Türkiye’nin Ukrayna’ya Amerikan menşei ağır mühimmat paketi satışı için ABD’nin iznini istediği ağustos ayının başında Kongre tutanaklarına yansımış, kamuoyunda yankı uyandıran bu konu Rusya’nın tepkisini çekmişti. Rusya Dışişleri Sözcüsü Mariya Zaharova, Türkiye’den izahat istediklerini belirterek, “Bu durum ikili ilişkilere ağır bir darbedir. Akıllarından ne geçiyordu?” ifadelerini kullanmıştı. Zaharova, satışın durdurulması çağrısında da bulunmuştu.
'BECERİKSİZLİK SONUCU' AFİŞE OLDU
ABD Silah İhracatı Kontrol Yasası'nın 36(c) maddesi uyarınca, bu tip satışlar, ancak belli bir fiyat limiti aşılırsa Kongre’ye bildirilmek zorunda. Limiti aşmayan satışları ABD hükümeti doğrudan onaylayıp süreci başlatabiliyor. Böylece satış, Kongre tutanaklarına yansımadan, kamuoyuna aktarılmadan ilerliyor.
Normalde ülkeler, “tartışmalı olabilecek” satışları, limitin üzerine çıkmadan, parçalara ayırarak bildirebiliyor. Yani yasanın arkasından dolanabiliyor. ABD yönetimi de, konjonktür uygunsa, buna göz yumabiliyor. Fakat bu satışta bu yapılmadı. Cumhuriyet'te yer alan habere göre; satılmak istenen bütün parçalar iki ayrı bildirimle sunulunca, iki bildirim de limiti aştı ve satış “afişe” oldu. Bunun arkasında ise “beceriksizliğin olduğu” öğrenildi.
SORUMLULUK KİMDE?
Kongre bildiriminde, satışta Türkiye’den ARCA şirketi ile Millî Savunma Bakanlığına bağlı MKE ve ASFAT şirketlerinin rol oynayacağı belirtilmişti. Yaşanan durumun sorumlusunun bu şirketler mi, Savunma Sanayii Başkanlığı mı yoksa Dışişleri Bakanlığı mı olduğu soru işareti. Savunma haber sitesi Defence Turk ise, satış girişimi kamuoyuna ilk yansıdığında, “Resmi kaynaklar, Defence Turk’e yaptığı açıklamada, MKE ve ASFAT’ın konu ile ilişkisi olmadığını bildirdi” şeklinde bir haber geçmişti.
Öte yandan Kongre tutanağında, satış izni için Kongre bildiriminin 3 Ağustos’ta yapıldığı ifade edilmişti. Buna, yine 36(c)’ye göre 15 gün itiraz süresi bulunuyordu. Bu süre doldu, Kongre’ye bir itiraz yansımadı. Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celal ise geçtiğimiz hafta, satışa ilişkin müzakereler yapıldığını söyledi.