Kastamonu’da 21 Ağustos 2025’te meydana gelen ve 15 yaşındaki Yağmur Pehlivanlı’nın yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan trafik kazasına ilişkin davada yargılama süreci başladı.
Kastamonu 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülecek davanın ilk duruşmasının 12 Kasım 2026’da yapılması planlanırken, sanık Fatma Nevra Vidinlioğlu’nun ikametgahını Ankara’ya taşıması nedeniyle ifadesi bugün Ankara Adliyesi’nde talimatla alındı.
Yağmur Pehlivanlı’nın ailesi, avukatları ve yakınları da ifade işlemi sırasında adliyede bulundu. İfade sonrasında adliye önünde açıklama yapan anne Esin Pehlivan, kızına çarpan kişinin eski Kastamonu Belediye Başkanı Galip Vidinlioğlu’nun kızı Fatma Nevra Vidinlioğlu olduğunu belirterek duruşma sürecine ilişkin eleştirilerde bulundu.
“SEGBİS BAĞLANTISI DAHİ İSTENMEDİ”
Esin Pehlivan, esas davanın 12 Kasım’da Kastamonu’da görüleceğini belirterek sanığın bu duruşmaya çağrılmadığını ve SEGBİS bağlantısının da talep edilmediğini söyledi.
Pehlivan, sanığın yalnızca Ankara’da talimatla ifade vermesinin istendiğini belirterek, bu uygulamaya tepki gösterdi.
FARKLI TARİHLERDEKİ İFADELER GÜNDEMDE
Sanığın olay günü, Yağmur’un hayatını kaybettiği gün ve bugün verdiği ifadelerin birbirinden farklı olduğunu savunan Pehlivan, özellikle aracın hızı ve kazanın hemen sonrasındaki gelişmelere ilişkin beyanlarda değişiklik bulunduğunu öne sürdü.
Pehlivan, sanığın 24 Ağustos 2025 tarihli ifadesinde aracının hızını 45-55 kilometre olarak açıkladığını, bugün ise hızını hatırlamadığını ancak hız limitleri içerisinde olduğunu söylediğini aktardı.
Sanığın ön camın kırılması nedeniyle araçtan hemen çıkamadığını belirttiğini söyleyen Pehlivan, ambulansın olay yerine geldiği sırada telefon görüşmesi yapılmasına ilişkin HTS kayıtlarının da açıklığa kavuşturulması gerektiğini savundu.
“BAŞINDAN SONUNA KADAR ÇOK ÇELİŞKİ VAR”
Dosyada olayın oluş biçimine ilişkin çok sayıda soru işareti bulunduğunu söyleyen Pehlivan, olay yeri krokisi ve işaretlemelerinde de eksiklikler olduğunu ileri sürdü.
Kızının nerede çarpıldığı ve ne kadar sürüklendiğine ilişkin işaretlemelerin yeterli olmadığını savunan Pehlivan, adli tıp raporunun da dosyada bulunmadığını söyledi.
AVUKAT ULUTAŞ: “BİR TİYATRONUN PARÇASI OLDUK”
Pehlivanlı ailesinin avukatlarından Gökhan Işık Ulutaş ise Ankara 91. Asliye Ceza Mahkemesi’nde gerçekleştirilen işlemin davanın esas mahkemesi olmadığını belirtti.
Ulutaş, asıl dosyanın Kastamonu 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde bulunduğunu belirterek, hukuka aykırı olduğunu savunduğu iddianame ve tensip zaptı nedeniyle sürecin farklı bir şekilde yürütüldüğünü söyledi.
Sanığın savunmasında çelişkili ifadeler verdiğini öne süren Ulutaş, aile olarak Ankara’daki işlemi “bir tiyatronun parçası” olarak nitelendirdi.
“SORULARIMIZI İSTEDİĞİMİZ GİBİ YÖNELTEMEDİK”
Ailenin diğer avukatı Hakan Marangoz da Ankara’daki işlemin yalnızca sanığın ifadesinin alınmasına yönelik olduğunu belirtti.
Bu nedenle sorularını istedikleri biçimde yöneltemediklerini söyleyen Marangoz, asıl duruşmada konuların yeniden gündeme getirileceğini ifade etti.
BABA PEHLİVANLI: “ÇOK SAYIDA DELİL SUNDuk”
Yağmur Pehlivanlı’nın babası doktor Alp Pehlivanlı ise dosyaya çok sayıda görüntü ve rapor sunduklarını belirtti.
Mobese ve güvenlik kamerası kayıtlarının yanı sıra elektronik ortamda hız tespiti yaptırdıklarını söyleyen Pehlivanlı, Hacettepe Üniversitesi’nden alınan bir raporun da dosyaya eklendiğini aktardı.
Adli tıp uzmanlarına da çağrıda bulunan Pehlivanlı, dosyaların önceki raporların sonuç bölümlerine dayanılarak değil, ayrıntılı biçimde yeniden incelenmesi gerektiğini savundu.
İDDİANAMEDE SÜRÜCÜ HAKKINDA “TAKSİRLE ÖLDÜRME” SUÇLAMASI
Kastamonu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Fatma Nevra Vidinlioğlu’nun kavşak levhasını dikkate alarak hızını azaltması gerekirken bunu yapmadığı ve dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak Yağmur Pehlivanlı’nın ölümüne neden olduğu belirtildi.
İddianamede, Vidinlioğlu hakkında “taksirle öldürme” suçundan kamu davası açılması ve cezalandırılması talep edildi.
KAZA GÜNÜNE İLİŞKİN BEYANLAR DOSYADA
İddianamede yer alan ifadesinde Vidinlioğlu, olay günü babasının üzerine kayıtlı aracı kullandığını, kavşağa yaklaşırken hızını azalttığını ve sağ şeritteki dolmuş nedeniyle sol şeritten ilerlediğini anlattı.
Vidinlioğlu, orta refüjdeki ağaçların arasından çıkan bir kişinin bacağını ve elini gördüğünü, fren ve korna kullandığını, sağa doğru manevra yaptığı sırada yayaya çarptığını belirterek kazada kusurunun bulunmadığını savundu.
GÖRGÜ TANIKLARI ARAÇ HIZINA DİKKAT ÇEKTİ
İddianamede yer verilen tanık ifadelerinde ise aracın hızlı geldiğini gördüğünü söyleyen kişiler bulunuyor.
Habibe Parlak, çarpma öncesinde açık renkli aracın hızlı şekilde ilerlediğini ve ardından bir kız çocuğunun havaya savrulduğunu gördüğünü anlattı. İbrahim İpek de çarpma sesinin ardından havada takla atan çocuk ile beyaz renkli aracı gördüğünü söyledi.
Osman Kocabıyık ise Yağmur’un karşıya geçmeye çalıştığı sırada beyaz renkli aracın sol çamurluk kısmıyla çarptığını, ardından Yağmur’un aracın ön camına vurduğunu ve havaya savrulduğunu belirtti. Kocabıyık, olay sırasında sürücünün araçtan inmediğini ve fren sesi duymadığını ifade etti.
BİLİRKİŞİ RAPORLARINDA FARKLI DEĞERLENDİRMELER
Dosyada yer alan çeşitli trafik ve adli tıp raporlarında sürücünün kusur durumuna ilişkin farklı değerlendirmeler bulunduğu aktarıldı.
21 Ağustos 2025 tarihli trafik kazası tespit tutanağı ile bazı bilirkişi ve Adli Tıp raporlarında Vidinlioğlu’nun kusursuz, Yağmur Pehlivanlı’nın ise kusurlu olduğu belirtildi.
30 Nisan 2026 tarihli ek raporda ise kavşak levhasının bulunup bulunmadığına göre iki ayrı değerlendirme yapıldı. Levhanın bulunmadığının kabul edilmesi halinde sürücüye kusur verilmezken, levhanın bulunduğunun kabul edilmesi halinde Vidinlioğlu’nun “alt düzeyde tali kusurlu”, Yağmur Pehlivanlı’nın ise “asli kusurlu” olduğu yönünde değerlendirme yapıldı.
KAVŞAK LEVHASI BULUNDUĞUNA İLİŞKİN BELGELER DOSYADA
Karayolları 15. Bölge Müdürlüğü tarafından dosyaya sunulan belgelerde, kazanın meydana geldiği bölgede “ana yol-tali yol kavşağı” levhasının bulunduğu belirtildi.
7 Mayıs 2026 tarihli tutanakta levhanın olay yerinin 150-200 metre gerisinde bulunduğu kaydedilirken, 20 Mayıs 2026 tarihli bilirkişi raporunda da kavşak ve yaya geçidi işaretlerinin bulunduğu, yaya geçidi çizgilerinin görünür durumda olduğu aktarıldı.
Raporda ayrıca bölgede trafik lambasının faal olmadığı belirtildi.
SAVCILIK: “HIZINI AZALTMADIĞI SABİT”
İddianamenin değerlendirme bölümünde, olay yerinin gerisinde ana yol-tali yol kavşak levhası bulunduğu halde Vidinlioğlu’nun kavşağa yaklaşırken hızını azaltmadığının dosyadaki delillerle ortaya konulduğu belirtildi.
Savcılık, 30 Nisan 2026 tarihli ek rapora da dayanarak Vidinlioğlu’nun dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandığını ve Yağmur Pehlivanlı’nın ölümüne neden olduğunu değerlendirdi.
İddianamede Vidinlioğlu’nun Türk Ceza Kanunu’nun 85/1 ve 53/6’ncı maddeleri uyarınca cezalandırılması talep edildi. Davanın ilk duruşmasının 12 Kasım 2026’da Kastamonu’da görülmesi bekleniyor.





