Ekonomi

Tarımda fiyat krizi büyüyor: Mercimek üreticisi de zarar hesabı yapıyor

TMO’nun beş yıl aradan sonra yeşil mercimek için açıkladığı ton başına 32 bin TL’lik alım fiyatı üreticinin beklentisini karşılamadı. Uzmanlar fiyatın maliyet seviyesinde kaldığını belirtirken, üreticiler girdi maliyetlerindeki artışa dikkat çekti.

Birgün'den Ebru Çelik'in haberine göre; TMO’nun yeşil mercimekte açıkladığı alım fiyatı üreticinin beklentisini karşılamadı. Ton başına açıklanan 32 bin TL uluslararası piyasalardaki 57-60 bin liralık seviyenin çok altında kalırken üreticiler "Bir kg yeşil mercimeğe 4 kg buğday alıyorduk, şimdi 2 kg buğday etmiyor" tepkisini gösterdi

Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) beş yıl aradan sonra yeşil mercimekte ton başına 32 bin liralık alım fiyatı açıklaması, üreticinin beklentisinin altında kaldı. TMO, üreticinin elindeki ürünün tamamının alınacağını ve alımların 21 gün içinde gerçekleştirileceğini duyurdu. TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kapıkıran, TMO'nun açıkladığı fiyatın üretici açısından kâr değil, ancak maliyet fiyatı olduğunu söyledi.

Polatlı Ticaret Borsası’nda yeşil mercimeğin kilogram fiyatı 32-36 lira arasında değişirken ortalama fiyat 29 lira oldu. Uluslararası piyasalarda yeşil mercimeğin tonunun yaklaşık 1 ila 1,08 avro seviyesinde olduğunu belirten Kapıkıran, bunun kilogram başına yaklaşık 57-60 liraya denk geldiğini ifade etti. Kapıkıran, “Çiftçinin çıkış fiyatı olan 32 lira gerçekten çok düşük ve maliyet düzeyinde bir fiyat. Uluslararası fiyatların da yaklaşık yarısı seviyesinde” dedi. Fiyatın ek bir ödeme ile düzeltilmesi gerektiğini belirterek, üreticinin refah payı, büyüme payı ve enflasyon karşısındaki kaybının telafi edilmesi gerektiğini söyleyen Kapırakan, buna göre yeşil mercimekte alım fiyatının 45 bin liranın altında olmaması gerektiğini kaydetti.

FİRE DE ZARARA SOKUYOR

Yeşil mercimekte hasat edilen ürünün tamamının satılabilir olmadığını belirten Kapıkıran, ürünün yaklaşık yüzde 15’inin fire olarak ayrıldığını, işleme sürecinde de kayıplar yaşandığını söyledi. Kapıkıran, “Hasattan sonra ürünün yaklaşık yüzde 15’i fire olarak düşüleceği için çiftçi bu fiyatla zarar edecektir” dedi. Türkiye’de bu yıl yaklaşık 48 bin ton yeşil mercimek üretimi bekleniyor. Rekor seviyedeki bu üretimin ülkenin yeşil mercimek ihtiyacının yaklaşık yüzde 70-71’ini karşılayacağı öngörülüyor.

GEN KAYNAĞI ANADOLU

Yeşil mercimeğin büyük ölçüde yağışa bağlı olarak üretilen bir kuru tarım ürünü olduğunu belirten Kapıkıran, Türkiye’nin üründe kendine yeterlilik oranının yıllara göre yüzde 70-77 arasında değiştiğini söyledi. Türkiye, ihtiyacının yaklaşık yüzde 22-30’unu ithalatla karşılıyor. İthalatın büyük bölümü Kanada’dan yapılırken Rusya, Ukrayna ve Kazakistan da diğer tedarikçiler arasında bulunuyor. Kanada’dan yapılan ithalat, toplam ihtiyacın yaklaşık yüzde 58-60’ını karşılıyor. Kapıkıran, mercimeğin gen kaynağının Anadolu olduğunu hatırlatarak, “Yanlış tarım politikaları nedeniyle bugün dışarıdan ithal eder duruma gelmiş vaziyetteyiz” dedi.

ÜRETİCİ TÜCCARA MAHKÛM

TMO’nun beş yıl boyunca alım fiyatı açıklamaması nedeniyle üreticinin büyük ölçüde tüccarın belirlediği fiyatlara mahkûm edildiğini belirten Kapıkıran, çiftçinin özellikle borçlarını ödemek için hasat sonrasında ürününü hızlı biçimde satmak zorunda kaldığını söyledi. Girdi maliyetlerinin ekim döneminden bu yana yüzde 30-35 arttığını belirten Kapıkıran, son beş yılda bazı girdilerdeki artışın 10 katı, son 10 yılda ise 30 katı aştığını ifade etti.

ÜÇ YILLIK FİYAT ÖNERİSİ

Üreticinin üretimde kalabilmesi için sürdürülebilir ve öngörülebilir bir fiyat politikası gerektiğini vurgulayan Kapıkıran, kamu tarafından tavsiye ve taban alım fiyatlarının açıklanmasını ve çiftçinin alım garantili üretim yapabilmesini istedi.

Kapıkıran, önümüzdeki üç yılın alım fiyatlarının şimdiden planlanarak açıklanmasının üreticinin üretim kararını daha sağlıklı vermesini sağlayacağını söyledi. “Uluslararası fiyatlar bu seviyedeyken çiftçiyi düşük fiyatla üretim yapmaya zorlamak doğru değil” diyen Kapıkıran, devletin üreticinin çıkış fiyatını maliyet, yaşam payı ve enflasyon kaybını karşılayacak düzeyde belirlemesi gerektiğini vurguladı.

2 KİLO BUĞDAY ALAMIYORUZ

Kırşehir Çiçekdağı ilçesi Mahmutbey köyünde yeşil mercimek üreticiliği yapan Mümtaz Bağdatoğlu, TMO'nun açıkladığı ton başına 32 bin TL alım fiyatının üretici için bir anlam ifade etmediğini söyledi. 2024 yılında kilogram fiyatını 32 liraya sattıklarını söyleyen Bağdatoğlu, "O zaman mazot 20 liraydı, işçilik ve ekipman maliyetleri de çok daha düşüktü. Şu anda aynı alım fiyatları aynı, maliyetler kat be katı" dedi.

"Biz 5-10 yıl önce bir kilo mercimekle 4 kilo buğday alabiliyorduk. Şimdi bir kilo mercimek 2 kilo buğday alamıyor" diye konuşan Bağdatoğlu, konuşmasına şu şekişde devam etti: "Denge tamamen bozuldu. Gübre, mazot ve diğer girdi maliyetleri çok arttı. Gübre fiyatları nedeniyle bazı çiftçiler gübresiz ekim yapmayı düşünüyor. Girdi maliyetleri bu kadar yüksekken ürün fiyatlarının da buna göre belirlenmesi gerekiyor. Tarım ve Orman Bakanlığının bu konuda devreye girip maliyetlere karşılık gelecek bir fiyat politikası uygulaması gerekiyor."

KARPUZ TARLADA KALDI

Türkiye’de yüksek enflasyonun etkisiyle tarım sektöründe artan girdi maliyetleri üreticileri etkiledi. Bursa’da karpuz üretiminin yapıldığı Mustafakemalpaşa ilçesi Ormankadı Mahallesi'nde üreticiler, alıcı bulunamadığı için ürünlerin tarlada kaldığını ifade etti. Üretici Uğur Yaman, ürün maliyetleri nedeniyle fiyatların artmasıyla alıcı bulamadıklarını ve bu nedenle karpuzun tarlada kaldığını söyledi. Dekar başına 18-20 bin lira maliyetin olduğunu kaydeden Yaman, artan girdi maliyetleri nedeniyle üreticilerin zarar ettiğini belirtti. Yaman, konuşmasına şu şekilde devam etti: “Maliyetimiz yüksek. Bize bunun 45-55 TL arası fide maliyeti var. Bunun 330-350 tane dönümüne atılıyor. Oradan zaten 18-20 bin lira bir maliyetimiz var bizim, sadece fidesi bu. Onun dışında tarla kendinin olmazsa kirası var. Damlama hortumu var. Gübresi var. Yer hazırlarken bizim bir maliyetimiz oluyor. Traktörümüzle bu tarlayı sürüyoruz, hazırlıyoruz onun bir maliyeti var. İlacı var. İşçi masrafı var. Bu sene satış için bize verilen fiyat kilosuna 2,5-3 lira. Zaten bunu işçiye toplatıyoruz, onun da bir maliyeti var. Bin liraya tonunu topluyor işçi. Piyasayı da bulamadık. Tüccar gelmedi. Rastgele ekim yapıyoruz.”

Geçen yıl karpuzu düşük fiyatla sattıklarını dile getiren Yaman, bu yıl düşük fiyata rağmen karpuzu satamadıklarını belirterek, “Ürünün ne kadar gideceği, ne kadar alım yapılacağı belli değil. Kilosu 2 lira, 2,5 liraya şu an satılıyor. Zaten bir plansız, projesiz bir ekiliş var. Köylü olarak yalnız başımızayız. Hiçbir planlama yok. Planlama olmadığı için herkes kafasına göre ekim yapıyor. Tonajlar ortalaması 10 ton alan da var ama ortalaması 7 ton, 8 ton bazında. Geçen sene karpuz zarardaydı ama bu sene satış da olmadı. Geçen yıl maliyetin aşağısında da olsa karpuzları satabildik. Bu yıl karpuzumuz tarlada kaldı” ifadelerini kullandı.