Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, “çıkar amaçlı suç örgütü kurmak”, kara para aklama ve dolandırıcılık suçlamalarıyla gözaltına alınan 38 şüpheliden 32’si tutuklandı. Soruşturma dosyasında, Süleymancıların lideri Alihan Kuriş’in 17 bölge sorumluluğu ve 16 komisyon üzerinden işleyen bir yapı içinde yer aldığı ifade edildi.
Kuriş ise ifadesinde bu rolleri kabul etmedi. Kendisinin kişisel cep telefonu hattı bulunmadığını, iletişim için ofis hattını kullandığını ancak bunu net hatırlamadığını söyledi. Operasyonel talimat ilettiği iddialarına karşı da aile üyelerinin telefonları üzerinden irtibat kurduğunu savundu.
Dosyada örgütün ticari, siyasi ve bürokratik ilişkilerinden sorumlu olduğu öne sürülen Mehmet Akbacakoğlu ile bağlantısı sorulan Kuriş, Akbacakoğlu’nu yalnızca alışveriş nedeniyle tanıdığını belirtti. Kuriş, “Kendisinin ayakkabı dükkanından iki kez ayakkabı aldım, oradan tanırım. Bunun dışında hiçbir ticari ilişkim yoktur” dedi.
Yapılanmada adı geçen Mehmet Bozpınar, Süleyman Kahraman, Recep Okumuşlar ve Nezih Murat Büyükgöze gibi isimler için de benzer bir savunma yapan Kuriş, bu kişileri “hocaefendi” olarak bildiğini ve sosyal çevresinden tanıdığını ifade etti. Kuriş, söz konusu kişilerle ticari ilişkisinin bulunmadığını öne sürdü.
Soruşturma dosyasında ayrıca geçen yıl 82 dernek aracılığıyla 7,2 milyar liralık kayıt dışı gelir elde edildiği öne sürüldü. Kuriş ise ifadesinde kendisini dini bir figür olarak tanımlayarak, “Ben Alihan Kuriş, dedem Süleyman Hilmi Tunahan hazretlerinin torunu, varisi ve temsilcisiyim. Kimseye emir ve talimat vermedim” dedi.
AKP eski Milletvekili Şamil Tayyar operasyona ilişkin iginç açıklamalarda bulundu.
Tayyar şunları söyledi:
Kuriş Operasyonu, Milli Güvenlik Kurulu’nun son toplantısında ele alınmış, düğmeye basılması için Alihan Kuriş’in yurda dönmesi beklenmiş.
Başka bir ifadeyle, sıradan bir adli dosya değil, bu bir devlet operasyonu.
Kuriş’in kurmakla suçlandığı “suç örgütü” hakkında çok kapsamlı bir dosya var.
FETÖ ve gizli servislerle girdiği tehlikeli ilişkilere dair çok önemli bulgular söz konusu.
“Glopper” isimli gizli haberleşme sistemi de MGK’da değerlendirilmiş.
Hindistan menşeli bu haberleşme ağına özel izinle ve üç aşamalı doğrulama koduyla giriliyormuş.
Bu sistemi kullanan yaklaşık 3 bin kişilik bir liste var.
Sistem deşifre ediliyor.
Konunun “milli güvenlik sorunu” olarak ele alınması, örgüt tehdidinin boyutunu gösteriyor.
Yakında gündemi sarsacak çok önemli bilgilere ulaşılması an meselesi.
Takipteyiz.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ise Süleymancıların kullandığı uygulamanın adını "Blooper" olarak açıklamıştı.