Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, şehit aileleri ve gazilerin durumunun siyasi amaçlarla istismar edildiğini savunarak, "Burada maalesef, bazıları şahsi ve siyasi amaçları doğrultusunda PR yapmak için, siyasi emel ve amaçlarına ulaşmak için istismar ediyorlar, o gençleri istismar ediyorlar" dedi. Akar, şehit ve gazi dernekleri için kullandığı "meşru" ifadesinin tartışmalara neden olması sonrasında ise "Bunlar arasında en bilinen, en çok üyesi olan kimler varsa, bunları davet edip o manada ki Güvenpark'ta olanlar dâhil, bunun içinde. Dolayısıyla, asla öyle bir şey söz konusu değil. Yani bizim burada muhatap olduğumuz dernekler, söz konusu olan dernekler kimlerse onlar davet edildi ve dolayısıyla onları biz teferruatlı bir şekilde dinledik" diye konuştu.
TBMM Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplanan TBMM Genel Kurulu'nda, şehit yakınları ve gazilerin özlük haklarına ilişkin düzenlemeleri içeren kanun teklifinin görüşmelerine geçildi. TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, milletvekillerinin sorularını yanıtladı. Akar'a, Güvenpark'ta oturma eylemini sürdüren şehit yakınları ve gazileri neden ziyaret etmediğine ilişkin sorular yöneltildi.
"BİZ BU ÇALIŞMALARI BÜTÜN KOMİSYON ÜYELERİYLE BERABER 6 TEMMUZ 2023'TE BAŞLATTIK"
Akar, kanun teklifinin yarın görüşülecek kanun teklifiyle herhangi bir illiyetinin bulunmadığını belirterek, şöyle konuştu:
"Bu kanun teklifi ile yarın görüşülecek olan kanun arasında herhangi bir illiyet söz konusu değil, bu tamamen olayların getirdiği zorunlu bir birliktelik. Biz bu çalışmaları arkadaşlarımızla beraber, muhalefetle beraber, bütün komisyon üyeleriyle beraber 6 Temmuz 2023'te başlattık. 6 Temmuz 2023'ten itibaren olabildiğince bu olayı şekillendirmek için gayretlerimizi sürdürdük, sürdürüyoruz. Bir, kamu kurum ve kuruluşlarıyla; iki, şehit ailesi ve gazilerin dernek, vakıf ve sendikalarıyla devamlı konuştuk, görüştük ve teferruatı bize anlatıldı. Burada bir yasal çerçeve var, bir yasal düzenleme var, bir dernek var, meşru temsiller var. Dolayısıyla, burada hangi dernek, hangi vakıf, hangi sendika meşru olarak şehit ailelerini ve gazileri temsil ediyorsa onları davet ettik, onlarla konuştuk ve bu çerçevede yapıldı” diye konuştu.
Akar'ın "meşru" ifadesi üzerine milletvekillerinden "Diğeri gayrimeşru mu?", "Güvenpark'takiler gayrimeşru mu?" tepkileri geldi.
"ŞEHİT VE GAZİ DERNEKLERİ İÇİN ‘MEŞRU-GAYRİMEŞRU’ DİYE BİR AYRIM YAPMAYACAĞINA İNANIYORUZ"
İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz, Akar'ın kullandığı "meşru" ifadesine ilişkin düzeltme talep etti.
Poyraz, "Sayın Bakanım biraz önce, Sayın Hulusi Akar biraz önce bu STK'lere ilişkin, şehit, gazi derneklerine ilişkin bir 'meşru' kelimesi kullandı. Buna ilişkin de milletvekillerimiz 'Diğerleri gayrimeşru mu?' diye tepki gösterdi. Öncelikle, Sayın Bakanın oturduğu yerden böyle hiddetli bir şekilde tepki vermek yerine bunun sehven yapıldığını söylemesi, bu tartışma ve süreci de sükûnetli bir hâle getirecektir" dedi.
Poyraz, Akar'ın geçmişte üstlendiği görevleri hatırlatarak, "Milli Savunma Bakanlığı yapmış, o şerefli üniforma giymiş, Genelkurmay Başkanlığı yapmış, bakanlık yapmış ve bugün de Milli Savunma Komisyonu Başkanı olan Sayın Akar'ın şehit ve gazi dernekleri için de 'meşru-gayrimeşru' diye bir ayrım yapmayacağı varsayımıyla ve bu kurumlarda, bu makamlarda oturmuş bir ismin böyle bir hata yapamayacağını, kastı olmayacağına inanarak kendisinden bu konuyla ilgili düzeltme talep ediyoruz" ifadelerini kullandı.
“GÜVENPARK'TA OLANLAR DAHİL, BUNUN İÇİNDE”
"Meşru" ifadesine ilişkin açıklamasında, Güvenpark'ta oturma eylemi yapanların da görüşülen dernekler arasında bulunduğunu bildiren Akar, "Burada, şimdi, onlarca dernek, onlarca vakıf, onlarca sendika var. Bunlar arasında en bilinen, en çok üyesi olan kimler varsa, bunları davet edip o manada ki Güvenpark'ta olanlar dâhil, bunun içinde. Dolayısıyla, asla öyle bir şey söz konusu değil. Yani bizim burada muhatap olduğumuz dernekler, söz konusu olan dernekler kimlerse onlar davet edildi ve dolayısıyla onları biz teferruatlı bir şekilde dinledik" dedi.
Akar, 29 Temmuz dahil görüşmeler yaptıklarını belirterek, "Oradaki gazi derneklerinin temsilcileri, oradaki şehit ailesi temsilcileri açık ve net bir şekilde teşekkür ettiler, Kızılay'da duran arkadaşlar dahil. 50 sene üniformayla, 5 sene sivil olarak ben onlarla sizden çok daha fazla, gece gündüz beraber oldum; ölenler, kalanlar, şehitler, gaziler, onlarla beraberdik. Tabii ki onların ihtiyaçlarını karşılamak bizim hem resmî hem insani hem mesleki boynumuzun borcu, bunda hiçbir şüphe yok, bunun için gayret gösteriyoruz ve bunu da iyi niyetli, samimi olan buradaki bizim şehit ailelerimiz ve gazilerimiz çok iyi biliyorlar. Onlarla beraber her zaman hemhal oluyoruz, olduk. Bizim niyetimiz de bir şüphe etmeyin" ifadelerini kullandı.
“BAZILARI ŞAHSİ VE SİYASİ AMAÇLARI DOĞRULTUSUNDA PR YAPMAK İÇİN İSTİSMAR EDİYORLAR”
Akar'ın, şehit aileleri ve gazilerin durumunun siyasi amaçlarla istismar edildiğini savunarak, "Fakat burada, maalesef, bazıları şahsi ve siyasi amaçları doğrultusunda PR yapmak için, siyasi emel ve amaçlarına ulaşmak için istismar ediyorlar, o gençleri istismar ediyorlar" sözleri üzerine milletvekillerinden tepki geldi.
Akar, Milli Savunma Komisyonu olarak muhalefet milletvekillerinin de bulunduğu bir heyetle ABD'ye gittiklerini anlatarak, "Temsilciler Meclisi'nde oradaki Komite Başkanıyla konuştuk. İstihbarat Başkanı, Silahlı Hizmetler Başkanı, Dış Hizmetler, Dış İlişkiler Başkanı; 5 komite başkanıyla konuştuk. Bunlardan biri de ayaklarını kaybetmiş bir kişi" dedi.
Akar, bu ziyarete ilişkin eleştirilere tepki göstererdi ve sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yahu, arkadaş, bunun gazi ziyaretiyle ne alakası var? Temsilciler Meclisi'ne gidiyorsunuz ve ‘En önemli konular, bizim konularımızdaki en etkili kişi’ dediler, başımızdaki büyükelçimiz ve ziyaret ettik ve o olayı çevirip de efendim, ‘Gazileri ziyaret etmiyorsunuz, gazileri ziyarete gidiyoruz’ demek... Gerçekten o kelimeyi kullanmak istemiyorum, siz doldurun orayı; nokta nokta... Çok ayıp, çok ayıp.
Biz komisyon olarak, muhalefet milletvekillerimiz dâhil, onlarla beraber, çok samimi bir şekilde, bu şehit ailelerimizin ve gazilerimizin hayatlarını güçlendirmek, rahatlatmak için gerçekten samimi çalışmaları yaptık, yapmaya devam ediyoruz. Buradaki dernek isimlerini falan saymak istemiyorum. Burada bizim bir ayrım yaptığımız falan yok. Buradaki şartların akışı içinde kimler müsaitse, kimler geldiyse görüştük, konuştuk ve saatlerce konuştuk. Saatlerce konuştuk ve dinledik ve bunların konuşmalarının hepsinin de notunu aldık. Aynı zamanda, muhalefet milletvekillerimizin görüşleri, önerileri, onları da aldık.
Çalışmaların şehit aile ve gazilerin sadece özlük hakları meselesi olmadığını, maaş meselesi olmadığını, bir bütün hâlinde ele alıp şehit ailelerimize ve gazilerimize olan saygı ve şükranlarımızın bir göstergesi olarak gerekli önerilerin yapılmasını hedefledik, bunun için çalışıyoruz. Bu şimdi gelen, biraz önce sunduğumuz ve uyarınca bugünkü sunulan kanunun dışında tabii ki çalışmalar bitmeyecek, çalışmalar devam edecek, önümüzdeki dönemde de elimizden gelen ne varsa bunları yapmak için gayret gösterdik, göstereceğiz.
"DAİMA ŞEHİT ALİLERİNİN VE GAZİLERİMİZİN YANINDA OLDUK"
Bilgi almanızı istiyoruz, gelin konuşalım, görüşelim, bilgilerimizi verelim size. Bilgi olsun diyoruz, akıl diyoruz, bilgi diyoruz, tecrübe diyoruz, iyi niyet diyoruz, vicdan diyoruz, insaf diyoruz yani buradaki yapılan çalışmalarda gerçekten çok çalıştık. Daima şehit ailelerinin yanında olduk, gazilerimizin yanında olduk, olmaya devam edeceğiz. İmkânlar, şartlar her neyse, devlet imkanları neyse, durum ve şartlar neyse o manada en azami ölçüde şehit ailelerini ve gazilerini desteklemek için de yapmamız gereken ne varsa bunları bugüne kadar yaptık, bundan sonra da hep beraber yapmaya devam edeceğiz. Bu konuda hiçbir sınırımız yok, ne yapmamız gerekiyorsa yapalım fakat olayları saptırmayalım."