Kuyu tipi cezaevlerinin kapatılması talebiyle açlık grevi başlatan tutuklular arasında yer alan ve 3 aydır yoğun bakımda olan Gürkan Türkoğlu yaşamını yitirdi.
Evrensel'de yer alan habere göre; kuyu tipi cezaevlerine karşı mücadele eden ve yaklaşık 3 aydır yoğun bakımda olan Gürkan Türkoğlu hayatını kaybetti. Ölüm haberini hukuk örgütleri duyurdu.
Halkın Hukuk Bürosu, "Müvekkilimiz Gürkan Türkoğlu’nu kaybettik. Kuyu tipi hapishaneler bu ülkede can aldı. Zorla müdahale ile gelen bu süreçten Gürkan’ın katilleri Adalet Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığıdır, kuyu tipi hapishaneleri inşa eden siyasal iktidardır. Gürkan Türkoğlu ölümsüzdür!" açıklamasını paylaştı.
Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Hapishane Komisyonu da sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Kuyu tipi hapishanelerin kapatılması talebiyle 266 gün açlık grevi yapan ve sonrasında hastaneye kaldırılıp zorla müdahale edilmesiyle 3 aydır yoğun bakımda olan siyasi tutsak Gürkan Türkoğlu’nu kaybettik. Kuyu tipi hapishanelerin kapatılması için mücadeleyi sürdüreceğiz!" dedi.
Kuyu tipi hapishanelerinin kapatılması talebiyle açlık grevi başlatan tutuklular 13 Nisan’da Antalya Şehir Hastanesine götürülmüştü. Gürkan Türkoğlu ise zorla müdahale edilerek yoğun bakıma kaldırılmıştı.
Kuyu tipi olmayan hapishaneye sevk talebiyle 266 gün boyunca açlık grevinde olan Türkoğlu, talebinin kabul edilmesinin ardından 21 Nisan’da açlık grevine son vermişti.
"Ölü Deniz" gösterisi gerekçe gösterilek 3 Temmuz'da tutuklanan komedyen Deniz Göktaş da Tekirdağ'daki Karatepe 'Kuyu Tipi' Cezaevine gönderilmişti.
'Kuyu tipi' olarak adlandırılan Yüksek Güvenlikli ve S Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumları ağır koşulları nedeniyle tepki çekiyor.
Bu cezaevleri genellikle tek veya üç kişilik hücrelerden oluşuyor. Hücrelerin pencereleri doğrudan dışarıya değil, kuyu benzeri derin koridorlara açıldığı için bu yapılar "kuyu tipi" olarak niteleniyor.
Tutukluların gökyüzünü görmesinin kısıtlandığı kuyu tipi cezaevlerinde, mahpusların sosyal teması, ortak alan kullanımı ve atölye faaliyetleri de minimum düzeyde tutuluyor. Tutuklular günün büyük bölümü tamamen izole şekilde geçiriyor.
'Kuyu tipi' cezaevlerinde diğerlerine kıyasla çok daha sıkı arama, izleme ve disiplin tedbirleri uygulanıyor.
Hukuk örgütleri ve insan hakları savunucuları, bu cezaevlerindeki mimari yapının ve sosyal izolasyonun tutuklular üzerinde ağır psikolojik ve fiziksel tahribat yarattığını belirterek, bunun 'hak ihlali' olduğunu vurguluyor.