Türkiye’nin nükleer enerji alanındaki uzun vadeli hedefleri, Avusturya’nın başkenti Viyana’da düzenlenen Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (UAEA) 70’inci Genel Konferansı’nda gündeme geldi.
Türkiye adına konferansta konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Nükleer Enerji Genel Müdürü Salih Sarı, artan elektrik talebinin karşılanabilmesi için enerji üretim kapasitesinin çeşitlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Sarı, nükleer enerjinin yanı sıra yenilenebilir kaynakların da dahil olduğu daha geniş bir üretim kapasitesinin oluşturulmasının hedeflendiğini söyledi.
HEDEF 2050’DE 20 GİGAVAT
Türkiye’nin uzun vadeli nükleer enerji planını açıklayan Sarı, 2050 yılına kadar en az 20 gigavat nükleer güç kapasitesine ulaşmayı hedeflediklerini belirtti.
Bu kapasitenin 5 gigavatlık bölümünün küçük modüler reaktörlerden (SMR) oluşması planlanıyor.
Sarı, uzun vadeli hedeflere ulaşabilmek için büyük ölçekli nükleer santraller ile küçük modüler reaktörler gibi yeni nesil teknolojilerin birlikte yer aldığı dengeli bir kapasite oluşturulması gerektiğini ifade etti.
UAEA’nın Nükleer Uyumlaştırma ve Standardizasyon Girişimi’ne de önem verdiklerini belirten Sarı, nükleer teknolojilerde ortak standartların geliştirilmesine yönelik çalışmaların takip edildiğini kaydetti. Türkiye’nin 20 gigavatlık nükleer kapasite hedefi daha önce Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından da açıklanmıştı.
AKKUYU’DA İLK ÜNİTE İÇİN SON AŞAMA
Türkiye’nin nükleer enerji planının en önemli ayağını Akkuyu Nükleer Güç Santrali oluşturuyor.
Toplam 4,8 gigavat kapasiteye sahip Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin ilk ünitesindeki inşaat çalışmalarının tamamlandığını belirten Sarı, devreye alma hazırlıklarının son aşamaya geldiğini söyledi.
Sarı, Türkiye’nin bu yıl içerisinde nükleer enerjiden elektrik üretmeye başlayan ülkeler arasına katılmasının beklendiğini ifade etti. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı da Akkuyu’nun ilk elektriğinin 2026’da üretilmesini hedeflediğini daha önce açıklamıştı.
NÜKLEER TEKNOLOJİ SADECE ELEKTRİKLE SINIRLI KALMAYACAK
Türkiye’nin nükleer alandaki çalışmalarının yalnızca elektrik üretimiyle sınırlı olmadığı da konferansta vurgulandı.
Türkiye’nin nükleer bilim kapasitesini barışçıl amaçlarla geliştirme çalışmaları kapsamında TR-2 Araştırma Reaktörü’nün lisans sürecinin Ağustos 2026’da tamamlandığı belirtildi.
Sarı, bu gelişmeyle birlikte reaktörün araştırma, eğitim ve nükleer alanda nitelikli insan kaynağının geliştirilmesi amacıyla daha etkin kullanılabileceğini söyledi.
TARIMDAN SAĞLIĞA GENİŞ KULLANIM ALANI
Sarı, nükleer bilim ve teknolojilerin farklı sektörlerde de kullanıldığını belirterek gıda güvenliği, tarım, sanayi, su yönetimi, sağlık ve çevrenin korunması gibi alanlara dikkat çekti.
Bu alanlarda Türkiye’ye UAEA desteğinin sürdüğünü belirten Sarı, nükleer teknolojilerin barışçıl kullanımına yönelik çalışmaların farklı sektörlerde geliştirilmeye devam edeceğini ifade etti.





