Altının ons fiyatı 14 Ekim'de yaklaşık yüzde 2 değer kaybederek 4.075 dolar seviyesine indi. Yılın başında, ocak ayında 5.500 doların üzerine çıkarak tüm zamanların rekorunu kıran değerli metal, o günden bu yana belirgin bir geri çekilme yaşadı.
Fiyatlar üzerindeki baskının arkasında ABD Merkez Bankası Fed'in faiz artırımlarını sürdürebileceği beklentisi yer alıyor. Faiz getirisi olmayan altın, yüksek faiz ortamında yatırımcı gözünde cazibesini bir ölçüde yitiriyor.
Financial Times'a konuşan isimler, altında düşüş tablosunun kalıcı olmadığını düşünüyor. Troy Asset Management'tan Charlotte Yonge, altının 12 ila 18 ay içinde yeni bir zirve görebileceğini söyledi. Uzmanlara göre 2027-2028 altın için oldukça önemli. Yonge'ye göre ABD'nin hızla büyüyen kamu borcu ve olası para arzı artışları, altına olan talebi canlı tutacak.
Altın fiyatlarını etkileyen ne?
Altını destekleyen en güçlü unsurların başında merkez bankalarının iştahı geliyor. Dünya Altın Konseyi'nin (WGC) geçici verilerine göre merkez bankaları eylül ayında yaklaşık 63 ton altın satın aldı. Bu rakam, Kasım 2024'ten bu yana görülen en yüksek aylık alım olarak kayıtlara geçti.
Alımlarda Çin'in rolü dikkat çekiyor. Ülkenin altın varlığı yaklaşık 2.410 tona yükselirken, altının toplam rezervler içindeki payı yüzde 9 seviyesinde bulunuyor.
Standard Chartered'dan Suki Cooper da merkez bankası talebinin güçlü seyrettiğini vurguladı. Cooper, bazı ülkelerin bu yıl finansman ihtiyacı nedeniyle altın sattığını ancak genel eğilimin hâlâ alım yönünde olduğunu belirtti. Cooper'a göre dolara duyulan güven daha da zayıflarsa merkez bankalarının alımları hız kazanabilir.




