Güncel

Varto’da 124 gündür süren nöbete YENİ Parti’den destek: Suyumuza, toprağımıza dokunmayın!

YENİ Parti İstanbul Milletvekili Evrim Rızvanoğlu, Muş’un Varto ilçesinde jeotermal enerji projesine karşı 124 gündür sürdürülen nöbeti ziyaret etti. Projedeki ruhsat alanı ile çevresel değerlendirmeye tabi tutulan alan arasındaki farka dikkat çeken Rızvanoğlu, en az 16 köyün su kaynakları ve meralarının risk altında olduğunu savundu.

YENİ Parti İstanbul Milletvekili Evrim Rızvanoğlu, Muş’un Varto ilçesinde jeotermal enerji projesine karşı nöbet tutan vatandaşlarla bir araya geldi. Rızvanoğlu’na, YENİ Parti Muş İl Başkanı Mehmet Şerif Sönmez, Varto İlçe Başkanı Veysel Balıkaya ve parti yöneticileri eşlik etti.

Direniş çadırını ziyaret eden Rızvanoğlu, geçimini tarım ve hayvancılıktan sağlayan bölge sakinlerinin proje nedeniyle yaşadığı endişeleri dinledi. Vatandaşlar özellikle su kaynakları, meralar ve tarımsal üretimin geleceğine ilişkin kaygılarını dile getirdi.

“124 GÜNDÜR SUYUNUZU, TOPRAĞINIZI KORUYORSUNUZ”

Varto’daki mücadeleyi projenin gündeme geldiği ilk günden itibaren takip ettiğini belirten Rızvanoğlu, vatandaşların nöbetinin 124’üncü gününe ulaştığını söyledi.

Rızvanoğlu, bölge halkının taleplerini daha önce TBMM gündemine taşıdığını belirterek, Genel Başkan Özgür Özel’in de Varto’daki mücadeleyi gündeme getirdiğini ifade etti.

4 BİN HEKTARLIK RUHSAT ALANINA DİKKAT ÇEKTİ

Jeotermal projenin kapsamına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Rızvanoğlu, yaklaşık 4 bin hektarlık ruhsat alanında 10 sondaj kuyusu planlandığını, buna karşın çevresel değerlendirmeye konu edilen alanın yaklaşık 8 hektarla sınırlı olduğunu savundu.

Rızvanoğlu, “Sonunda da bu proje için ‘ÇED gerekli değildir’ kararı veriliyor. İnsan ister istemez soruyor: Nasıl gerekli değil?” ifadelerini kullandı.

“51 PINAR, 28 ÇEŞME VAR”

Bölgedeki su kaynaklarına dikkat çeken Rızvanoğlu, Varto’da 51 pınar ve 28 çeşmenin bulunduğunu belirtti. Mengel Deresi ve Mengeneç Çayı’nın yanı sıra tarım ve hayvancılığın da bölge halkının geçiminde önemli yere sahip olduğunu söyledi.

En az 16 köyün yaşamının bu coğrafyaya doğrudan bağlı olduğunu savunan Rızvanoğlu, bölge halkının “Suyumuza ne olacak?” ve “Pınarlarımız etkilenecek mi?” gibi sorular sormasının doğal olduğunu ifade etti.

“DEVLETİN GÖREVİ VATANDAŞIN HAKKINI KORUMAK”

Projenin yabancı bir şirket tarafından yürütüldüğünü söyleyen Rızvanoğlu, devletin önceliğinin şirketlerin değil bölgede yaşayan vatandaşların haklarını korumak olması gerektiğini savundu.

Enerji üretimine karşı olmadıklarını belirten Rızvanoğlu, yatırımların hayata geçirilmesi sırasında su kaynakları, toprak, tarım alanları ve meraların korunması gerektiğini ifade etti.

BİLİRKİŞİ SÜRECİNİN TAKİPÇİSİ OLACAKLAR

Varto’nun deprem geçmişine de değinen Rızvanoğlu, bölgede gerçekleştirilecek projelerde fay hatları ve yeraltı suları başta olmak üzere doğal koşulların ayrıntılı biçimde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Rızvanoğlu, Bingöl İdare Mahkemesi’nin keşif ve bilirkişi incelemesine karar verdiğini belirterek, hukuki sürecin takipçisi olacaklarını açıkladı.

Rızvanoğlu, “Suyumuza dokunmayın. Toprağımıza dokunmayın. Yaşamımıza dokunmayın diyorsunuz. Biz de YENİ Parti olarak sizin bu haklı talebinizin yanında olduğumuzu söylemeye geldik” dedi.