Adana’da 6 Şubat depremlerinde 63 kişinin yaşamını yitirdiği Tutar Yapı Sitesi’ne ilişkin kamu görevlileri hakkındaki soruşturma, 3 yıl 8 ayı aşkın süredir devam ediyor. Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden beş akademisyenin hazırladığı bilirkişi raporunda, binanın yapım ve kullanım aşamalarında ilgili belediye birimlerinin kusurlu olduğu değerlendirilirken sorumlu personelin belirlenemediği kaydedildi.
Adana’nın Çukurova ilçesine bağlı Yurt Mahallesi’ndeki Tutar Yapı Sitesi’nin C Bloku, 6 Şubat depremlerinde yıkıldı. Binanın yıkılması sonucu 63 kişi hayatını kaybetti, 12 kişi yaralandı.
Soruşturma kapsamında bir inşaat mühendisinin hazırladığı raporda, kamu görevlileri için “kusursuz” değerlendirmesi yapılmıştı. Müşteki avukatları bu rapora itiraz ederek dosyanın teknik bir üniversitenin oluşturacağı heyet tarafından incelenmesini talep etmişti.
Başsavcılık, dosyanın Karadeniz Teknik Üniversitesi bünyesindeki beş kişilik akademisyen heyetine gönderilmesine karar vermişti. ANKA Haber Ajansı muhabirinin edindiği bilgiye göre, beş akademisyenin hazırladığı bilirkişi raporu dosyaya sunuldu.
BELEDİYENİN DENETİM EKSİKLİĞİ KUSUR SAYILDI
Binanın yapım aşamasında belediyenin yapı kontrol biriminin kusurlu olduğu değerlendirilen raporda, sorumlu personelin dosyadaki bilgi ve belgeler üzerinden belirlenemediği ifade edildi. Raporda, “Söz konusu denetim yükümlülüğünün belediye bünyesinde hangi personel tarafından yerine getirilmesi gerektiği dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden belirlenememiştir” denildi.
Bilirkişi raporunda, çatı katının konuta dönüştürülmesi ile 14 Aralık 2021 tarihli gayrimenkul değerleme raporunda tespit edilen zemin ve birinci kattaki esaslı tadilat ve değişikliklerden sorumlu kişi veya kişilerin de kusurlu olduğu değerlendirildi.
Raporda, ruhsata ve onaylı projelere aykırı uygulamaların belediye tarafından tespit edildiğini ve bu uygulamalara ilişkin gerekli idari işlemlerin yapıldığını gösteren herhangi bir belgeye rastlanmadığı belirtildi. Belediyenin denetim ve müdahale yükümlülüğünü yerine getirdiğinin doğrulanamadığı kaydedilerek şu ifadelere yer verildi:
“Söz konusu ruhsata ve onaylı projelere aykırı uygulamaların belediye tarafından tespit edildiğini ve bu uygulamalar hakkında gerekli idari işlemlerin gerçekleştirildiğini gösteren herhangi bir belgeye rastlanmamıştır. Bu nedenle ilgili belediye biriminin denetim ve müdahale yükümlülüğünü yerine getirdiği doğrulanamamış ve bu husus belediye yönünden kusur olarak değerlendirilmiştir. Ancak söz konusu yükümlülüğün belediyenin hangi birimine ve hangi personeline ait olduğu dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden belirlenememiştir.”
MÜŞTEKİ AVUKATINDAN SORUŞTURMAYA TEPKİ
Müşteki avukatlarından Gülsüm Özdoğru, soruşturmanın uzun sürmesine tepki göstererek adil yargılanma hakkı kapsamında yargılamanın makul sürede tamamlanması gerektiğini vurguladı.
Özdoğru, sürece ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Adil yargılanmanın bir gereği de makul sürede yargılamadır ancak 3 yıl 8 aydır boş boş bekliyoruz. Oysa İçişleri Bakanlığı müfettişleri denetiminden geçti, Bölge İdare Mahkemesi denetiminden geçti. Daha önce de Karadeniz Teknik Üniversitesi raporu, kamu görevlilerinin kusurlu olduğunu tespit etti. Eğer hangi kamu görevlilerinin kusurlu olduğunu da bilirkişiler belirleyecek ise 'Kararı da onlar versin'e doğru gidiyoruz izlenimi oluşuyor insanlarda. Sanırım artık tek çare Alo 135'i aramak…”





