İstanbul'un Üsküdar ilçesinde ünlü bir mekanda, iki küçük çocuğun dışarıdan getirdiği muzlu sütlerin adisyona eklendiği iddiasıyla gündeme geldi. Sosyal medyaya yansıyan şikayetin ardından Ticaret Bakanlığı ekipleri işletmede denetim gerçekleştirdi.

Bir vatandaş, Amerika'dan gelen misafirleriyle birlikte işletmeye gittiğini ve 2 ile 3,5 yaşındaki iki çocuğun daha önce başka bir yerden alınan muzlu sütleri içtiğini belirtti.

İddiaya göre işletme çalışanları bir süre sonra masaya gelerek dışarıdan yiyecek ve içecek getirmenin yasak olduğunu söyledi ve çocukların ellerindeki sütlerin kaldırılmasını istedi.

Vatandaş ise küçük çocukların ellerindeki sütleri almak istemediğini, işletmenin ticari kayba uğramaması için masadaki herkes adına içecek sipariş edeceklerini ifade etti. Bunun üzerine toplam 9 içecek ve çeşitli atıştırmalıklar sipariş edildi.

Ancak işletme sorumlusunun, çocukların dışarıdan getirdiği sütlerin kaldırılmasını istediği ve aksi halde ürünlerin adisyona ekleneceğini söylediği öne sürüldü.

Yaklaşık 20-30 dakika sonra hesap istendiğinde ise işletmeden satın alınmayan 4 muzlu sütün adisyona eklendiği görüldü.

TİCARET BAKANLIĞI HAREKETE GEÇTİ

Şikâyetin sosyal medyada gündem olmasının ardından Ticaret Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Bekir Kaplan, olayın inceleneceğini açıkladı.

Ticaret Bakanlığı İstanbul İl Müdürlüğü ekipleri, sosyal medyaya yansıyan tüketici şikâyeti üzerine Çengelköy’deki işletmede denetim gerçekleştirdi.

Denetimde, tüketicinin sipariş etmediği ve işletme tarafından masaya servis edilmeyen 4 muzlu sütün, “dışarıdan ürün getirme yasağı” gerekçesiyle adisyona eklenerek ücretlendirildiği tespit edildi.

Bakanlık, uygulamanın Fiyat Etiketi Yönetmeliği’nde yer alan "sipariş edilmeyen mal veya hizmetler" hükmüne aykırı olduğunu belirledi.

TOPLAM CEZA 51 BİN 649 TL

Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, denetim sonucunda işletmeye toplam 51 bin 649 TL idari para cezası uygulandığını açıkladı.

Sipariş edilmeyen 4 muzlu sütün adisyona eklenmesi nedeniyle işletmeye 15 bin 892 TL ceza kesildi.

Denetimde ayrıca masa menüleri ile iş yeri girişindeki fiyat listeleri karşılaştırıldı. 9 üründe fiyat uyumsuzluğu tespit edilmesi üzerine işletmeye bu aykırılık nedeniyle de 35 bin 757 TL ceza uygulandı.

TOPLAM CEZA 51 BİN 649 TL OLDU

Cnbc-e'nin derlediği habere göre bakanlık, ayrıca satışa sunulan 2 içeceğin son üç aylık alış ve satış faturalarının ibraz edilmesi için işletmeye 7 gün süre verdi.

Faturaların incelenmesinin ardından konunun Ticaret Bakanlığı Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu tarafından ayrıca değerlendirileceği bildirildi.

BAKANLIK SOSYAL MEDYADAN AÇIKLADI

Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Akın: Avşa Cemevi kardeşliğimize güç katacak
Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Akın: Avşa Cemevi kardeşliğimize güç katacak
İçeriği Görüntüle

Ticaret Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Bekir Kaplan, olayın ardından yaptığı açıklamada, "Bir çocuğun sütü üzerinden dahi haksız bir bedel çıkarılmasına gönlümüz de, yasalarımız da razı gelmez" ifadelerini kullandı.

Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan da tüketici haklarının korunması ile fahiş fiyat ve haksız ticari uygulamalara karşı denetimlerin sürdürüleceğini belirtti.

İŞLETMEDEN AÇIKLAMA GELDİ

Yaşananların ardından işletme yönetimi de kamuoyuna açıklama yaptı.

İşletme, müşterilerin evlerinden veya çevredeki esnaftan getirdikleri yiyecekleri tüketebildiklerini ancak dışarıdan içecek getirilmemesine yönelik uzun süredir uygulanan bir kuralları bulunduğunu belirtti.

Açıklamada, çocukların ellerindeki sütlerin adisyona eklenmesinin doğru olmadığı kabul edilerek personelin daha hassas davranması gerektiği ifade edildi.

İşletme, söz konusu uygulamanın sahiplerin bilgisi, talimatı veya onayıyla gerçekleşmediğini, olayın personel ile müşteri arasındaki iletişim sırasında bu noktaya geldiğini savundu.

İlgili çalışanla gerekli görüşmenin yapıldığı belirtilen açıklamada, işletmenin personelinin davranışlarından sorumlu olduğu vurgulandı.

Mekanın yönetimi, "Bizim için mesele birkaç adet süt veya birkaç yüz liralık bir hesap değildir." diyerek yıllardır ailelerin kendi yiyeceklerini getirerek vakit geçirdiği kültürünü korumanın öncelikleri olduğunu belirtti.