Güncel

Tuncay Özkan, Kaşif Kozinoğlu’nun hayatını kaybettiği gün yaşananları anlattı

Kaşif Kozinoğlu’nun hayatını kaybettiğinde 2 yan koğuşunda kalan YENİ Parti Milletvekili Tuncay Özkan o gün yaşananları anlattı.

2011 yılında Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybeden eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, Kozinoğlu’nun mezarının açılarak yeniden incelenmesine karar verdi.

Feth-i kabir işleminin 11 Eylül Cuma günü İstanbul Ümraniye Hekimbaşı Mezarlığı’nda gerçekleştirilmesinin planlandığı öğrenildi. Çalışma kapsamında Kozinoğlu’ndan doku örneklerinin yanı sıra kemik, toprak ve diğer numunelerin alınacağı belirtildi.

YENİDEN TOKSİKOLOJİK İNCELEME YAPILACAK

Soruşturma kapsamında, Kozinoğlu’nun cezaevinde bulunduğu sırada kendisine farklı bir ilaç verilip verilmediğinin araştırılacağı bildirildi.

Özellikle ölümünden kısa süre önce talep ettiği belirtilen Coraspin ve vitamin haplarına ilişkin ayrıntılı toksikolojik ve kimyasal inceleme yapılacağı öğrenildi.

Dönemin otopsi sürecinde vitamin ilacına ilişkin incelemelerin yeterince kapsamlı yapılmadığı yönündeki iddialar ile Kozinoğlu’nun ölümünün ardından avukatına gönderildiği öne sürülen ve kalp krizi iddiasını tartışmaya açan e-posta da soruşturma kapsamında yeniden değerlendirilecek.

BEŞ KİŞİLİK HEYET GÖREV YAPACAK

Mezardan çıkarma işleminin 3 adli tıp uzmanı, 1 kimyager ve 1 otopsi teknikerinden oluşan heyet tarafından gerçekleştirileceği belirtildi.

Elde edilecek numunelerin yanı sıra ceza infaz kurumuna ait kamera görüntüleri, 112 Acil Çağrı Merkezi kayıtları ve hastane belgelerinin de birlikte inceleneceği kaydedildi.

Yapılacak çalışmaların ardından Adli Tıp Kurumu Birinci İhtisas Kurulu tarafından Kozinoğlu’nun kesin ölüm nedenine ve ölümünde üçüncü bir kişinin müdahalesinin bulunup bulunmadığına ilişkin mütalaa hazırlanması bekleniyor.

CEZAEVİNDEKİ 11 GÖREVLİ HAKKINDA GÖZALTI KARARI

Soruşturma kapsamında Kozinoğlu’nun hayatını kaybettiği dönemde cezaevinde görev yapan 11 kişi hakkında gözaltı kararı verildiği öğrenildi. Şüphelilerden 10’u gözaltına alınırken, bir şüphelinin yurt dışında bulunduğu belirtildi.

Soruşturmanın, yaklaşık 15 yıl önce meydana gelen ölümün koşullarının yeniden aydınlatılması amacıyla sürdürüldüğü bildirildi.

TUNCAY ÖZKAN O GÜNÜ ANLATTI

Kozinoğlu’nun Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybettiği dönemde, iki yan koğuşunda bulunan gazeteci ve siyasetçi Tuncay Özkan da yıllar sonra yaşananlarla ilgili Sözcü'den Saygı Öztürk'e açıklamalarda bulundu.

Özkan, Kozinoğlu ile doğrudan aynı koğuşta kalmadıklarını ancak koğuşlar arasındaki mesafeden dolayı zaman zaman birbirlerini gördüklerini ve selamlaştıklarını anlattı.

Özkan’ın aktardığına göre, olay günü Kozinoğlu’nun kaldığı bölümden uzun süre zil sesi duyuldu. Cezaevinde acil bir durum olduğunda zil ile görevlilerin müdahalesi arasındaki sürenin kısa olduğunu belirten Özkan, bu kez görevlilerin olay yerine geç geldiğini söyledi.

“AMBULANS KÖPRÜ ALTINDA BEKLEDİ”

Özkan, Kozinoğlu’nun tekerlekli sandalye ile çıkarıldığını ve ambulansa götürüldüğünü ifade ederek, hastaneye sevk sırasında da gecikme yaşandığını belirtti.

Özkan, Kozinoğlu’nun bulunduğu ambulansın doğrudan hastaneye gitmek yerine Silivri’de bir köprünün altında beklediğini iddia etti. Mahkeme sürecinde bu beklemeye ilişkin, ambulansın müdahale için yeterli olmadığı ve başka bir ambulansın beklendiği yönünde açıklama yapıldığını aktardı.

Özkan, söz konusu gecikmelerin ardından cezaevindeki bazı tutuklu ve hükümlülerin Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin şüphelerinin arttığını dile getirdi.

Saygı Öztürk'ün yazısı şu şekilde:

Gazeteci-yazar, televizyon programcısı Tuncay Özkan, Ergenekon soruşturmaları döneminde önemli açıklamalar yapıyor, kolay kolay kimsenin cesaret edemediği konuları gündeme taşıyordu. Tutuklandı.

Kozinoğlu ile odalarının arasında iki oda vardı. Gidiş-dönüşlerde mazgal deliğinden görüyor, selamlaşıyorlardı. O gün, cezaevinde farklı bir şeyler oluyordu. Acil durumlardabutona dana sık basılıyordu.

Tuncay Özkan, o gün yaşananları ve dana sonra öğrendiklerini şöyle anlattı:
“Kaşif Kozinoğlu’nun odasından zile uzun uzun basıldı. Zile basmayla, gelme arasındaki mesafe çok uzadı. Çok uzun süre basılmasına rağmen gelmesi gereken süreden çok daha sonra geldiler. Biz tabii böyle durumlarda cezaevinde o odada bir sağlık sorunu olduğunu anlıyoruz.

Kulaklarımızı kapıya dayadık, hareketlere mazgal deliğinden bakıyoruz. Zile basılmasının üzerinden neredeyse yarım saat geçti. Ondan sonra geldiler. Oradaki arkadaşların bize anlattığına göre Kaşif Bey, tekerlekli sandalyeye oturtulup götürülüyor.
En dış kapıda bekleme süresi oluyor. O bekleme süresinden sonra bir ambulans geliyor, ona bindiriliyor. Bu ambulans gidiyor. Sonra yolda çok garip bir durum yaşanıyor.

KÖPRÜ ALTINDA BEKLENİYOR

İçinde Kaşif Kozinoğlu’nun bulunduğu ambulans, hastaneye gitmeyip Silivri’de köprünün altında duruyor. Bunu nereden biliyoruz? Mahkemede denildi ki, ‘Ambulans neden direkt hastaneye götürmedi?’ Bu soru üzerine, ‘O ambulans müdahale için yeterli değilmiş. Bir başka ambulansın gelmesi beklenmiş’ denilmiş. Ondan sonra orada da en az 20 dakika diğer ambulans beklenmiş. Onun üzerine o kadar beklenmediği söylendi.”

YENİ Parti İzmir Milletvekili Tuncay Özkan, “Soru şu: Kaşif Kozinoğlu’nun kalp sıkıntısı var. İlk yapılacak şey hastaneye ya da ilk sağlık birimine götürülmesidir. Cezaevinin içindeki sağlık birimi zaten gece çalışmıyor. Sağlıktan anlayan herhangi bir kimse yok. İnfaz koruma memuru yok. Zaten burada infaz koruma memurlarının ihmali ortada. Ayrıca, o zaman kadronun önemli bir bölümünün Fethullahçı olduğunu hepimiz biliyorduk. Bunlar özel seçilmiş, oraya getirilmiş bir kadrodur.

SUİKASTE KURBAN GİTTİĞİNE İNANDIK

Ondan sonra da, Silivri Devlet Hastanesi’ne ya da oradaki en yakındaki bir sağlık kurumuna değil de bir başka ambulansın gelmesi için hasta bir ambulansın içinde bekletilir? Yani biz o günden sonra oradaki mahkumlar sürekli olarak, Kaşif Kozinoğlu’nun, Allah rahmet eylesin, öldürüldüğüne, bir suikasta kurban gittiğine inandık.

Cezaevinde zile basılma süresiyle, gelme süresi arası taş çatlasa üç-beş dakikadır. Ama burada zile uzun süre basıldı. Çünkü orada yapılacak başka bir şey yok. Ya içeride, çatışma var, kavga var ya da bir hastalık durumu var.

O saatte başka bir şey olması mümkün değil. Biz bir hastalık durumu olduğuna kanaat getirdik. Mesela biz avukat girişinde görüşürdük, birbirimizi görüp selamlardık. Adam çok sağlıklıydı. Mesela ben gidip gelirken koğuş kapısı, onların koğuş kapısı da açılır, bir başkasını içeri alacaklar.

O sırada görüyorum. Gördüğüm ve bildiğim kadarıyla çok güzel spor yapardı. Ama maalesef bunlar yaşandığı için öldü gitti adamcağız. Allah rahmet eylesin.”
Cezaevinde Tuncay Özkan’ın fare zehriyleyavaş yavaş zehirlenmek istendiği de yapılan tahlillerde ortaya çıkmıştı.

Onun, ölümden döndüğü de yurt içi ve yurt dışı tahlillerde hep söylenmişti. Özkan’a da geçmiş olsun...