Adalet Bakanı Akın Gürlek, kamuoyunda uzun süredir tartışılan süresiz nafaka uygulamasına ilişkin yeni bir yasal düzenlemenin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulacağını açıkladı.
Yeni çalışmayla nafakanın süresinin belirlenmesinde evliliğin ne kadar sürdüğü, tarafların ekonomik koşulları ve boşanma sürecinin kendine özgü şartlarının dikkate alınması planlanıyor. Düzenlemenin temel amacının ise taraflar arasında daha adil bir sistem oluşturmak olduğu belirtildi.
EVLİLİĞİN SÜRESİ VE EKONOMİK DURUM DİKKATE ALINACAK
Bakan Gürlek, özellikle çok kısa süren evliliklerin ardından uzun yıllar nafaka ödenmesinin hakkaniyet açısından tartışmalara neden olduğunu ifade etti.
Yeni sistemde hakimin, her dosyayı kendi koşulları içinde değerlendirmesi öngörülüyor. Buna göre evliliğin süresi, eşlerin ekonomik durumu ve somut olayın özellikleri dikkate alınarak nafakanın belirli bir süreyle sınırlandırılması mümkün olabilecek.
Ancak düzenlemenin bütün davalarda otomatik olarak süreli nafaka uygulanacağı anlamına gelmeyeceği belirtiliyor. Somut olayın şartlarına göre hakim tarafından süresiz nafakaya hükmedilmesinin de önü açık olacak.
“KADINLAR MAĞDUR EDİLMEMELİ”
Düzenleme hazırlığında kadınların mağdur edilmemesinin de gözetileceğini vurgulayan Gürlek, nafaka konusunda kararın dosyanın koşullarına göre verilmesini hedeflediklerini belirtti.
Bu kapsamda yeni sistemde hakimin, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarını değerlendirerek nafakanın süresini ve koşullarını belirlemesi planlanıyor.
AYM KARARI SÜRECİ HIZLANDIRDI
Nafaka düzenlemesine ilişkin çalışmalar, Anayasa Mahkemesi’nin Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesindeki yoksulluk nafakasının “süresiz olarak” ödenmesine ilişkin hükmü iptal etmesinin ardından hız kazandı.
AYM, kararın yürürlüğe girmesiyle oluşabilecek hukuki boşluğu dikkate alarak iptal hükmünün yürürlüğünü 9 ay erteledi.
Buna göre iptal kararının 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girmesi bekleniyor. Bu tarihe kadar TBMM’nin yoksulluk nafakasının süresine ilişkin yeni bir düzenleme yapması öngörülüyor.
Yeni düzenlemenin mevcut nafaka kararlarını nasıl etkileyeceği ve hangi durumlarda uygulanacağı ise yasama sürecinde şekillenecek.
YOKSULLUK NAFAKASI TAMAMEN KALDIRILMIYOR
AYM’nin kararı, yoksulluk nafakasının tamamen ortadan kaldırılması anlamına gelmiyor.
Mevcut sistemde boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek taraf, boşanmaya yol açan olaylarda diğer eşten daha ağır kusurlu olmaması koşuluyla, karşı tarafın mali gücü oranında yoksulluk nafakası talep edebiliyor.
Yoksulluk nafakası yalnızca kadınlara tanınan bir hak değil. Gerekli şartları taşıyan erkekler de bu nafakayı talep edebiliyor.
NAFAKANIN SONA ERDİĞİ DURUMLAR
Yürürlükteki sistemde yoksulluk nafakası için belirlenmiş sabit bir süre bulunmuyor. Ancak nafaka alan kişinin yeniden evlenmesi halinde nafaka kendiliğinden sona eriyor.
Bunun yanı sıra nafaka alan kişinin yoksulluktan kurtulması, fiilen evliymiş gibi bir hayat sürmesi veya nafaka yükümlüsünün ekonomik koşullarında önemli bir değişiklik meydana gelmesi halinde mahkeme kararıyla nafakanın kaldırılması ya da yeniden düzenlenmesi mümkün olabiliyor.
ÇOCUK NAFAKASIYLA KARIŞTIRILMAMALI
Yoksulluk nafakası ile çocuk için ödenen iştirak nafakası ise birbirinden farklı hukuki düzenlemeler.
İştirak nafakası, çocuğun bakım, eğitim, sağlık ve diğer zorunlu giderlerine ebeveynlerin katkı sağlaması amacıyla ödeniyor. Bu nafaka, genel olarak çocuğun ergin olmasıyla birlikte sona eriyor; ancak somut koşullara göre farklı hukuki değerlendirmeler gündeme gelebiliyor.
Yeni yasal düzenlemenin Meclis'teki görüşmeler sırasında kapsamının ve özellikle mevcut nafaka kararlarına ilişkin uygulanma biçiminin netleşmesi bekleniyor.




