Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in İstanbul’daki Kadıköy Anadolu Lisesi ziyareti öncesinde pankart astıkları gerekçesiyle gözaltına alınan Türkiye İşçi Partisi (TİP) üyesi üniversite öğrencileri Nehir Dizdar ve Nevin Tekin tutuklandı. İstanbul Anadolu 8. Sulh Ceza Hâkimliği, iki öğrenci hakkında “birden fazla kişi ile tehdit” suçlamasıyla tutuklama kararı verdi. Nehir Dizdar’ın annesi Zübeyde Dizdar ise kızının protestosu nedeniyle tutuklanmasına tepki göstererek “Kızımla gurur duyuyorum” dedi.
Öğrencilerin, Bakan Yusuf Tekin’in Kadıköy Anadolu Lisesi ziyareti öncesinde “Bize gelecek yoksa sana huzur yok, Yusuf Tekin istifa” yazılı pankart astıkları gerekçesiyle gözaltına alındığı belirtildi.
İstanbul Anadolu 8. Sulh Ceza Hâkimliği’nin kararında, pankartta yer alan “Sana huzur yok” ifadesinin tehdit ve gözdağı niteliği taşıdığı savunuldu. Öğrencilerin üzerlerine atılı suçu işlediklerine ilişkin kuvvetli suç şüphesinin bulunduğu ileri sürülen kararda, söz konusu ifadenin kişinin geleceğine yönelik huzur ve hürriyetini açıkça tehdit eden bir söz olarak değerlendirildiği kaydedildi.
Delillerin henüz tamamen toplanmadığı, delil karartma ve kaçma şüphesinin bulunduğu öne sürülerek adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağına hükmedildi. Kararda, öğrencilerin “pişmanlık göstermemeleri” de değerlendirmeye alınan unsurlar arasında sayıldı.
DİZDAR: “GECE 01.30’DA EVİMİZİN KAPISINA İKİ ARAÇ DOLUSU POLİS DAYANDI”
Nehir Dizdar’ın annesi Zübeyde Dizdar, kızının Heybeliada’daki evlerinden gece saatlerinde polis ekipleri tarafından gözaltına alındığını anlattı.
Dizdar, yaşananları şu sözlerle aktardı:
“Gece 01.30’da Heybeliada’daki evimizin kapısına iki araç dolusu polis dayandı. Kızımı evden aldılar. Fon vurguncularına bile böyle bir muamele yapılmadığını biliyoruz. Nehir’in herhangi bir suç işlemeden böyle bir muameleye maruz kalması hem bir yurttaş hem de bir anne olarak beni çok öfkelendirdi” ifadelerini kullandı.
Kızının eğitim politikalarına yönelik tepki gösterdiğini belirten Dizdar, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in sorumluluklarını hatırlatmanın ve istifaya çağırmanın doğal olduğunu savundu.
Dizdar, “MESEM’lerde bu kadar çok çocuk ölürken, çocuklar üç kuruşa çalıştırılırken, okullarda açlıktan bayılırken, okullara silahlarla girilip öğrenciler öldürülürken bunların sorumluluğunu taşıyan Milli Eğitim bakanına seslenmek son derece doğal. Benim kızım da doğrudan muhatabına seslendi. Görevini yerine getiremediğini düşündüğü bir bakanı istifaya çağırdı, ona sorumluluğunu hatırlattı” dedi.
“BİLİNÇLİ YETİŞTİRDİM”
Gençlerin gelecek kaygısı yaşadığına dikkat çeken Zübeyde Dizdar, kızının protestosunu anayasal bir hak olarak gördüğünü ifade etti.
Dizdar, “Kendi geleceğinden şüphe duyan, geleceğine güvenemeyen gençler huzursuz. Kızım da bakanın huzursuz olması gerektiğini hatırlattı. Anayasal hakkını kullanarak protesto etti. Bir bakan protesto edilemez diye bir şey yok. Bu hak yasalarla tanınmış durumda” diye konuştu.
Kızının tutuklanmasına rağmen protestosunu desteklediğini vurgulayan Dizdar, sözlerini şöyle tamamladı:
“Ben kızımla gurur duyuyorum. Sorumlu, bilinçli, vicdanlı ve yürekli bir insan yetiştirmişim” ifadelerini kullandı.




