Tutuklandıktan sonra görevinden uzaklaştırılan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, cezaevinden Halk TV yazarı İsmail Saymaz'a mektup gönderdi. Özcan, hakkındaki iddianamede kendisi veya yakınlarına menfaat sağlandığına dair bir ifade bulunmadığını savunarak, "Benim boğazımdan tek bir haram lokma geçmediğini, savcılık iddianamede 'kendisine çıkar sağlama düşüncesi olmaksızın' cümlesi ile utana sıkıla kabul ediyor" dedi.

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, çocuklara burs vermek için Bolu'yu Seviyorum Vakfı adına marketleri belediyeye ait billboardlara reklam vermeye zorladığı iddiasıyla 2 Mart'tan bu yana cezaevinde bulunuyor. Özcan dahil 6'sı tutuklu 19 sanık hakkında Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açılırken, Özcan hakkında irtikap ve rüşvet suçlamalarıyla 263 yıla kadar hapis cezası isteniyor. İlk duruşma 6 Temmuz'da görülecek.

İsmail Saymaz'ın aktardığına göre Ankara'daki Sincan F Tipi Cezaevi'nde tutulan Özcan, gönderdiği mektupta hakkındaki suçlamaları reddetti. Özcan, 7 yıllık görev süresinde yaptığı ihaleler ve imar uygulamalarında kendisine ya da yakınlarına çıkar sağlandığına dair bir iddia bulunmadığını belirterek, "Atılı suçların tamamında öğrenciye burs ve yardım için Bol-Sev Vakfı'na kaynak sağlamakla suçlanıyorum" dedi.

Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne yeni dalga operasyon! Çok sayıda gözaltı...
Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne yeni dalga operasyon! Çok sayıda gözaltı...
İçeriği Görüntüle

Özcan mektubunda şu ifadeleri kullandı:

“Cezaevinde 90. güne girdiğim bugün her nedense size yazmak istedim:)

Yattığım koğuşta imkanlar sınırlı olsa da insanın yine bir rutini oluyor. Her sabah 07.45’te kalkıyorum. İlk yaptığım iş ‘korka korka’ Halk TV’de sizin programınızı açıyorum. ‘Korka korka’ diyorum çünkü ilk olarak ekranın altındaki kırmızı son dakika bandını okumaya çalışıyorum, gözlerimi ovuştururken!

Genellikle de korktuğum başıma geliyor. Hemen her sabah can sıkıcı bir operasyon haberi ile uyanıyorum. Sonra da olayın detaylarını öğrenmek için sizin yapacağınız yorumlara kulak kesiliyorum.

Bunca yıldır belediye yöneten başkanlar birkaç ay önce gizli bir toplantı yapıp toplu olarak yolsuzluk yapma kararı almışlar sanki!

Yandaş kanalları izlemeye kalksam inanın midem bulanıyor.

Çoğu zaman kusuyorum.

Hele her ‘yolsuzluk’ haberinde Bolu Belediyesi’nin görüntülerini gösteriyorlar ya, inanın sinirden duvar yumruklamaktan ellerim yara içinde kaldı.

Bir kamu görevlisinin yolsuzluğu için, görev ve nüfuzun verdiği yetki ile kendisini veya yakınlarını zengin etmesi, kendisine emanet edilen bütçeden yararlanması gerekmiyor mu?

Duruşmam Bolu’da 6 Temmuz 2026’da başlıyor.

İddianame haber bile olmadı.

Zira hiçbir satırında Tanju Özcan kendisine ve yakınlarına bir kuruş menfaat sağlanmış denmiyor.

Ben atılı suçların tamamında öğrenciye burs vb. yardımlar için Bol-Sev Vakfı’na menfaat (kaynak) sağlamak ile suçlanıyorum. Arkadaşlarım da aynı şekilde.

7 yıllık görev süremde yaptığım 1500 civarı ihale, binlerce imar uygulamasında birilerine rant sağlama iddiası da yok.

Yani ben bütün bu yolsuzlukları öğrenciler ve yardıma ihtiyacı olanlar için yapmışım. Sanırım, gerçekten Köroğlu’nun torunuymuşum:)

Savcılık o kadar kötü niyetli ki, soruşturma aşamasında MASAK’tan bir rapor aldı. Benim ve arkadaşlarımın tüm hesaplarını inceletti. (Son beş yıllık) MASAK raporunda incelenen tüm hesaplarla ilgili bir tek şüpheli işlem olmadığı tespit edildiği için iddianamede tek kelime ile bahsetmedi. Keza aynı suçlamalardan beni aklayan İçişleri Bakanlığı’nın soruşturmasına da tek kelime atıf yok!

Yani İsmail bey, sözün özeti olarak şunu söylüyorum: Benim boğazımdan tek bir haram lokma geçmediğini, savcılık iddianamede ‘kendisine çıkar sağlama düşüncesi olmaksızın’ cümlesi ile utana sıkıla kabul ediyor.

Tahmin ediyorum ki, ilk duruşma 3 veya 4 gün sürecek ve tutuklu sanık kalmayacaktır. Kendimden ve arkadaşlarımdan emin olmasam bu kadar iddialı konuşmazdım.

Not: 2023 yılı 3 Temmuz’da başlayarak, Kılıçdaroğlu’nun değişimi öncesinde Bolu’dan Ankara’ya yürümüş ve sonunda Kılıçdaroğlu’na koltuk fırlatmıştım. Birçok insan gibi siz de benim eylemimi abartılı bulup eleştirmiştiniz. Sanırım, Kılıçdaroğlu’nun koltuk sevdasını herkes daha iyi görmüştür. Yaşananları gördüğünüzde hala koltuk atma eylemimin ağır bir tepki olduğunu düşünüyor musunuz?:)”