Gazeteci İsmail Arı, cezaevinden kaleme aldığı yazısında, yaptığı haberlerle birçok “çarka çomak soktuğunu” ve bu yüzden tutuklandığını belirtti.
BirGün muhabiri İsmail Arı, 43 gündür tutuklu bulunduğu Sincan Cezaevi'nden kaleme aldığı yazıda, geçmişte yaptığı haberleri hatırlattı. Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik operasyonda etkin pişmanlıktan yararlanan Emin Adanur'u hatırlatan Arı, "Hakkında daha önce defalarca haber yaptım. Konut vaadiyle paralarını aldığı insanlara evlerini teslim etmediği için dolandırıcılıkla suçlanıp yargılanıyordu. Adanur mağdurları vardı. O mağdurları defalarca dinledim. Hatta bir dönem icra memurlarının darp edilmesi gerekçesiyle de tutuklandı. Bir dönem de Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in danışmanlığını yaptı. Yani Adanur’un hikâyesi uzun... Son olarak ise CHP’li Mustafa Bozbey tutuklanırken ve bu yolla Bursa Büyükşehir Belediyesi AKP’ye geçerken adını duyduk. Bir dönem ise firari olduğu da yazılıp çizilmişti." diye yazdı.
Arı, şöyle devam etti:
"Cezaevinde dikkatimi çeken bir başka konu ise AKP Iğdır Milletvekili Cantürk Alagöz’ün Giresun’daki madenine, daha doğrusu çevre katliamına karşı yapılan eylemler. Alagöz’ün maden şirketinin kaçak kimyasal atık havuzları yaptığını defalarca haberleştirdim. Harşit Vadisi ile su kaynaklarını zehirlediklerini ve karşılığında çok komik, yani üç kuruş para cezaları kesildiğini defalarca yazdım. Çomak soktuğum çarklardan biri de budur.
Ben cezaevine atıldıktan sonra bir operasyon da CHP’li Üsküdar Belediyesi’ne yapıldı. CHP, Sinem Dedetaş ile İstanbul’un simgesi Üsküdar’ı yıllar sonra almıştı. Düzenlenen operasyon kapsamında aralarında belediye başkan yardımcısının da bulunduğu 9 kişi tutuklandı. Cezaevinde gazetelerden takip ettiğim kadarıyla Belediye Başkanı Sinem Dedetaş bu operasyona "Bu belediye iki yıl önce mi kuruldu? Bundan önce burada hiçbir iş yapılmadı mı?" diyerek tepki gösterip AKP dönemini işaret etmiş. Çomak soktuğum çarklardan biri de bu işte!
Çünkü ben belediyeleri ve belediye meclis kararlarını yıllardır yakından takip ediyorum. Üsküdar Belediyesi’ni Dedetaş’tan önce uzun yıllar Hilmi Türkmen yönetti. Türkmen döneminde bir Ensar Vakfı yöneticisi belediye ihaleleri ile zengin oldu. Türkmen, yöneticisi olduğu bir vakıf ile protokol imzaladı. O dönem deprem yardımları belediyenin deposundan çıktı, yıkım kararı olan alanda yıkım yapmadı. Tutuksuz yargılandığı davada “sorumluluğu İstanbul Valiliği’ne” attı. Türkmen dönemi neden araştırılmıyor. AKP dönemi araştırılsa çok şey çıkacağını düşünüyorum. Sadece Ensar Vakfıyöneticisine verilen ihaleler araştırılsa bile yeter!
15 Nisan’da Sözcü gazetesinde İBB davasına dair bir haber dikkatimi çekti. Tutuklu KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt, İBB davasında konuşup “AKP döneminde AKP’li eski ve yeni bakanlara KİPTAŞ’tan kurasız ev verildiğini” anlatmış. Bir de iktidar partisi milletvekillerine tabii. Çomak soktuğum çarklardan biri de bu. Geçmiş haberlerime bakın, isim isim "kelepir" daire alan AKP’lileri yazdım. Yeliz de almış Valinin yakınları da. Bu hak mı şimdi? Vatandaş bir daire alabilmek için yıllarca çalışıp para biriktirirken bir avuç insan kapış kapış ucuza daire kapatmıştı. Çünkü onlar ayrıcalıklı, çünkü onlar AKP’li! Yine 15 Nisan’da gazetem BirGün’de, Gülistan Doku ile ilgili haberde şüpheli şekilde hayatını kaybeden Nadira Kadirova’nın fotoğrafını gördüm. Nadira Kadirova, eski AKP Milletvekili Şirin Ünal’ın evinde şüpheli şekilde hayatını kaybetti. Yaklaşık üç yıl boyunca sayısız haber yaptım ama Kadirova’nın şüpheli ölümü aydınlatılmadı. Ezcümle; gazetecilik kamuoyu adına gözetim ve denetim yapmaktır. Aynı zamanda sayısız çarka çomak sokmaktır. İşte ben bu yüzden cezaevindeyim."





