DİSK Araştırma Merkezi (DİSK-AR), Türkiye’de işçi sınıfının karşı karşıya kaldığı ekonomik sorunlara ilişkin yeni raporunu yayımladı. “İşçi Sınıfının Geçim Krizi: Asgari Ücret, Vergi, Emeklilik” başlıklı raporda, gelir dağılımındaki bozulma ve yaşam maliyetlerindeki artış öne çıkarıldı.
Raporda, Türkiye’nin “asgari ücretliler ülkesi” haline geldiği değerlendirmesi yapıldı.
ASGARİ ÜCRET AÇLIK SINIRININ ALTINDA KALDI
DİSK-AR verilerine göre 2026 yılı için 28.075,50 TL olarak belirlenen net asgari ücret, daha açıklandığı andan itibaren açlık sınırının altında kaldı.
Mayıs 2026 itibarıyla dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 34.808 TL’ye yükselirken, asgari ücret bu seviyenin 6.732 TL altında kaldı. Rapora göre asgari ücret, gıda harcamalarının yalnızca yüzde 80,7’sini karşılayabiliyor.
Yoksulluk sınırı ise 114.348 TL’ye ulaşarak asgari ücretin dört katını aştı.
ASGARİ ÜCRETİN MİLLİ GELİR İÇİNDEKİ PAYI GERİLEDİ
Raporda asgari ücretin kişi başına milli gelir karşısındaki payındaki düşüşe de dikkat çekildi.
1974 yılında ortalama yıllık brüt asgari ücret, kişi başına GSYH’nin yüzde 80,6’sına denk gelirken, bu oran 2026’da yüzde 45,7’ye geriledi.
Eğer 1974 yılındaki oran korunmuş olsaydı, 2026’da aylık brüt asgari ücretin 58.245 TL olması gerektiği hesaplandı.
VERGİ YÜKÜ ÜCRETLİLERİN ÜZERİNDE
Raporda vergi sistemine ilişkin değerlendirmelerde, gelir vergisi yükünün ağırlıklı olarak ücretlilerin omuzlarında olduğu vurgulandı.
Gelir vergisi dilimlerinin düşük artırılması ve yüksek oranlı vergilendirme nedeniyle ücretlilerin, şirketlere kıyasla daha yüksek vergi yükü taşıdığı belirtildi.
EMEKLİLERİN YAŞAM KOŞULLARI ZORLAŞIYOR
DİSK-AR raporunda emekli aylıklarının da ciddi biçimde gerilediği ifade edildi.
Emekli maaşlarının asgari ücretin altına düştüğü, her üç emekliden ikisinin geçinebilmek için ileri yaşlarda yeniden çalışmak zorunda kaldığı kaydedildi.
DİSK-AR’DAN POLİTİKA ÖNERİLERİ
Raporda çözüm önerileri de sıralandı. Buna göre:
*Asgari ücretin güncellenmesi ve refah payı içermesi
*Yüksek enflasyon dönemlerinde asgari ücretin yılda en az dört kez belirlenmesi
*Vergi adaletinin sağlanması ve büyük servetlerin daha etkin vergilendirilmesi
*Toplu iş sözleşmesi kapsamının genişletilmesi ve sendikalaşmanın önündeki engellerin kaldırılması
DİSK-AR, mevcut ekonomik yapının ücretliler üzerindeki baskıyı artırdığını ve yapısal düzenlemeler yapılmadığı sürece gelir adaletsizliğinin derinleşeceğini belirtti.




