TCMB Başkanı Fatih Karahan, İstanbul Finans Merkezi'nde düzenlenen “Enflasyon Raporu 2026-III” bilgilendirme toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Son üç yılda enflasyonun genel olarak tahminlerin ve hedeflerin üzerinde kaldığını kabul eden Karahan, buna karşın sıkı para politikasının uygulanmaması halinde enflasyonun çok daha yüksek seviyelere çıkabileceğini söyledi.
Karahan, gıda enflasyonu ve enerji arzı kaynaklı küresel fiyat artışlarının enflasyon hedeflerinin üzerinde kalınmasında etkili olduğunu belirterek, “Sıkı para politikası olmasaydı çok daha yüksek seviyeleri görecektik” dedi.
“MEVCUT SIKILIĞI KORUYACAĞIZ”
İç talepte son dönemde belirgin bir soğuma yaşandığını belirten Karahan, ekonomik aktivitedeki zayıflamanın veriler tarafından da teyit edildiğini söyledi.
Karahan, 2018-2019 dönemiyle mevcut ekonomik koşulların doğrudan karşılaştırılmasının doğru olmayacağını ifade ederek, önümüzdeki dönemde para politikasının mevcut sıkılık korunacak şekilde şekillendirileceğini kaydetti.
“KİRA VE EĞİTİMDE BİR MİKTAR İYİ GÖRÜNÜM VAR”
Enflasyonun ana eğiliminde beklentilerden daha olumlu bir görünüm bulunduğunu belirten Karahan, manşet enflasyona ise savaş, Sağlık Uygulama Tebliği'ndeki değişiklikler, haberleşme fiyatlarındaki artışlar ve sebze fiyatlarındaki yükselişin etkide bulunduğunu söyledi.
Karahan, kira ve eğitim fiyatlarında beklenenden daha olumlu bir görünüm bulunduğunu belirterek, özellikle 2025'in son çeyreğinden itibaren bu alanlardaki ataletin kırılmaya başladığını ifade etti.
Ağustos enflasyonuna ilişkin yönlendirme yapmayı doğru bulmadığını belirten Karahan, ölçüm zamanlamasından kaynaklanan ve ağustosa sarkan özel bir etkinin söz konusu olmadığını söyledi.
“SANAYİDE ARZ KAPASİTESİNDE BOZULMA GÖRMÜYORUZ”
Sanayi görünümünü etkileyen temel unsurlar arasında küresel büyümedeki zayıflama, artan korumacı politikalar ve Türkiye'deki ekonomik dönüşümün bulunduğunu belirten Karahan, mevcut verilerde sanayinin arz kapasitesinde bir bozulma görülmediğini söyledi.
Karahan, fiyat istikrarının sağlanması halinde mevcut kapasitenin daha fazla kullanılması yoluyla talep artışlarının karşılanabileceğini ve bu kanaldan ileride enflasyonist baskı beklemediklerini ifade etti.
“TL PAYININ ARTMASINI BAŞARI UNSURU OLARAK GÖRÜYORUM”
Finansal sistemde Türk lirasına olan güvenin arttığını savunan Karahan, politika faizinin yüzde 50'den yüzde 37'ye indirilmesine ve yaşanan dış şoklara rağmen Türk lirasının toplam payının yükseldiğini söyledi.
Karahan, “Bunu bir risk değil, başarı unsuru olarak görüyorum” dedi.
TCMB Başkan Yardımcısı Fatma Özkul da net hata noksan kalemindeki yüksek rakamların yapılan revizyonlarla daha düşük seviyeye geldiğini açıkladı.
Özkul, 2023 sonrasında yaklaşık 58 milyar dolara ulaşan negatif net hata noksan bakiyesinin yapılan ölçüm revizyonları sonrasında yaklaşık 23 milyar dolara gerilediğini belirtti.
“SAVAŞ KAYNAKLI RİSKLERDE EN KÖTÜ GERİDE KALDI”
Karahan, savaşın başlamasının ardından proaktif bir politika tepkisi verdiklerini belirterek, savaş kaynaklı risklerde en kötünün geride kaldığını düşündüklerini söyledi.
İç talepteki soğumanın belirginleştiğini ve enflasyon beklentilerindeki bozulmanın sınırlı kaldığını ifade eden Karahan, orta vadeli enflasyon görünümünün bozulmadığını, yukarı yönlü risklerin ise önemli ölçüde azaldığını belirtti.
Bu çerçevede temel fonlama aracı olan bir hafta vadeli repo uygulamasına dönüşün gündemde olduğunu açıklayan Karahan, zamanlamanın piyasa koşullarına göre belirleneceğini söyledi.
“HAFTALIK REPOYA DÖNÜŞ SİNYAL DEĞİL”
Karahan, yıl sonu enflasyon tahmininin yüzde 28'e yükseltilmesine rağmen sıkı duruşun korunacağını vurguladı.
Bir hafta vadeli repo uygulamasına dönüşün para politikasında normalleşme anlamına geldiğini belirten Karahan, bunun sonraki dönem için faiz indirimi sinyali olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Karahan, “Bu, bir hafta vadeli repo konusu, bir normalleşme konusu. Ondan sonraki dönem için bir sinyal niteliği taşımıyor. Her zaman enflasyon görünümü odaklı, ihtiyatlı ve toplantı bazlı hareket etmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Karahan ayrıca enflasyon görünümünde kalıcı bir bozulma olması halinde yeniden sıkılaşmaya hazır olduklarını belirtti.
“KONUT KREDİLERİNDE ZAYIFLIK VAR”
Konut sektöründe kredi kullanımının bir ölçüde zayıf olduğunu belirten Karahan, uzun vadeli konut kredilerinin mevcut dönemde sınırlı kaldığını söyledi.
Enflasyonun düşeceğine yönelik inancın artmasıyla birlikte bankaların konut kredilerinde daha fazla imkan sunabileceğini ifade eden Karahan, yüksek enflasyonun temel sorun olduğunu ve fiyat istikrarına ulaşılmasıyla kredi piyasasının daha makul bir çerçeveye oturacağını söyledi.
“TOPLAM KREDİ BÜYÜMESİ YÜZDE 25'E GERİLEDİ”
Kredi büyümesinin uygulanan sıkı para politikası ve kredi büyümesi limitlerinin etkisiyle yavaşladığını belirten Karahan, ticari kredi büyümesinin yüzde 35, toplam kredi büyümesinin ise yüzde 25 seviyesine gerilediğini açıkladı.
Sıkılaşma dönemlerinde takipteki alacak oranlarında artış yaşanmasının normal olduğunu belirten Karahan, bu artışın kademeli gerçekleşmesinin önemli olduğunu söyledi.
Karahan, toplam takipteki alacak oranının yüzde 2,9 seviyesinde bulunduğunu ve bunun tarihsel ortalamaların ciddi anlamda altında olduğunu belirterek, “Finansal istikrar açısından şu anda bir sorun olduğunu düşünmüyoruz” dedi.