Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in ders kitaplarında "Kurtuluş Savaşı" ifadesi yerine "Milli Mücadele" kavramının kullanılacağını açıklaması kamuoyunda tartışma yarattı. Açıklamaya AKP Ankara Milletvekili Tuğrul Türkeş'ten de tepki geldi.

Nefes gazetesine konuşan Türkeş, Osmanlı Devleti'nin işgal altında bulunduğunu ve Türkiye Cumhuriyeti'nin Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde verilen Kurtuluş Savaşı'nın ardından kurulduğunu söyledi.

"BUNUN ADI KURTULUŞ SAVAŞI'DIR"

"Kurtuluş Savaşı" ve "Milli Mücadele" ifadelerinin aynı anlamı taşımadığını belirten Türkeş, "Bir şeyle mücadele edebilirsiniz ama sonuç kurtuluş olmayabilir. Biz burada kurtulmuşuz. Bu nedenle bunun adı Kurtuluş Savaşı'dır, nokta" ifadelerini kullandı.

Türkeş, Türkçede her kavramın farklı bir anlam taşıdığına dikkat çekerek, "Neden bir kelimeyi diğerinin yerine kullanalım? Bu durum tarihi bilmek ve bilmemek meselesidir. Her göreve gelen herkes her şeyi bilecek diye bir şey yoktur" dedi.

"MÜCADELE BAŞKA, KURTULUŞ BAŞKA"

DEM Parti heyeti, Kurtulmuş ve Ala ile görüşecek
DEM Parti heyeti, Kurtulmuş ve Ala ile görüşecek
İçeriği Görüntüle

Cumhuriyet'in kuruluş sürecine de değinen Türkeş, Atatürk'ün tarihçi Yusuf Akçura'yı görevlendirmesini örnek göstererek, Cumhuriyet'in kurucu kadrolarının Osmanlı'nın son döneminde yetişmiş asker ve devlet adamlarından oluştuğunu söyledi.

Alparslan Türkeş'in yaşamını örnek veren Tuğrul Türkeş, "Mücadele başka, kurtuluş başka. Alparslan Türkeş'in hayatına 'kurtuluş' demiyoruz, 'mücadele' diyoruz" ifadelerini kullandı.

LAİKLİK MECLİSİ'NDEN DE TEPKİ

Öte yandan Laiklik Meclisi de Bakan Tekin'in açıklamalarına yazılı bir açıklamayla tepki gösterdi.

Açıklamada, "Kurtuluş Savaşı" ifadesinin değiştirilmesinin yalnızca bir terminoloji tercihi olmadığı savunularak, bunun Cumhuriyet'in kuruluş felsefesine ve bağımsızlık mücadelesine yönelik bir yaklaşımı yansıttığı öne sürüldü.

Laiklik Meclisi, Kurtuluş Savaşı'nın emperyalizme karşı verilen tam bağımsızlık mücadelesi olduğunu belirterek, Cumhuriyet'in kuruluş sürecine ilişkin tarihsel gerçeklerin değiştirilmemesi gerektiğini ifade etti.