Gezi davasından 18 yıl hapis cezasına alan ve 4,5 yıldır Silivri Cezaevi’nde tutulan şehir plancısı Tayfun Kahraman, MS hastası olduğu için rutin hastane kontrolüne giderken, iki yıl önce cezaevi aracının içinde ‘bileklerini sıkıştıran kelepçenin gevşetilmeyip sıkıldığı, sıcakta aracın içinde uzun süre bekletildiği, fenalaştığı’ süreç ve hastalığıyla ilgili, "MS konusunda çok uzman hocalar takip ediyor, sağlığım iyi. İlk ataktan sağ kolumda kalan bir iz var, o geçmedi. Aslında burada bu kadar başım dik yatıyorken, öyle bir görüntü vermek istemezdim ama öyle oldu. Artık kontrollerime ringle götürülmüyorum. Çünkü doktorlar da kelepçe kullanılmaması konusunda bir rapor verdi" dedi. Cezaevinden tahliye edildikten sonra çalışmaya kaldığı yerden devam edeceğini söyleyen Kahraman, "Çıkınca 4.5 yıllık bir mola verdim diyerek kolları sıvayacağım. Vera’yı okula götüreceğim, en çok bunu yapmak istiyorum. Vera, 'Silivri’den nefret ediyorum ama sana olan sevgim Silivri’ye olan nefretimden daha fazla, o yüzden gelmeye devam edeceğim baba’ diyor. Artık normal bir çocuk gibi büyümesini istiyorum” ifadelerini kullandı. Kahraman, Meclis’te kabul edilen çerçeve yasaya ilişkin olarak ise, "İlk defa Türkiye Kürt sorunu ile yüzleşiyor, çözüm için bir adım atılıyor. Bence çok önemli bir adım. Bununla birlikte demokratikleşmenin en önemli emaresi olacak haksız ve hukuksuz tutukluluklara son verilmesini ve AYM ve AİHM kararlarına uyulmasını bekliyorum” dedi.
2010-2019 yıllarında Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi Başkanlığı yapan ve 2019’da İBB’de Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Daire Başkanı olan Tayfun Kahraman, 25 Nisan 2022’de Gezi davası kapsamında “hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım” suçlamasıyla 18 yıl hapis cezasına çarptırılarak tutuklandı. 4,5 yıldır Silivri Cezaevi’nde olan Kahraman, İlke TV'ye yaptığı görüşmede, MS hastalığının son durumunu ve cezaevinde günlerinin nasıl geçtiğini şöyle anlattı:
“Aslında burada bu kadar başım dik yatıyorken, öyle bir görüntü vermek istemezdim ama öyle oldu. Hemen söyleyeyim, sağlığım iyi. Geçen ay son kontrolüm vardı ve artık kontrollerime ayda bir götürülüyorum ve ringle götürülmüyorum. Kelepçe takılmıyor. Çünkü doktorlar da kelepçe kullanılmaması konusunda uyardı ve bir rapor verdi. Şimdi çok daha iyiyim. MS konusunda çok uzman hocalar takip ediyor beni. MR’larım çekildi ve şimdi rahatlıkla söyleyebilirim ki son geçirdiğim atak öncesine dönmüşüm. Sol bacağım ataktan kötü etkilenmişti ama artık atak öncesi haline döndü. İlk ataktan sağ kolumda kalan bir iz var, o geçmedi.
Mümkün olduğunca kendime dikkat ediyorum. Uzun yıllar sonra sigarayı bıraktım. Günde bir buçuk saat spor yapıyorum. Biliyorsunuz, hükümlülerin dokuzla beş arasında avukat görüşü var. Günümü buna göre planlıyorum. Çok kitap okuyorum. Buraya geldiğimden beri 650 falan oldu. Hem İngilizce hem de Fransızca okumaya çalışıyorum. Almanca öğrenmeye başladım. Sabah kalktığımda ilk yaptığım şey müzik dinlemek. TRT 3 ve Radyo Eksen ama Radyo Eksen az çekiyor. Belki buradan duyarlarsa bu konuda da bir şey yaparlar. TRT 3’ü dinleyebilmek için yüzlerce dilekçe verdim, sonunda bu hakkı kazandım. Ney de üflemeye başladım. Saksafon çalmak istedim gençliğimde. Çok çok istedim. Ama gençken param yoktu. Daha sonra saksafon alacak param olduğunda da zamanım olmadı.
Vera ben cezaevine girdiğimde iki buçuk yaşındaydı, şimdi artık okula başladı. Okula başlamadan önce mektuplarını annesi gönderiyordu ama artık kendi mektup yazıyor. ‘Silivri’den nefret ediyorum ama sana olan sevgim Silivri’ye olan nefretimden daha fazla, o yüzden gelmeye devam edeceğim baba’ diyor. Vera’nın artık normal bir çocuk gibi büyümesini istiyorum.
Çıkınca 4.5 yıllık bir mola verdim diyerek kolları sıvayacağım, bıraktığım yerden devam edeceğim. İstanbul ve bu güzel ülke için çalışmaya devam edeceğim. Vera’yı okula götüreceğim, en çok bunu yapmak istiyorum. Sağlığıma dikkat etmemin nedeni, Vera’yla geçireceğim zamanı olabildiğince uzatmak. Kaybettiğimiz zamanı telafi etmek için sağlıklı olmalıyım. 4 aydır gerekçeli kararın yazılmasını bekliyoruz. Umarım bu hayırlı bir bekleyiştir, ben böyle umuyorum
Kahraman, geçen hafta Meclis’te kabul edilen çerçeve yasayla da ilgili olarak şunları söyledi:
“İlk defa Türkiye Kürt sorunu ile yüzleşiyor, çözüm için bir adım atılıyor. Çatışmaların bitmesi, ölümlerin olmaması kadar kıymetli bir şey olabilir mi? Eğer bu yasa bir kapı açacaksa o kapıdan demokrasi ve adalet de girmeli. Türkiye’de demokrasi arzu eden herkes ve bizler, demokratik bir ülke umudumuzdan asla vazgeçmemeliyiz, aksine bunu gerçek kılmak için çabalamalıyız. Bence çok önemli bir adım. Bununla birlikte demokratikleşmenin en önemli emaresi olacak haksız ve hukuksuz tutukluluklara son verilmesini ve AYM ve AİHM kararlarına uyulmasını bekliyorum tabii. Aslında tüm hukuksuzluklara son verilmesini bekliyorum."