TBMM Genel Kurulu'nda Emniyet Teşkilatı ve basınla ilgili düzenlemeler içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin ilk altı maddesi kabul edildi. Yeni Yol Grubu adına Ankara Milletvekili İdris Şahin, "Devletin en ağır yükünü taşıyan insanlar yalnız bırakılıyor ve kanunsuz emri uygulanmakla zorlanıyorlar. Polis bu ülkede yalnızca mesai yapan bir kamu görevlisi değildir. Emniyet mensubunun emeğini fedakarlık cümleleriyle geçiştiremeyiz diyoruz. Fazla mesai varsa karşılığı mutlaka olmalıdır. Eksik personelle hizmet yürütülüyorsa bedeli sahadaki polise yüklenmemelidir. Her gün 'Kahraman teşkilatımız' deyip iş özlük hakkına gelince sessiz kalmak adil değildir" diye konuştu.
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da 26 maddelik Emniyet Teşkilatı ve basınla ilgili düzenlemeler içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin birinci bölümünde yer alan 1-13'üncü maddelerinin oylanması görüşülüyor.
Birinci bölüm üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından birinci bölümde yer alan 1-13'üncü maddelerin ve o maddeler üzerindeki önerge işlemlerin oylamalarına geçildi.
ŞEVKİN: POLİSLİK FAZLA ÇALIŞMANIN İSTİSNA DEĞİL, BİR RUTİN HALİNE GELDİĞİ BİR MESLEK HALİNE GELDİ
Teklifin birinci maddesine verilen önerge üzerine söz alarak polisliğin yalnızca bir kamu görevi değil, aynı zamanda büyük bir fedakarlık, sabır ve özveri gerektiren bir meslek olduğuna dikkati çeken CHP Adana Milletvekili Müzeyyen Şevkin, "Polislerimiz terörle mücadeleden asayiş hizmetlerine, trafik düzeninden afet ve acil durumlara kadar pek çok geniş alanda görev yapmaktadırlar; kimi zaman kendi can güvenliklerini tehlikeye atarak vatandaşlarımızın huzur ve güvenliği için çalışmaktadırlar. Ancak, polislerimizin yaşadığı birçok sorun uzun yıllardır kamuoyunun gündemindedir. Yoğun çalışma temposu, düzensiz mesai saatleri, aile hayatını olumsuz etkileyen görev şartları, ekonomik kaygılar ve mesleğin getirdiği psikolojik yükler personel üzerinde ciddi baskılar oluşturmaktadır" dedi.
Şevkin, son yıllarda yaşanan polis intiharlarının da bu sorunların yalnızca bireysel değil, kurumsal ve yapısal boyutlarını da ortaya koyduğunu belirterek "Bu nedenle emniyet hizmetleri sınıfının özlük, mali ve sosyal hakları bir an önce verilmelidir. Günümüz ekonomik koşulları dikkate alınarak maaşlarının görevin risk ve sorumluluk düzeyine uygun şekilde artırılması önemlidir. Polislik sıradan bir mesai düzeni içerisinde yürütülen bir görev değildir, onların tatil, bayram demeden sürdürdükleri bu hizmetin ekonomik karşılığı da adil olmalıdır. Bu kapsamda fazla mesainin gerçek karşılığını verecek bir ücretlendirme sistemi oluşturulmalıdır. Fazla çalışmanın istisna değil, neredeyse bir rutin haline geldiği bu meslek grubunda bu durumun düzeltilmesi kaçınılmazdır" diye konuştu.
ŞAHİN: DEVLETİN EN AĞIR YÜKÜNÜ TAŞIYAN İNSANLAR YALNIZ BIRAKILIYOR
Yeni Yol Grubu adına Ankara Milletvekili İdris Şahin, kanun teklifinin üçüncü maddesine ilişkin, şu ifadelere yer verdi:
"Emniyet Teşkilatımızın sorunları çığ gibi büyüyor. Sahadan gelen her feryatta, ailelerin ulaştırdığı her dosyada, sınavdan elenen gençliğinin anlattığı her hikayede aynı tabloyla karşılaşıyoruz. Devletin en ağır yükünü taşıyan insanlar yalnız bırakılıyor ve kanunsuz emri uygulanmakla zorlanıyorlar. Polis bu ülkede yalnızca mesai yapan bir kamu görevlisi değildir. Bayram sabahı çocuğunun yanında değil nöbette olan, afette, kavgada, kazada, karakol kapısında vatandaşın ilk muhatabı olan, o dur polislerimiz bizim. Devletin eli vatandaşa çoğu zaman polisle uzanır. O elin güven veren bir el olması için önce o üniformanın içindeki insanın hakkını görmek ve gözetmek gerekir. Polis huzur bulmadan toplum huzur bulamaz ve polisin sorunlarını sadece hamasetli sözlerle burada geçiştirerek bu sorunları çözüme kavuşturamayız. Bakınız, fazla mesaisi karşılıksız bırakılan polis, tayin kaygısıyla ailesinin düzeni bozulan, eksik personelle ağır yük taşıyan teşkilatın yorgunluğunun kamu hizmetine de yansıdığını görüyoruz. Emniyet mensubunun emeğini fedakarlık cümleleriyle geçiştiremeyiz diyoruz. Fazla mesai varsa karşılığı mutlaka olmalıdır. Eksik personelle hizmet yürütülüyorsa bedeli sahadaki polise yüklenmemelidir. Her gün 'Kahraman teşkilatımız' deyip iş özlük hakkına gelince sessiz kalmak adil değildir."
GEZMİŞ: ENGELLİ BİREYLERİN İHTİYAÇLARI ÜZERİNDEN ORMAN ALANLARININ YAPILAŞMASININ ÖNÜ AÇILACAK
Teklifin dördüncü maddesi üzerine söz alan CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, "İlk bakışta sosyal devlet anlayışıyla uyumlu görünen bu düzenleme gerçekte önemli soru işaretlerini beraberinde getirmektedir. Elbette engelli ve yaşlı vatandaşlarımızın nitelikli bakım hizmetlerine erişimi son derece önemlidir ancak önümüze getirilen bu düzenleme hepimizin hassasiyet gösterdiği engelli bireylerin ihtiyaçları üzerinden orman alanlarının yeniden yapılaşmaya açılmasının önünü açmaktadır. Amaç, vatandaşlarımızı doğayla buluşturmaksa ki bu son derece kıymetlidir, mevcut kamu arazileri veya atıl durumdaki taşınmazlar neden değerlendirilmemektedir? Bugün sadece 'devlete ait tesisler' denilerek getirilen bu düzenlemenin yarın farklı uygulamalarla özel işletmelere devredilmeyeceğinin ya da ticari faaliyetlere konu edilmeyeceğinin bu maddeyle açık bir güvencesinin bulunmadığını görüyoruz. Ormanları korumak yerine ekonomik bir kaynak olarak gören anlayış bir yandan maden projeleriyle ormanlarımızı talan etmekteyken şimdi de 'sosyal tesis' adı altında ormanlarımız üzerindeki baskıyı artırmaktadır" dedi.
AYDIN: DEVLET, ESNAFIN GERÇEK KAZANCINI TESPİT ETMEK YERİNE KOLAY OLANI SEÇMEKTEDİR
İYİ Parti Trabzon Milletvekili Yavuz Aydın, teklifin 5'inci maddesiyle taksiyle yolcu taşımacılığı yapan mükelleflerin hasılat esaslı kazanç tespiti usulünden yararlanabilmesi düzenlendiğini hatırlatarak "İlk bakışta bu düzenleme taksici esnafının basit usulden gerçek usule geçişte yaşayacağı sorunlara bir çözüm gibi sunulmaktadır. Ancak meseleye yakından baktığımızda, bunun kalıcı bir çözüm değil de geçici bir yama olduğunu görmekteyiz. Çünkü gerçek usulde vergilendirme ancak güçlü bir gelir tespit sistemiyle, sağlıklı bir denetim altyapısıyla ve adil bir gider mekanizmasıyla anlam kazanır. Siz esnafın gerçek gelirini, giderini, amortismanını, yakıtını, bakım masrafını, sigortasını, hatta mecbur bıraktığınız muhasebe ücretini dikkate almadan sadece hasılat üzerinden bir sistem kurarsanız buna 'vergi adaleti' diyemezsiniz. Devlet esnafın gerçek kazancını tespit etmek yerine kolay olanı seçmektedir; geliri ve gideri birlikte değerlendirmek yerine, hasılatın belli bir oranını kazanç kabul etmektedir. Bu yaklaşım vergi sistemini sadeleştirmekten çok keyfîleştirmektedir; adalet üretmekten çok yeni mağduriyetlere kapı açmaktadır" diye konuştu.
TBMM Genel Kurulu'nda kanun teklifinin ilk altı maddesinin kabul edilmesinin ardından TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, Kanun Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşleri sırasıyla görüşmek için 18 Haziran Perşembe günü saat 14.00'te toplanmak üzere birleşimi kapattı.





