Yoğun iş temposu, süreğen stres ve dijitalleşmenin yarattığı sürekli ulaşılabilir olma baskısının tükenmişlik sendromunu tetiklediğini belirten Psikiyatri Uzmanı Dr. Talat Sarıkavak; hobi edinmek, sınır koymak, psikoterapi desteği almak ve akşam saatlerinde ekran kullanımını sınırlandırmanın zihinsel ve fiziksel sağlığı korumada kritik rol oynadığını vurguladı.
Cumhuriyet'ten Damla Polat'ın haberine göre; yoğun iş temposu ve uzun süreli stresin etkisiyle ortaya çıkabilen tükenmişlik sendromu, kişinin hem ruhsal hem de fiziksel sağlığını etkileyebiliyor. Özellikle iş ile özel yaşam arasındaki sınırların giderek belirsizleşmesi, artan sorumluluklar, işyerinde güvende hissetmeme ve sürekli ulaşılabilir olma baskısı, tükenmişlik riskini artıran etkenler arasında yer alıyor.
Psikiyatri Uzmanı Dr. Talat Sarıkavak, gerekli önlemler alınmadığında tükenmişliğin uyku ve hafıza sorunlarından mide-bağırsak şikâyetlerine kadar çeşitli sağlık sorunlarıyla ilişkili olabileceğini belirtti. Sarıkavak, bu süreçte bireysel önlemlerin yanı sıra işyerlerinin de çalışanların ruhsal sağlığını korumaya yönelik düzenlemeler yapması gerektiğine dikkat çekti.
Tükenmişlik sendromunun sıklıkla depresyonla karıştırılabildiğini belirten Sarıkavak, belirtilerin doğru değerlendirilmesinin önemine işaret etti. Sarıkavak, tükenmişliğin çoğunlukla işle bağlantılı uzun süreli stresle ilişkilendirilirken depresyonun kişinin yaşamının farklı alanlarını etkileyebildiğini söyledi. İki durumun belirtilerinin örtüşebileceğini ve birlikte görülebileceğini belirten Sarıkavak, doğru değerlendirme için profesyonel desteğin önemini vurguladı.
‘KENDİNİZE YENİ BİR ALAN AÇIN’
Tükenmişlikle mücadelede iş saatleri dışında farklı uğraşlara zaman ayırmanın önemli olduğuna dikkat çeken Sarıkavak, düzenli yürüyüş yapmak, kitap okumak, el sanatlarıyla ilgilenmek veya okuma gruplarına katılmanın kişinin iş gündeminden uzaklaşmasına ve zihinsel olarak yenilenmesine yardımcı olabileceğinin altını çizdi.
Sarıkavak, gönüllülük faaliyetlerinin ve sosyal sorumluluk çalışmalarının da kişinin kendisini faydalı hissetmesini, sosyal bağlarını güçlendirmesini ve kişisel başarı duygusunu yeniden kazanmasını desteklediğini belirtti. Tükenmişlikle mücadelede farkındalık temelli uygulamalar, nefes egzersizleri ve gevşeme teknikleri de öne çıkıyor. Bu yöntemler kişinin stres tepkilerini fark etmesine ve içinde bulunduğu ana odaklanmasına yardımcı olabiliyor. Ancak kalıcı bir iyileşme için tükenmişliğe yol açan koşulların ve düşünce kalıplarının da ele alınması gerekiyor. Sarıkavak, psikoterapinin kişinin mükemmeliyetçilik eğilimini, olayları felaketleştirme alışkanlığını ve sınır koymakta yaşadığı güçlükleri ele almasına katkı sağlayabileceğini belirtti.
EŞLER VE ÇOCUKLAR ETKİLENİYOR
İşyerinde yaşanan stresin eve taşınması, yalnızca kişinin dinlenmesini zorlaştırmakla kalmıyor, aile içindeki iletişimi ve ilişkileri de etkileyebiliyor. Sarıkavak, tükenmişliğin iş ortamından aile yaşamına yansıyabileceğine dikkat çekerek iş stresinin eşler ve çocuklar üzerindeki olası etkilerine karşı uyardı. Sarıkavak, eve girmeden önce zihinsel olarak işten uzaklaşmaya hazırlanmak, mesai sonrasında iş konuşmalarına sınır koymak ve aileyle geçirilen zamana odaklanmanın bu açıdan önem taşıdığına dikkat çekti. Sarıkavak, iş çıkışında kısa bir yürüyüş yapmanın veya günün değerlendirmesini tamamlayarak eve dönmenin iş ile özel yaşam arasında psikolojik bir sınır oluşturmayı kolaylaştırdığını ifade etti.
EKRAN BAŞINDA GEÇİRİLEN ZAMAN ÖNEMLİ
Dijital cihazlarla sürekli bağlantıda kalmanın mesai sona erdikten sonra bile zihnin işle meşgul olmasına neden olabileceğini ifade eden psikiyatri uzmanı Dr. Talat Sarıkavak, iş mesajları, e-postalar ve bildirimler nedeniyle dinlenmeye yeterince zaman ayıramayan kişilerde stresin etkilerinin daha belirgin hale gelebildiğini söyledi. Sarıkavak, özellikle akşam saatlerinde ekran kullanımını azaltmanın uyku öncesinde dinlenmeye zaman ayırmak, düzenli uyku alışkanlığı geliştirmek ve günlük yaşamın stres yükünü hafifletmeye yardımcı olabildiğini söyledi.




