İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, muhalefet milletvekillerine ait binin üzerinde fezleke bulunduğunu ifade ederek, kendisi hakkında da çok sayıda fezleke hazırlandığını söyledi. Bakanlarla ilgili yolsuzluk iddialarını gündeme getirmesi ve çeşitli konularda yaptığı açıklamalar nedeniyle fezlekelerle karşı karşıya kaldığını belirten Çömez, "Bunları yaparsanız bu ülkede demokrasiyi kurum ve kurallarıyla işler hale getiremezsiniz" ifadesini kullandı.
"FEZLEKELER MECLİS'E GELMEDEN KAMUOYUNA YANSIYOR"
Fezlekelerin gizlilik içinde Meclis'e ulaştırıldığını ve yalnızca muhatabına teslim edildiğini belirten Çömez, Özgür Özel ve Veli Ağbaba hakkındaki fezlekelerin ise Meclis'e ulaşmadan kamuoyuna yansıdığını kaydetti.
Çömez, "Bu son derece yanlıştır. Bu, demokrasiye vurulmuş bir darbedir, demokrasinin kurum ve kurallarının işleyişine getirilmiş bir darbedir" değerlendirmesinde bulundu.
TBMM Başkanı ile Adalet Bakanı'na çağrıda bulunan Çömez, fezlekelerin ifşa edilmesinden sorumlu olanların tespit edilmesini istedi. Çömez, "Daha Meclis'e gelmemiş fezlekelerin kamuoyuna yansıtılması ve medyadaki infaz mangaları marifetiyle insanların itibarlarının infaz edilmesi kabul edilemez" dedi.
MHP: "SORUŞTURMALARDA GİZLİLİK ESASTIR"
MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç da TBMM'de halen çok sayıda milletvekiline ait fezleke bulunduğunu, bunun yalnızca bu yıla özgü bir durum olmadığını belirtti.
Ceza Muhakemeleri Kanunu'na göre soruşturmalarda gizliliğin esas olduğunu ifade eden Kılıç, "Biz Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak bu gizliliğin korunması gerektiğine inanıyoruz ve bu konuda da defaatle beyanda bulunduk" diye konuştu.
DEM PARTİ: "FEZLEKELERLE SİYASET DİZAYN EDİLMEYE ÇALIŞILIYOR"
DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, fezlekelerin hukuku işletmek amacıyla değil, Meclis'i hedef almak amacıyla hazırlandığını savundu.
Dokunulmazlıkların kaldırılmasıyla başlayan sürecin 2016'dan bu yana devam ettiğini söyleyen Temelli, bu anlayışın süreceğini düşündüğünü belirtti. Fezlekelerin Anayasa'ya aykırı olduğunu ve kürsü dokunulmazlığının bulunduğunu ifade eden Temelli, "Savcıların bu yöntemi, aslında siyaseti dizayn etmek, hukuku baypas etmekten başka bir şey değildir" ifadelerini kullandı.
Milletvekillerinin halkın temsilcisi olduğunu vurgulayan Temelli, fezlekelerin siyasete müdahale anlamına geldiğini dile getirdi. Fezlekelerin kamuoyuna servis edilerek, kişiler hakkında ön yargı oluşturulduğunu ve sosyal medya üzerinden "itibar suikastı" yapıldığını öne süren Temelli, "Bunu en iyi biz biliyoruz. 2016 yılından beri sürdürülen bu anlayış sonucu bakın arkadaşlarımız hala cezaevinde. Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ cezaevinde, Can Atalay cezaevinde. Neden? Suçlu mu bunlar? Hayır değil. Tamamen işte bu zihniyetin sonucu olarak siyasete karşı yürütülen bir hukuksuzluktur, bir an önce buna son verilmelidir" diye konuştu.
YENİ PARTİ: "FEZLEKELER MİLLETVEKİLLERİNE KARŞI TEHDİT UNSURU OLARAK KULLANILIYOR"
YENİ Parti Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, milletvekillerine tanınan yasama dokunulmazlığının görevlerini özgürce yerine getirebilmeleri amacıyla Anayasa'da düzenlendiğini hatırlatarak, bugün muhalefet milletvekilleri hakkında binlerce fezleke bulunduğunu söyledi.
"Bu fezlekeler bir tehdit olarak basında, kamuoyunda milletvekillerine karşı kullanılıyor" diyen Başarır, milletvekilleri hakkında düzenlenen fezlekelerin yargılama sürecinin görev süresinin ardından da işletilebildiğini ifade etti.
Suçüstü ve çok ağır suçlar dışında milletvekili dokunulmazlığının kaldırılması ya da henüz Meclis'e ulaşmayan fezlekelerin ifşa edilmesinin "çok vahim" olduğunu söyleyen Ali Mahir Başarır, şöyle devam etti:
"'Bugün biz iktidardayız, çoğunluğumuz var'. Yarın olmayabilir. İşte, yarın da sizin hakkınızı, hukukunuzu savunmak, tehdit altında o kürsüde konuşmamanız için hepimiz bu konuda bir duruş göstermeliyiz. Anayasa ve bizim için çizilen sınır çok önemli, bunu birlikte korumalıyız. Tabii ki milletvekilinin suç işleme özgürlüğü yoktur ama ben bakıyorum, bazı fezlekeleri konuşuyorum, tüm partilerde aynı, benzer fezlekeler var. 'Gelsin, dokunulmazlığı kalksın' diyemeyiz çünkü ceza yasamız da Anayasa da çok güzel bir düzenleme yapmış, zaman aşımı duruyor. Birçok suçta durmaz, yirmi beş yıl sonra bile zaman aşımı işler ama milletvekili için böyle bir şey yok. O yüzden, gelin, burada, hukukumuzu, yaptığımız görevin ne kadar kutsal bir görev olduğunu hep beraber idrak edelim, bu konuda hep beraber duruş sergileyelim."
CHP: "YARGISIZ İNFAZI DOĞRU BULMUYORUZ"
CHP Grup Başkanvekili Sevda Erdan Kılıç da birkaç ay önce kendisi hakkında hazırlanan bir fezlekeyi basından öğrendiğini belirterek, konunun ne olduğunu öğrenebilmek için günlerce uğraştığını söyledi.
Henüz içeriği bilinmeyen ve Meclis'e ulaşmayan fezlekelerin kamuoyuna yansıtılmasını eleştiren Kılıç, "Herhangi bir milletvekilinin, hele de bir genel başkanın yargısız bir şekilde infaz edilmesini Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak doğru bulmuyoruz" dedi.
Partilerinin dokunulmazlık konusundaki yaklaşımının, tüzük ve programlarında açık şekilde yer aldığını belirten Kılıç, milletvekillerinin Meclis'te millet adına söz aldığını ifade etti. Kılıç, herkesin yaptığı işin hesabını vermesi gerektiğini ancak fezlekelerin ifşa edilmesi ve bunun "yargısız infaza" dönüşmesini doğru bulmadıklarını dile getirdi.
AKP: "CMK'NIN 157'NCİ MADDESİ SORUŞTURMANIN GİZLİLİĞİNİ DÜZENLİYOR"
AKP Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu ise Türkiye Cumhuriyeti kanunları önünde hiç kimsenin ayrıcalıklı olmadığını belirterek, herkesin işlediği suçun karşılığını hukuk önünde vermesi gerektiğini söyledi.
Konuya genel çerçevede yaklaştığını ifade eden Yenişehirlioğlu, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 157'nci maddesinin soruşturmanın gizliliğini düzenlediğini belirterek, "157'nci madde gereğince savunma haklarına zarar vermemek ve kanundaki istisnalar saklı kalmak kaydıyla soruşturma evresinde usul işlemlerinin gizli yürütülmesini ifade eder. Bu temel ilke delillerin toplanmasını ve suçsuzluk karinesini korumayı amaçlar, buna riayet edilmesi hepimizin temennisidir" diye konuştu.
BAŞKANVEKİLİ BİNGÖL: "MASUMİYET KARİNESİ KONUSUNDA TÜM GRUPLAR ORTAKLAŞTI"
Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl ise grup başkanvekillerinin açıklamalarında soruşturmaların gizliliği ve masumiyet karinesinin önemine vurgu yaptıklarını belirterek, "Bunlar çok değerlidir ve bütün gruplar bu konuda ortaklaşmıştır" dedi.
TBMM'nin ortaya koyduğu ortak yaklaşımın bundan sonraki süreçte de gözetilmesi gerektiğini ifade eden Bingöl, "Umut ediyorum ki Türkiye Büyük Millet Meclisinin bu konudaki ortaklaşılan bu tavrına bundan sonra her aşamada dikkat edilmesi ve ona göre davranılması çok önemlidir. Zira, Türkiye Büyük Millet Meclisinde bulunan bütün milletvekillerinin hakkını, hukukunu gözetmek hepimizin asli görevidir çünkü milletvekilleri halk adına siyaset yapıyorlar, yeri geliyor birçok konuda düşünce beyan ediyorlar, muhalefet ediyorlar, eleştiriyorlar, öneriyorlar. 'Kürsü dokunulmazlığı' diye bir mevzu var ama kürsüde konuşan arkadaşlara bile fezleke gönderiliyor, akıllara zarar bir iş bu. O açıdan, bunun artık sonlanması için bu dayanışmayı, bu kültürü bizim yaygınlaştırarak devam etmemiz gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu.
Fezlekelerin Meclis'e ulaşma sürecine de değinen Bingöl, dosyaların savcılıktan Adalet Bakanlığı'na, oradan da TBMM'ye gönderildiğini belirterek, herhangi bir ifşanın Meclis'e ulaşmadan önce gerçekleşmiş olabileceğini söyledi.
Bingöl, TBMM bürokratlarının bu süreçle ilişkilendirilmemesi gerektiğini belirterek, "Türkiye Büyük Millet Meclisinde bu görevi hassas bir şekilde ifa eden arkadaşlarımızın bu konunun dışında olduğunu da ifade etmek istiyorum" şeklinde konuştu.