Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ekber Çakar, Halk TV’ye yönelik polis baskını, kanala kayyum atanması ve yayınların durdurulmasına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Çakar, yaşananların demokratik hak ve özgürlüklere yönelik baskıların boyutunu bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti.
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Çakar, “Basın Özgürlüğü ve Halkın Haber Alma Hakkı Engellenemez! Halk TV’ye Yönelik Müdahale Kabul Edilemez!” başlıklı açıklamasında, ülkede uzun süredir siyasi iktidar tarafından toplumsal muhalefetin bütün kesimlerine yönelik sistematik bir baskı politikası yürütüldüğünü belirtti.
Açıklamada, seçilmiş belediye başkanlarının, muhalif siyasetçilerin, gazetecilerin, sendikacıların, öğrencilerin ve demokratik kitle örgütlerinin gözaltı ve tutuklamalarla baskı altına alındığı kaydedildi. Gazetecilerin ve gazetelerin sosyal medya hesaplarına getirilen erişim engellerinin, haberlerin kaldırılmasının ve internet sitelerinin erişime kapatılmasının da bu politikaların dijital alandaki uzantısı olduğu ifade edildi.

“KAYYUM DERHAL KALDIRILMALI”
Çakar, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Yargı, siyasi iktidarın muhalefete karşı kullandığı bir sopaya dönüştürülmüş; hukuk, toplumsal muhalefeti susturmanın ve sindirmenin aracı haline getirilmiştir. Her türlü suç iddiasının bağımsız ve tarafsız yargı önünde, hukukun evrensel ilkeleri ve masumiyet karinesi gözetilerek soruşturulması esastır. Ancak soruşturma gerekçesiyle bir basın kuruluşunun yönetimine el konulması ve yayınlarının durdurulması kabul edilemez. Halk TV’ye yönelik bu müdahale, yalnızca bir basın kuruluşunu değil, halkın haber alma hakkını, ifade özgürlüğünü ve demokratik toplumsal yaşamı hedef almaktadır.
TMMOB olarak Halk TV’ye yönelik müdahaleyi kabul etmiyoruz. Kanala atanan kayyum derhal kaldırılmalı, yayın faaliyetlerinin önündeki engeller sonlandırılmalı, operasyon kapsamında gözaltına alınanlar serbest bırakılmalıdır. Siyasi iktidar, demokratik hak ve özgürlükleri ortadan kaldırmaya yönelik baskı ve sindirme politikalarına son vermelidir. Bilinmelidir ki baskıyla, yasaklarla ve yargı eliyle yürütülen müdahalelerle toplumun demokrasi, adalet ve özgürlük talepleri ortadan kaldırılamaz. TMMOB olarak dün olduğu gibi bugün de halkın haber alma hakkını, basın özgürlüğünü ve demokratik haklarımızı savunmaya; eşit, özgür, laik ve demokratik bir Türkiye mücadelesini kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.”





