YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale, TBMM Genel Kurulu'nda Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'a 'fon krizi'ne ilişkin bir bakanın babasının hesabına 470 milyon lira yatırıp 830 milyon lirayla fondan çıkıp çıkmadığını ve Özel Kalemi Fatih Kılınç'ın kapalı fonda parası olup olmadığını sormuştu.

Yılmaz ise Özlale'nin gündeme getirdiği iddialara ilişkin, özel kalem müdürü Fatih Kılınç'ın 7 milyon lira yatırdığı fonda büyük kayıp yaşadığını belirterek, "Yatırım yapan herkes suçluysa, hepsini birden mahkemeye gönderelim. Böyle şey olmaz" yanıtını vermişti.

FON KRİZİ ÖNCESİ SATTI İDDİASI

Sabaha karşı Maltepe'de büyük korku! Sanki deprem oldu... 7 katlı binanın ilk 3 katı çöktü
Sabaha karşı Maltepe'de büyük korku! Sanki deprem oldu... 7 katlı binanın ilk 3 katı çöktü
İçeriği Görüntüle

Cumhuriyet yazarı Murat Ağırel ise Sözcü TV'de fon satın alan bakanın ismiyle ilgili iddiayı ortaya koydu.

Ağırel, Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın fon satın aldığını ve kriz öncesi sattığını iddia etti.

TİCARET BAKANI BOLAT'TAN AÇIKLAMA GELDİ

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, sosyal medya hesabından söz konusu iddiaya ilişkin bir açıklama metni paylaştı.

Bolat şu bilgileri aktardı:

"Bu akşam Sözcü TV yayınında 16 Eylül'den beri yürütülen 7 kuruluşa ait fon soruşturmaları ile alakalı olarak şahsımı hedef alan ve "fonda parası olup, krizden önce çekti hesabı kapattı”, “fona 400 koydu, krizden önce çekti, 800 aldı" şeklinde başta Murat Ağırel'in haysiyetsizce iftirasına konu olan açıklamalar konusunda, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi ve tümüyle mesnetsiz yalan yanlış iddialara açıklık getirilmesi amacıyla aşağıdaki hususları ifade etmek istiyorum:

1. BAKANLIK GÖREVİNE GELDİĞİMİZDEN İTİBAREN TÜM MAL VARLIĞI BEYANLARIMIZ, KANUNİ SÜRELER İÇERİSİNDE VE EKSİKSİZ OLARAK VERİLMİŞTİR. BU BİLGİLER KONTROLE TABİDİR.

Ticaret Bakanlığı görevine başladığım tarihten itibaren şahsıma ve birinci derece aile yakınlarıma ait mal varlığına ilişkin tüm beyanlarımız, ilgili mevzuatın öngördüğü usul ve süreler içerisinde yetkili devlet kurumlarına düzenli olarak sunulmuştur, sunulmaya devam edilmektedir.

Bugüne kadar hiçbir mal varlığımızı, gelir kaynağımızı veya tasarrufumuzu gizleme ihtiyacı duymadık. Mal beyanımız zaten devletin elindedir.

2. TÜRKİYE'DE 1.200'ÜN ÜZERİNDE YATIRIM FONU VE ÇOK SAYIDA FARKLI SERMAYE PİYASASI VE PARA PİYASASI YATIRIM ARAÇLARI BULUNMAKTADIR.

16 Eylül 2026 tarihinde 7 tane yatırım kuruluşları ile ilgili olarak yetkili merciler tarafından yürütülen inceleme ve soruşturmalar üzerinden şahsımın adının gündeme getirilmeye çalışılması, tümüyle bir kara propaganda ve sosyal ve siyasal linç avcılığının yeni bir versiyonudur.

Bakanlık görevimden önce 43 yıllık özel sektör, akademik hayat ve iş dünyası tecrübem boyunca biriktirdiğim tasarruflardan, Ticaret Bakanlığı görevimin başlamasından sonra profesyonel mesleki faaliyetlerime o anda ara verdiğimden dolayı, 37,8 milyon Türk Lirası tutarındaki aile tasarrufumuz 26 Şubat 2024 tarihinde Hedef Yatırım Portföy bünyesinde SUKUK (kira sertifikası) hesabı niteliğindeki yasal para piyasası finansal enstrümana yatırılmıştır. Bu veri mal beyanımda da kayıtlıdır.

Bu yatırımın üzerinden 2 yıl 8 ay geçmiştir.

Söz konusu tutar, 2 yıl 8 ay boyunca SUKUK (kira sertifikası) aynı yatırım aracında kalmış, ilgili şahsın iftirasının tam tersi olarak, SUKUK hesabı bu tarihe kadar kesinlikle kapatılmamış ve 16 Eylül 2026 tarihindeki devletimizin açtığı soruşturmalardan sonra da ilgili hesapta durmaktadır.

Fon soruşturmasının başladığı 16 Eylül 2026 tarihinde veya öncesinde ya da sonrasında, söz konusu tasarruf üzerinde herhangi bir hisse senedi alim-satımı veya farklı bir yatırım operasyonu gerçekleştirilmemiştir.

Dolayısıyla bugün akşam yapılmaya çalışılan iddia ve itham bir iftira niteliğindedir.

Kamuoyunda "fondaki para" şeklinde itibarsızlaştırmak yaftalanmaya çalışılan aile tasarrufu, gerçekte SUKUK olarak ifade edilen kira sertifikası niteliğindeki, kayıtlı ve yasal bir finansal yatırım aracıdır. Borsada işlem gören herhangi bir hisse senedi değildir, 16 Eylül 2026 tarihinden önce veya sonra kesinlikle tasarruf hesabı kapatılmış değildir. 400 koydu, 800 aldı ifadesi koskoca bir yalandır.

• Son 1 aylık getirisi %1,82

• Son 3 aylık getirisi %7,75,

• Son 6 aylık getirisi %18,81

Kira sertifikaları, devlet tahvili, altın fonu, döviz fonu gibi, yasal ve meşru mevzuat çerçevesinde ihraç edilen ve yatırımcıların erişimine açık bir para piyasası aracıdır.

Üstelik SUKUK isimli kira sertifikasının geliri de risksiz ve garantili değildir. İhraç eden kuruluşun sukuku geri ödeme yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde, yatırımcının anaparası dahil, değer kaybı yaşaması da mümkündür.

3. SÖZ KONUSU SUKUK HESABI ÜZERİNDEN HİSSE SENEDİ ALIM-SATIMI YAPILMAMIŞTIR.

Yaklaşık 2 yıl 8 aydır söz konusu tasarrufun bulunduğu hesap üzerinden herhangi bir hisse senedi piyasası operasyonu gerçekleştirilmemiştir.

Daha da önemlisi;

Ömer Bolat adına bugüne kadar herhangi bir yatırım veya finans kuruluşunda yöneticilik, ortaklık veya imza yetkisi bulunmamaktadır.

Dolayısıyla şahsımın söz konusu kuruluşların yönetimsel veya ticari faaliyetleriyle ilişkilendirilmesi de külliyen yalandır.

4. NE ŞAHSIMIN NE DE AİLEMİN KRİPTO VARLIK VEYA YURT DIŞI PARA YATIRIMI HİÇBİR ZAMAN SÖZ KONUSU OLMAMIŞTIR. DEVLETİMİZE VERGİ VE SİGORTA PRIM BORCU YOKTUR.

Şahsımın ve ailemin kripto varlıklar veya yurt dışı finansal yatırım işlemi bulunmamaktadır.

Tüm gelir, gider, ödeme, tasarruf ve mali hareketlerimiz devletimizin ilgili kurumlarının kayıt ve denetim sistemleri altında ve kontrole tabidir. Her şey şeffaftir.

MASAK, Sermaye Piyasası Kurulu, BDDK, Gelir İdaresi Başkanlığı ve diğer ilgili kamu kurumlarının

Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da devletimizin yetkili kurumlarının her türlü inceleme ve denetimine açık olduğumuzu özellikle ifade ediyorum.

Bütün bu gerçeklerin ışığında, 2 yıl 8 aydır aynı SUKUK = KİRA SERTİFİKASI yasal bir yatırım aracında bulunan ve halen de kapatılmamış olan bir aile tasarrufunun, son dönemde yürütülen fon soruşturmalarıyla aynı çerçevede sunulmaya çalışılması; hakikati ortaya koymak değil, şahsıma çamur atma ve itibarımı yıpratma çabasıdır, kara propaganda yalanıdır.

5. 63 YILLIK HAYATIMIZ VE 43 YILLIK İŞ HAYATIMIZIN, AİLE VE SOSYAL HAYATIMIZIN EN BÜYÜK TEMELİ, BUGÜNE KADARKİ ŞEFFAFLIĞIMIZ, HER ZAMAN DOĞRULUK, DÜRÜSTLÜK, HAKKANİYET, MEŞRUİYET, VİCDAN VE AHLAK NORMLARINA UYMAK VE KANUNLARA SAYGILI OLMAK, HALKIMIZIN VE VATANIMIZIN HİZMETİNDE CAN SİPERANE ÇALIŞMAK, DÜSTURUMUZ OLMUŞTUR. BUNA BİZİ BİLEN TANIYAN HERKES ŞAHİTTİR. SİYASETTE VE İCRAATTA OLDUĞUNUZ ZAMAN, BU TÜR MĚSNETSİZ HAKSIZ SALDIRILAR MALESEF OLMAKTADIR. AMA BİZE ALLAHIN İZNİYLE HİÇBİR ZAMAN BU TÜR KARA PROPAGANDA İFTİRASI YAPIŞMAZ VE YAPIŞMAYACAKTIR.

6. HUKUKİ HAKLARIMIZ SAKLIDIR.

Kamuoyunu yanıltmaya, şahsımın itibarını zedelemeye ve görev yaptığım makama yönelik güveni sarsmaya dönük ve 8 yaşındaki torunlarımı ağlatan haysiyet cellatlarının bu mesnetsiz yalan bilgi ve iftiralarına karşı ve bu iftiraları yayan kişi ve kurumlar hakkında bütün hukuki haklarımı sonuna kadar kullanacağımı açıkça beyan ediyorum.

Kamuoyunun bilgisine sunarım."