Siyaset

Tuncer Bakırhan'dan Hakan Fidan'a tepki

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan; Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın, terör örgütü PKK'nın silah bırakma sürecine ilişkin "Suriye'nin ardından Irak ayağı var" sözlerine tepki gösterdi. Bakırhan, Fidan'ın açıklamalarının kaygı verici olduğunu belirtti.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Irak ile ilgili sözlerine tepki gösterdi.

Bakırhan, "Bariyer koymak değil, çözüme katkı sunmak gerekir" dedi.

BBC Türkçe'den gazeteci Ayşe Sayın'ın sorularını yanıtlayan Bakırhan; Hakan Fidan'ın CNN Türk'te terör örgütü PKK'nın silah bırakma sürecine ilişkin kullandığı, "İnşallah Irak'ta buradakinden (Suriye) ders çıkartırlar da daha akıllı bir karar alırlar ve oradaki geçiş daha kolay olur" ifadelerine tepki gösterdi.

AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan süreçte yapıcı ifadeler kullanmasına karşın, Fidan'ın "bariyer koyan değil, çözüme katkı sunan" yaklaşım benimsemesi gerektiğini vurgulayan Bakırhan, şöyle konuştu:

"Sayın Cumhurbaşkanı, 'yük kalktı' dedi. Güzel bir tarif. Diğeri (Fidan) 'daha bitmedi, diğer tarafta da işimiz var, diğer tarafta da bir alt üst oluş yaşanacak' deyince orada yaşayan sadece Kürtler değil, herkes kaygılanır.

Dolayısıyla bariyerler koyan, sürekli karşıya ödevler veren, karşı tarafın adım atmasını bekleyen bir yaklaşımı doğru bulmuyoruz. Bizim Dışişleri Bakanı'ndan beklentimiz; demokrasi sırası geldi, oradaki halkların hakkına hukukuna kavuşacağı zemine ihtiyaç var, demesidir."

"BAHÇELİ'NİN SÖZLERİNİN MUHATTABI İKTİDARDIR"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin "Öcalan umuda, Ahmetler makama, Demirtaş yuvasına dönene kadar kararımız nettir" şeklindeki ifadelerine dair de konuşan Bakırhan, bu sözlerin muhattabının iktidar olduğunu vurguladı.

"Sayın Bahçeli'nin bir yılda söylediği şeyleri toparlarsak bir manifesto çıkarabiliriz. Ama dönüp baktığımızda bir yıl içerisinde henüz tek bir adım atılmış değil" diyen DEM Parti Eş Genel Başkanı şu çağrıyı yaptı:

"Sayın Bahçeli'nin sözleri artık icraata dönmeli. Sayın Bahçeli'nin söylemlerinden çok onun sahada nasıl uygulandığını, kendi derdine nasıl derman olduğunu görmek istiyorlar insanlar."

"ÖCALAN'IN AYNI DURUMDA KALMASI KABUL EDİLEMEZ"

PKK terör örgütü lideri Abdullah Öcalan'a yönelik gündemde olan 'umut hakkı' için de konuşan Tuncer Bakırkan, "Yüz yıllık bir meselenin çözümünü tartışacağız, barış diyeceğiz. Bir taraftan da Öcalan'ın koşulları aynı kalsın, gibi sürece denk düşmeyen önermelerde bulunacağız. Bunlar doğru değil" dedi.

"Umut hakkına sadece Sayın Öcalan'ın şahsına çıkarılacak bir yasa olarak bakılmamalı. Umut hakkı, toplumsal barış umudunu destekleyecek bir düzenleme olarak görülmelidir" diyen Bakırhan, şu sözleri sarf etti:

"Bu meselenin çözümündeki aktörün kendisiyle ilgili koşullarıyla, iletişimiyle, sağlığıyla, yaşamıyla ilgili düzenleme olumsuz anlamda tartışılmamalı. Ne olacak yani, meseleyi çözeceğiz ama sayın Öcalan aynı koşullarda mı kalacak? Toplumun önemli bir kesimi bunu kabul etmez."

"TÜRK'ÜN GURURUNU, KÜRT'ÜN ONURUNU KIRMAYACAK ŞEKİLDE"

İktidarın "Terörsüz Türkiye" hedefiyle hazırlığında olduğu düzenlemelere de değinen Bakırhan, bu çalışmaların "kapsayıcı" olması gerektiğini ifade etti.

"Eve dönüş" düzenlemeleri konusunda "suça karışan karışmayan" ayrımı yapılmasının doğru olmayacağını belirtti.

"Bir barış olacaksa ortaya çıkan yasal düzenlemelerden herkes yararlanmalıdır. Diğer ayrıntılar belki tartışılır ama örgütünün altı üstü gibi kategorilere ayırırsak içinden çıkamayabiliriz" diyen Bakırhan, sürecin başarıya ulaşacağına inancını dile getirerek şu ifadeleri kullandı:

"Makul olan, Meclis Başkanımızın da dediği gibi Türk'ün gururunu, Kürt'ün onurunu kırmayacak düzenlemelere ihtiyaç olduğunu düşünüyorum."