Tüm Eczacı İşverenler Sendikası (TEİS) Genel Başkanı Nurten Saydan, istisna kapsamındaki ürünler dışında ilaç kutularındaki basılı kullanma talimatlarının kaldırılarak dijital sisteme geçilmesine tepki gösterdi. Saydan, uygulamanın özellikle yaşlılar ve dijital erişim imkânı kısıtlı hastalar açısından mağduriyet yaratabileceğini belirterek, basılı ve dijital prospektüslerin birlikte kullanılmasını istedi.
1 Ocak 2027’den itibaren istisna kapsamındaki ürünler hariç olmak üzere ilaç kutularının içinden kâğıt prospektüs çıkmayacak. Vatandaşlar; ilacın kullanım şekli, dozajı ve yan etkileri gibi bilgilere dış ambalajdaki karekodu cep telefonlarıyla okutarak elektronik ortamdan ulaşabilecek. Aşılar ve radyofarmasötik (hastane grubu) ürünler gibi bazı özel ilaçlarda ise basılı prospektüs uygulaması devam edecek.
“KAREKOD ÇALIŞMAZSA NE YAPILACAK?”
TEİS Genel Başkanı Eczacı Nurten Saydan, prospektüs sisteminin tamamen kaldırılmasının özellikle yaşlı ve dijital erişim imkânı kısıtlı hastalar açısından yeni mağduriyetler yaratabileceğine dikkati çekti.
Saydan, “İlaç bilgisine erişim, akıllı telefonu ve interneti olanların ayrıcalığı olmamalı. Sağlık alanındaki gelişmeler, toplumun bütün kesimlerinin bu imkânlardan eşit biçimde yararlanabilmesiyle başarı sağlar. Bu nedenle basılı kullanma talimatlarının tamamen kaldırılması yerine, dijital ve basılı seçeneklerin birlikte sunulduğu, hastaların ihtiyaçlarına göre tercih yapabildiği bir model benimsenmelidir” dedi.
İlaç kutusunda basılı prospektüs bulunmaması ve karekod üzerinden elektronik kullanma talimatına erişilememesi durumunda vatandaşların ilacın ruhsat sahibi olan firmasıyla iletişime geçmesinin gerekeceğini belirten Saydan, şöyle konuştu:
“Eczacıların bile çoğu zamanlar zorlukla ulaşabildiği firmalara vatandaş nasıl ulaşacaktır”
“NEDEN PROSPEKTÜS ÇIKMADI?”
Basılı prospektüslerin kaldırılmasının, hastaların ilaç bilgisine erişiminin yanı sıra eczanelerdeki danışmanlık süreçlerini de etkileyeceğini belirten Saydan, hastaların ilaç kutusundan prospektüs çıkmadığında eczacılara başvurduğunu söyledi.
Saydan, vatandaşların “İlacın içinden neden prospektüs çıkmadı?” ve “İçinden kâğıt çıkmadı, ilaç sahte ilaç olabilir mi?” gibi sorular yönelttiğini belirterek, “İlaç firmalarımız bu yeniliği hemencecik uygulamaya koydular. Ve hasta ile bizleri karşı karşıya bıraktılar” ifadelerini kullandı.
“CİDDİ SORUNLAR ORTAYA ÇIKABİLİR”
Dijitalleşmenin sağladığı olanakları değerli bulduklarını ancak basılı prospektüslerin tamamen kaldırılmasının halk sağlığı ve hasta güvenliği bakımından yeni sorunlara yol açabileceğini belirten Saydan, ilaçların doğru, güvenli ve bilinçli kullanımı için hastaların kullanım şekli, yan etkiler ve saklama koşulları gibi bilgilere kolayca erişebilmesinin önemini vurguladı.
Saydan, bu bilgilere erişimin yalnızca akıllı telefon, internet bağlantısı ve dijital okuryazarlık gibi koşullara bağlı hâle getirilmesinin toplumun bazı kesimleri açısından ciddi sorunlar doğurabileceğini ifade etti.
Özellikle ileri yaştaki vatandaşların, teknolojiyi kullanmakta güçlük çeken hastaların, akıllı telefonu veya düzenli internet erişimi bulunmayan dar gelirli yurttaşların değişiklikten olumsuz etkilenebileceğine dikkati çeken Saydan, internet altyapısının yetersiz olduğu kırsal bölgelerde yaşayanların da ilaç bilgisine ulaşmakta zorluk yaşayabileceğini kaydetti.
Deprem, sel ve benzeri afetlerde elektrik ve iletişim altyapısına erişimini kaybeden vatandaşların da bu durumdan etkilenebileceğini belirten Saydan, herhangi bir teknolojik araca ihtiyaç duyulmadan başvurulabilecek basılı bir kaynağın bulunmasının, hastaların kendi sağlıklarıyla ilgili kararlarını güvenli biçimde verebilmeleri açısından önem taşıdığını söyledi.
“HEM PROSPEKTÜS HEM QR HİZMETİ OLMALI”
TEİS olarak Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’na (TİTCK) çağrıda bulunan Saydan, dijital prospektüs uygulamasına ilişkin düzenlemenin halk sağlığı ve eşit erişim ilkeleri çerçevesinde yeniden değerlendirilmesini istedi.
Saydan, “TEİS olarak, basılı prospektüslerin tümüyle kaldırılması yerine her iki yöntemin birlikte kullanılabileceği bir sistemin sürdürülmesi gerektiğini savunuyoruz” dedi.
Bu sayede teknolojiye erişebilen hastaların dijital bilgilendirmeden yararlanabileceğini, bu imkânı bulunmayan vatandaşların da ilaç bilgisine doğrudan ulaşmayı sürdürebileceğini belirtti.




