10 Temmuz Cuma günü cuma namazından sonra Kur'an Kurslarının başlaması nedeniyle bazı evrakları teslim almak için Çerkezköy Müftülüğü'ne gittiğini anlatan İlhan İlke ÇerkezköyHaber'e konuştu.

İlke, burada bulunduğu sırada cami cemaatinden ve uzun yıllardır tanıdığı bir kişinin kendisini telefonla arayarak bir açılışa davet ettiğini söyledi. Kendisini davet eden kişinin cami cemaatinden olması nedeniyle açılışın ne olduğunu sorgulamadığını ifade eden İlke, "Normalde davet edildiğim her programın ne programı olduğunu mutlaka sorarım. Ancak Hayrettin abiyi yıllardır tanıyorum. Bize her zaman destek olan, camimizin cemaatinden bir isim olduğu için hiçbir şey sormadan davete icabet ettim. Belki de o günün yoğunluğu, cuma namazı, vaaz ve Kur'an kursu telaşı nedeniyle bunu düşünemedim" dedi.

“İLK ANDA TABELAYI FARK ETMEDİM”

Açılışın yapıldığı Narin Caddesi'ne ulaştığında kurban kesimi hazırlıklarının tamamlandığını söyleyen İlke, dükkanın tabelasını ilk anda fark etmediğini belirterek şunları söyledi: “Arabadan indiğimde sırtım dükkana dönüktü. Hayvan yatırılmıştı ve beni bekliyorlardı. Tabela tam üzerimde kaldığı için dikkatimi çekmedi. Kurban kesildi, biz de dua ettik. Duanın sonunda 'Allah kabul etsin, helal rızıklar nasip etsin' dedik. Daha sonra kurdele kesimine geçildi. Kurdeleyi kestikten sonra bana dua etmem için mikrofon uzatıldı. Mikrofonu almak için döndüğümde tabelayı gördüm"

“DUA YAPMADAN ORADAN AYRILDIM”

Tabelayı görür görmez yanında bulunan kişilere iş yerinde alkol satılıp satılmadığını sorduğunu belirten İlke, aldığı cevap üzerine programı sonlandırdığını söyledi. İlhan İlke konuşmasının devamında, “Hayrettin abiye 'Burada içki satılıyor mu?' diye sordum. 'Evet hocam' cevabını verdi. Ben de kendisine 'Beni buraya davet ederken bunun bir tekel bayisi açılışı olduğunu söyleseydin gelmezdim. Ben sana güvendiğim için ne açılışı olduğunu sormadım. Burada dua etmem hem bana hem kurumuma hem de din görevlilerine zarar verir' dedim ve hiçbir dua yapmadan oradan ayrıldım" dedi.

“OLAY ŞAHISIMI AŞAN BİR NOKTAYA TAŞINDI”

İlke, açılıştan ayrılmasının ardından çekilen fotoğrafların sosyal medyada paylaşılmasıyla olayın bambaşka bir boyuta taşındığını ifade ederek, “Orada çekilen fotoğraflar farklı yerlere gönderilmiş. Özellikle Diyanet camiasındaki bazı sendikal yapılara ulaştırılmış. Olay kısa sürede büyüdü. Keşke beni tanıyan insanlar önce telefon açıp gerçeği sorsalardı. Olayın aslını öğrendikten sonra paylaşım yapsalardı. O zaman hepsine teşekkür ederdim. Bir internet sitesinde önce 'Acaba hocamız gerçekten dua etti mi, etmedi mi?' denildi. Ancak daha sonra öyle bir linç başladı ki hem bana hem Diyanet'e hem de imam arkadaşlarıma yönelik çok ağır hakaretler edildi. Olay sadece şahsımı aşan bir noktaya taşındı" açıklamasında bulundu.

“DAHA DİKKATLİ OLMAM GEREKİYORDU”

Yaşanan süreçte Diyanet-Sen Çerkezköy Şube Başkanlığı görevinden istifa ettiğini açıklayan İlke, bu kararı kurumunun zarar görmemesi için aldığını belirterek, “ Tekirdağ İl Başkanımı aradım. Bu olay nedeniyle ne imam arkadaşlarım ne Diyanet-Sen ne de Diyanet İşleri Başkanlığımız zarar görsün istedim. Bu nedenle görevimden istifa ettim. Bu kararı tamamen kurumumu korumak amacıyla aldım. Ben oradan ayrıldıktan sonra Hayrettin abi de pazartesi günü müftülüğe giderek programı terk ettiğime dair bir şikayet dilekçesi vermiş. Hayırlısı olsun diyoruz. 35 yıllık görev hayatım boyunca davet edildiğim yerleri hep önceden araştırmışımdır. Ama o gün nedense cuma namazı, vaaz, çocuklar ve Kur'an kursu telaşı arasında bunu yapamadım. Kendime de kızıyorum. Benim daha dikkatli olmam gerekiyordu" diye konuştu.

“ÇAMUR AT İZİ KALSIN ANLAYIŞIYLA HAREKET EDİLDİ”

Yaşanan olay nedeniyle büyük üzüntü duyduğunu dile getiren İlke, yaptığı hatayı kabul ettiğini ancak hatasını fark ettiği anda gereğini yaptığını söyleyerek, “Hatasız insan olmaz. Ben hata yaptım. Araştırmadan gitmem benim hatamdır. Ama tabelayı gördüğüm anda da orada durmadım. Döndüm ve ayrıldım. Bunun bir cezası varsa da çekmeye razıyım. Beni eleştirsinler, buna sözüm yok. Ama benim adımı kullanarak dinime küfredilmesini, Diyanet'e hakaret edilmesini ve imam arkadaşlarımın zan altında bırakılmasını kabul edemem. Bu hata benim hatamdır. Diğer din görevlilerinin hiçbir suçu yok. İsterdim ki beni tanıyan insanlar önce arasın, gerçeği öğrensin, sonra değerlendirme yapsın. Ama maalesef öyle olmadı. Çamur at izi kalsın anlayışıyla hareket edildi. Beni seven insanlar da bu süreçte çok üzüldü” dedi.

“BEN HAKKIMI HELAL ETMİYORUM”

İstanbul'da milletvekillerine ucuz konut için kooperatif kurdular
İstanbul'da milletvekillerine ucuz konut için kooperatif kurdular
İçeriği Görüntüle

Kendisine yönelik hakaret ve iftiralara karşı hukuki yollara başvuracağını açıklayan İlke, kul hakkına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Ben şahsıma yapılanları Allah'a havale ediyorum. Ancak bana bu iftiraları atan, hakaret eden ve kurumumu yıpratmaya çalışan kişiler hakkında gerekli hukuki girişimlerde bulunacağım. Kul hakkına girdiler. Ben hakkımı bu dünyada da helal etmiyorum, ahirette de helal etmeyeceğim. Bir din görevlisi olarak bin defa düşünüp bir defa hareket etmem gerekiyordu. Ben bir defa düşündüm, şimdi bin defa bunun sıkıntısını yaşıyorum. Bu benim hatamdır. Ama lütfen bu olay üzerinden din görevlilerini yargılamayın. Dinime hakaret etmeyin, imam arkadaşlarıma hakaret etmeyin. Ben Rabbime tövbe ettim. Rabbimin tövbemi kabul edeceğine inanıyorum. Ancak sosyal medyada yaşanan linç beni gerçekten kahretti. Orada siyasi parti temsilcileri, belediye yöneticileri, esnaflar ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri de vardı. Benim oraya gitme nedenim sadece cami cemaatinden bir kişinin davetine icabet etmekti. Tekel bayisi olduğunu bilseydim kesinlikle gitmezdim"