Trafikte artan cezalar, yol verme tartışmaları ve kaza sonrası yaşanan hukuki anlaşmazlıklar, sürücüleri araç içi kamera kullanımına yöneltti. Bir dönem ağırlıklı olarak ticari araçlarda kullanılan kameralar, artık bireysel sürücülerin de vazgeçilmez ekipmanları arasında yer almaya başladı.
Haklılığını somut delillerle ispatlamak isteyen sürücülerin artan talebi, araç içi kamera pazarını da hareketlendirdi. Teknik özelliklerine ve markasına göre değişen kamera fiyatları 2 bin liradan başlayıp 20 bin liraya kadar ulaşıyor.
MAHKEMELERDE DELİL OLARAK KULLANILIYOR
Hukukçular, kusur oranının belirlenemediği trafik kazaları ile yol verme ve yol kesme gibi anlaşmazlıklarda araç içi kamera kayıtlarının mahkemelerde en güçlü deliller arasında kabul edildiğini belirtiyor.
KAMERA ALIRKEN BU ÖZELLİKLERE DİKKAT
Uzmanlar, araç içi kamera satın alacak sürücülere cihaz seçiminde bazı temel özelliklere dikkat etmeleri konusunda uyarılarda bulunuyor.
Buna göre bir araç kamerasında bulunması gereken başlıca özellikler şöyle sıralanıyor:
G-Sensörü (Darbe Algılayıcı): Kaza anındaki sarsıntıyı algılayarak görüntüleri silinmeye karşı koruyor.
Döngüsel Kayıt (Loop Recording): Hafıza kartı dolduğunda en eski kayıtların üzerine yazarak kesintisiz kayıt yapılmasını sağlıyor.
Park Modu: Araç park halindeyken meydana gelen darbe veya hareketleri algılayarak otomatik kayıt başlatıyor.
GÜNDEMDE SİGORTA İNDİRİMİ VAR
Avrupa'nın birçok ülkesinde araç içi kamera kullanan sürücülere kasko poliçelerinde yüzde 10 ila yüzde 20 arasında indirim uygulanıyor.
Sektör temsilcileri, benzer bir "güvenli sürücü indirimi" uygulamasının Türkiye'de de sigorta şirketlerinin gündemine gelebileceğini belirtiyor.





