Güncel

TTB yöneticileri, Sağlık Bakanı Memişoğlu ile görüştü: Hekimlerin sorunları ve çözüm önerileri iletildi

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ile görüşerek uzmanlık eğitimi, nöbet ücretleri, nöbet ertesi izin hakkı, psikososyal destek, sağlıkta şiddet, mesleki özerklik, hukuki güvenceler ve emekli hekimlerin hakları başta olmak üzere 13 başlıkta hazırladığı görüş ve çözüm önerilerini iletti.

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ile görüşerek uzmanlık eğitimi, nöbet ücretleri, nöbet ertesi izin hakkı, psikososyal destek, sağlıkta şiddet, mesleki özerklik, hukuki güvenceler ve emekli hekimlerin hakları başta olmak üzere 13 başlıkta hazırladığı görüş ve çözüm önerilerini iletti.

TTB'den yapılan açıklamaya göre Merkez Konseyi, Bakan Kemal Memişoğlu ile Sağlık Bakanlığı'nda bir araya geldi. Görüşmede uzmanlık eğitiminin niteliği, nöbet ücretleri ve nöbet ertesi izin hakkı, psikososyal destek, sağlıkta şiddet, hekimlerin mesleki özerkliği ve hukuki güvenceleri ile emekli hekimlerin hakları başta olmak üzere 13 başlıkta hazırlanan görüş ve çözüm önerileri dosya halinde bakanlığa sunuldu. Başlıklar ayrıca sözlü olarak ele alındı.

Görüşmeye TTB Merkez Konseyi Başkanı Dr. Pınar Saip, Genel Sekreter Dr. Ali Karakoç ile Merkez Konseyi Üyeleri Dr. Naki Bulut, Dr. Tahsin Çınar, Dr. Hakan Erkan Pehlivan ve Dr. İrem Yıldız katıldı.

Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Dr. Hasan Basri Velioğlu da görüşmede hazır bulundu.

TTB yetkilileri, dosyanın Anayasa'nın 135. maddesi ve 6023 sayılı kanunun verdiği kamusal sorumluluk çerçevesinde hazırlandığını belirterek, başlıkların ayrı ayrı hukuki ve idari sorunlara işaret etmekle birlikte sağlık hizmetinin niteliği, hekimlerin mesleki özerkliği, hasta hakları ve toplum sağlığı ekseninde bütünlüklü bir değerlendirmenin ürünü olduğunu vurguladı.

"HEKİMLERİN ETİK DENETİMİNDEKİ HUKUKİ BOŞLUK GİDERİLMELİ"

Anayasa Mahkemesi'nin 6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanunu'nun 39. maddesini iptal etmesinin ardından ortaya çıkan hukuki boşluğun giderilmesi ve hekimlik mesleğinin etik denetiminin etkin biçimde sürdürülebilmesi için yeni bir yasal düzenleme yapılması gerektiğini ileten TTB, hukuki boşluk nedeniyle onur kurullarında 1794 dosyanın bekletildiğini ve bu sayının her geçen gün arttığını belirtti. Bakanlık ile yürütülen ortak görüşmeler sonucunda son hali verilen düzenleme taslağının da dosya ekinde sunulduğu aktarıldı.

Dosyada, hekimlerin yüksek tutarlı tazminat ve ceza davalarıyla karşı karşıya kalmasının mesleki özerklik ve hasta güvenliği açısından ciddi sorun oluşturduğu belirtilerek, "özel sağlık kuruluşlarında görev yapan hekimlerin tazminat davalarında daha korunmasız oldukları" ifade edildi ve hekimlerin yasal güvencelere kavuşturulması talebi iletildi.

EMEKLİ HEKİMLERİN HAKLARI GÜNDEME GETİRİLDİ

TTB, emekli hekimlerin aylıklarının aldıkları eğitim, çalışma koşulları ve üstlendikleri sorumlulukla orantısız biçimde düşük kaldığını belirtti.

7146 ve 7411 sayılı düzenlemelerle bazı emekli hekimlere ilave ödeme yapılmış olmakla birlikte 5510 sayılı kanunun 4/a ve 4/b bentleri kapsamında emekli olanların bu haktan yararlandırılmadığı görüşmede ifade edildi.

TTB, tüm emekli hekimlerin aylıklarının artırılmasını, kapsam dışında kalanlara ilave ödeme yapılmasını, emeklilik sonrasında çalışmaya devam eden hekimlerin ilave ödemeden yararlanmasını engelleyen düzenlemenin kaldırılmasını ve makam tazminatı nedeniyle ilave ödeme alamayan hekimlerin mağduriyetinin giderilmesini talep etti.

Ayrıca Sağlık Bakanlığı'na ait boş binaların "hekim yaşam evi" olarak değerlendirilmesi önerildi.

GÜVENLİK SORUŞTURMASI VE ARŞİV ARAŞTIRMASI

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamında ise TTB, mesleki güvenceyi ortadan kaldıran uygulamalara son verilmesini istenirken, "kesinleşmiş mahkûmiyeti bulunmayan kişilere ait soruşturma ve kovuşturma bilgilerinin atama süreçlerinde hekimlerin aleyhine kullanılmamasını"; süreçlerin masumiyet karinesi, hukuki güvenlik, ölçülülük ve yargısal denetim ilkelerine uygun yürütülmesi talep edildi.

SEZARYEN ORANLARI MESLEKİ YETERLİLİK ÖLÇÜTÜ OLMAMALI

TTB, sezaryen oranlarının tek başına hekimlerin mesleki yeterliliğini değerlendirme ölçütü olarak kullanılmaması gerektiğini bildirdi.

Kadınların doğum yöntemi konusunda karar verme hakkı ile hekimlerin bilimsel ve mesleki özerkliğinin birlikte korunması gerektiği vurgulanan raporda, sezaryen oranlarını azaltmaya yönelik politikaların cezalandırıcı bir yaklaşımla değil, bilimsel veriler ve sağlık sisteminin yapısal koşulları dikkate alınarak yürütülmesi önerildi.

"UZMANLIK EĞİTİMİ HİZMET ÜRETİMİNE FEDA EDİLMEMELİ"

Görüşmenin ilk başlığını uzmanlık eğitiminin niteliği oluşturdu. TTB, uzmanlık öğrencisi bakımından hizmet üretiminin eğitimin aracı olması gerekirken uygulamada bu ilişkinin tersine döndüğünü aktardı.

TTB tarafından yapılan değerlendirmede, "Seminer, makale saati ve olgu tartışması gibi etkinliklerin öğle aralarına ya da mesai sonrasına sıkıştırıldığı; asistan hekimlerin mevzuata rağmen eğitici gözetimi olmaksızın tek başına hasta baktığı, eğitim karnelerinin fiilen yapılan uygulamalarla ilişkilendirilmeksizin doldurulduğu" belirtildi.

Ayrıca, iş yükü nedeniyle zorunlu tez dışında hiçbir bilimsel yayın üretmeden uzmanlığını tamamlayan hekim sayısının yükseldiği ve bilimsel toplantı izinlerinin hizmet gerekçesiyle reddedildiği ifade edildi.

TTB, bu kapsamda hizmet planlamasından muaf tutulan haftalık korumalı bir eğitim ve araştırma zamanı tanımlanmasını, eğitici gözetiminin fiilen sağlanarak eğitici başına düşen uzmanlık öğrencisi sayısına üst sınır getirilmesini, eğitim karnesinin gerçek uygulama verisine dayandırılmasını, portföy ve standart yetersizliği saptanan programlara kontenjan verilmemesi kuralının işletilmesini, bilimsel toplantı izinlerinin güvence altına alınmasını ve uzmanlık öğrencisi değerlendirmelerinin anonim olarak toplanmasını talep etti.

NÖBET ÜCRETLERİNDE ANAYASA MAHKEMESİ KARARININ UYGULANMASI İSTENDİ

TTB, nöbet ücretlerinin hekimin kendi ücretinden bağımsız olarak 657 sayılı kanunun Ek 33. maddesindeki sabit gösterge üzerinden hesaplandığını ve emekliliğe esas kazanca dahil edilmediğini hatırlattı.

Azami olarak ayda sekiz nöbetle 128 saat ek çalışan bir asistan hekimin brüt nöbet ücretinin 2026 yılı brüt asgari ücretinin altında kaldığı, nöbet ertesi izin nedeniyle yapılan kesintiyle saatlik ücretin 119,03 liraya düştüğü belirtildi.

Anayasa Mahkemesi'nin 26 Kasım 2025 tarihli kararında nöbet ücretlerindeki ödeme tavanını angarya yasağına aykırı bularak iptal ettiği hatırlatılan dosyada, "nöbet ücretinin saatlik ücretin en az yüzde 50 fazlası üzerinden hesaplanması, emekliliğe esas kazanca dâhil edilmesi, tüm nöbet saatlerinin ücretlendirilmesi, gece çalışması artırımının geriye dönük uygulanması ve asistan hekimlerin nöbet ücretlerinin uzman tabip göstergesi üzerinden hesaplanması" talep edildi.

NÖBET ERTESİ İZİN HAKKININ FİİLEN KULLANDIRILMASI İSTENDİ

Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği'nde gece nöbeti tutan uzmanlık öğrencilerinin ertesi gün sağlık hizmeti sunumunda görev almayacağının açıkça düzenlenmesine karşın, çok sayıda klinikte nöbet sonrası kesintisiz çalışmanın sürdüğü belirtilirken, "nöbet sayısı ve nöbet ertesi izin kullanımının denetim formu ile özdeğerlendirme raporlarının zorunlu başlığı hâline getirilmesi, Uzmanlık Eğitimi Takip Sistemi'ne bu amaçla bir modül eklenmesi, yaptırım sürecinin fiilen işletilerek sonuçlarının yıllık olarak paylaşılması" istendi.

Ayrıca asistan hekimler için kimliği korunan bir bildirim mekanizması kurulması ve hakkın uygulanamadığı kliniklerde kadro planlamasının gözden geçirilmesi talep edildi.

"SAĞLIK ÇALIŞANLARINA YÖNELİK KAPSAMLI ŞİDDET YASASI ÇIKARILMALI"

TTB, sağlık hizmeti sunumunun giderek artan bir çatışma ortamına dönüştüğüne dikkati çekerek, sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin önlenmesine yönelik TBMM'ye sunulan tasarının bir an önce yasalaşmasını ve "caydırıcı ve koruyucu düzenlemeler içeren kapsamlı yasal düzenlemelerin yapılmasını" talep etti. Dosyada, Türk Ceza Kanunu ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun kapsamında somut madde önerilerine de yer verildi.

TTB Merkez Konseyi, görüşmede iletilen taleplerin hayata geçirilmesi için Sağlık Bakanlığı ile diyaloğun sürdürülmesinin önemine dikkati çekerek, "Hekimlerin daha güvenli, güvenceli ve nitelikli koşullarda çalışmasının, sağlık hizmetlerinin niteliğinin artırılması bakımından temel bir gereklilik olduğunu" ifade etti.