kızılcahamam ilçesinde görülen bir davada, savunma dilekçesinde yapay zekâ kullanılması soruşturma konusu oldu. 25 yıllık avukat E.Ç.'nin dilekçeyi güçlendirmek amacıyla yapay zekâdan yararlandığı, dilekçeye eklenen Yargıtay kararlarında ise esas ve karar numaralarının hatalı olduğu belirtildi.

Duruşmada karşı taraf avukatının durumu fark etmesi üzerine mahkeme, aynı gün Ankara Barosu'na ve savcılığa yazı gönderdi. Mahkemenin, dilekçede yer alan kararların UYAP üzerinden belirtilen şekliyle bulunamadığını ve numaraların gelişigüzel yazılmış izlenimi verdiğini bildirdiği aktarıldı.

Kısa Dalga'da yer alan habere göre, hakkında soruşturma başlatılan avukat E.Ç., dilekçenin içeriğini değiştirmediklerini, yalnızca içtihatlarla desteklemek için yapay zekâdan yararlandıklarını söyledi.

Elektronik kelepçeyi 6 kez kırdı: Eski eşe 7 yıla kadar hapis istemi
Elektronik kelepçeyi 6 kez kırdı: Eski eşe 7 yıla kadar hapis istemi
İçeriği Görüntüle

E.Ç., "Üç avukat birlikte çalışıyorduk ancak dilekçedeki imza bana aitti. Hazırladığımız metnin içeriğini değiştirmedik. Yalnızca dilekçeyi içtihatlarla desteklemek amacıyla yapay zekâdan yararlandık. Yapay zekâ, mevcut Yargıtay kararlarını ekledi ancak bu kararlara ait künyeleri yanlış yazdı" dedi.

Kararların tamamen uydurma olmadığını savunan E.Ç., "İçerikleri mevcut olan Yargıtay kararlarıydı. Ancak daire numaraları ve karar künyeleri yanlış yazılmıştı. İçerik doğruydu, numaralar yanlıştı" ifadelerini kullandı.

E.Ç., savcılık ifadesinde kendisine yöneltilen suçlamanın açıkça belirtilmediğini ileri sürdü. Avukat, "Savcıya ilk sorduğum soru hangi suçla itham ediliyorum oldu. İfade tutanağında isnat edilen suçun ne olduğu belirtilmedi. Ortada sehven yapılmış bir hata var. Kasıt yok. Zaten hangi suçun işlendiği de açıklanabilmiş değil" diye konuştu.

Yaşanan süreç sonrası yapay zekâ kullanımına ilişkin değerlendirmede bulunan E.Ç., "Bugün dönüp baktığımda keşke o kolaylıktan yararlanmasaydım diyorum. Meslektaşlarım arasında da şaka konusu oldum. 25 yıllık meslek hayatımda ilk kez hem savcılık hem de baro aşamasında bir soruşturmayla karşı karşıya kaldım" dedi.

Avukat Hakları Grubu Ankara Genel Koordinatörü Emrah Altunoğlu ise süreci, yalnızca yapay zekâ tartışması olarak değil, savunma faaliyetine yönelik baskı olarak değerlendirdiklerini söyledi.

Altunoğlu, "Avukatlar kendilerini özgür biçimde ifade edebilmeli. Savunma faaliyetinin sınırları geniş tutulmalı. Aksi halde yurttaşların adil yargılanma hakkı zarar görür. Bu tür soruşturmalar savunma faaliyetini baskı altına alma sonucunu doğurur" dedi.

Yapay zekânın hukuk alanında kullanımına ilişkin sınırların ve denetim mekanizmalarının tartışılması gerektiğini belirten Altunoğlu, hukuki hataların ceza soruşturmasının konusu yapılmaması gerektiğini savundu.