Eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 2023’teki genel seçimden sonra bakanlıktan ayrılınca halefi Ali Yerlikaya, 3 Ağustos 2023’te Ankara Emniyet Müdürü Servet Yılmaz’ı görevden alıp merkeze çekti.

Yerlikaya, Yılmaz’ı emekli edip teşkilattan uzaklaştırmak istedi. Ne var ki başaramadı. Yılmaz, halen Bakü’de İçişleri Müşaviri olarak görev yapıyor.

Yılmaz’ın merkeze çekilmesinden iki ay kadar sonra, 23 Ekim 2023’te Ankara Organize Suçlarla Mücadele Şubesi’nde Kemal Tunç adlı kişinin ifadesi alındı.

Halktv'den İsmail Saymaz'ın haberine göre; Tunç, “Ankara Emniyeti’nde plaka işlemi yapan O.U.’nun çok üst düzey bir müdüre iki elektrikli motosiklet aldığını ve bunlara özel plaka takıldığını” ileri sürdü.

Kastedilen bu kişi, Yılmaz’dı.

Evrakta 2020 ve 2022’de O.U., ve Uğurlar Otomotiv tarafından 10.600 TL karşılığında iki elektrikli motosiklet satın alınıp Yılmaz adına tescil edilmiş görünüyor.

Yılmaz, Trabzonlu olduğu için plakalar 61 ile bitiyor.

DEĞNEKÇİYE ÖNCEDEN BİLGİ Mİ VERİLDİ?

Yılmaz, hakkında böyle bir ifade alındığını 1.5 yıl sonra Mülkiye Müfettişliği’nin 17 Şubat 2025’te gönderdiği ifadeye davet yazısıyla öğrendi.

Yılmaz, ifadesinde motosikletleri satın aldığını, plaka için özel kalemini görevlendirdiğini anlattı.

Emniyet sistemlerinden sorgulanınca bulunabilecek plakalar ve araç bilgilerinin Tunç’a söylendiğinden şüphelenen Yılmaz, şöyle dedi:

“Bilgiye dayanamayan, ‘Olsa olsa ya da desek desek ne desek’ türünden, ‘Bakarsanız bulursunuz’ gibi, emniyet birimlerinin kullandığı sistemlerden sorgulanınca ancak görülebilecek bilgilerime ifade öncesi bakıldığı ve ifadesi alınan şahsa söylendiği şüphesi uyandıran bu duyum iftiradır.”

Yılmaz, “Bilgilerimin ifade tarihinden önce emniyet veri sisteminden sorgulanarak kendisine verildiği veya yazdırıldığı şüphesi açıktır” diye vurguladı.

Tunç’un hangi soruşturma kapsamında ve ne sıfatla dinlendiğinin belirtilmediğini, ifadesinin gösterilmediğini anlatan Yılmaz, neyle suçlandığını anlayamadığını belirterek, “Bu durum evrensel hukuk normları ve savunma hakkına aykırıdır” dedi.

SABIKALI İDDİASI...

Tunç’un iş takipçisi ve değnekçi diye bilindiğini, anlattığı işlemlerin içerisinde bizzat yer almadığını ve şahidi olmadığını savundu.

Bu kişinin daha önce Trafik Şubesi personeline iftiradan işlem gördüğünü kaydetti.

Göstermelik iftar şovları: Siyasetçilere özel sofra tepki çekti
Göstermelik iftar şovları: Siyasetçilere özel sofra tepki çekti
İçeriği Görüntüle

Nisan 2021’de ‘Milli Emlak Dosyası’ diye bilinen, kamu arazilerinin sahte belgelerle satılmasına ilişkin dolandırıcılık dosyasında S.D. adlı şüphelide ele geçirilen dijitallerde Tunç’un da adını geçtiğini hatırlattı. S.D. ile Tunç arasında “Trafik Şube’de görevlilere yönelik rüşvet aldıkları iddiasını kurguladıkları” yönünde yazışmalar saptandığını anlattı. S.D.’nin “Tunç’un polislere tuzak kurmaya çalıştığını” söylediğini kaydetti. Tunç ve S.D.’ye memura iftira atmaktan gözaltı ve işlem yapıldığını vurguladı.

Yılmaz, şu soruyu yöneltti:

“Organize Şube’de ifade alırken her bilgi sahibi, müşteki ya da şüpheliye bakıldığı gibi adı geçenin geçmiş adli işlemleri ve işlemlerdeki konumuna bakılmıştır. Belirtilen işlem görüldüğü halde nasıl bu somut karine yok sayılarak, şahidi olmadığı konuda yeni bir iftira atması teşvik edilmiştir?”

DİNÇ'İN HABERİ VAR MI?

Kendisini kapsayan bir ifadenin alındığını vurgulayan Yılmaz, Ankara Emniyet Müdürü Engin Dinç’i kastederek, “Mevcut emniyet müdürünün bilgisinin olup olmadığı ve ne şekilde üst makamlara aktarıldığı önemlidir” diye yazdı.

"YARGILANAN GÖREVLİLER TARAFINDAN SIZDIRILMA İHTİMALİNİ GÜÇLENDİRİYOR"

Yılmaz, gizli kalması gereken bu ifadelerin iftiralar eklenerek, FETÖ’cü sosyal medya hesaplarında paylaşıldığını belirtti. Organize Şube yetkililerinin Cevheri Güven’e bilgi sızdırmaktan yargılandığına gönderme yapan Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:

“Bu soyut ifadelere konunun muhatabı olan şahsım bile iki yıl sonra vakıf olmuşken, 2023 sonlarında FETÖ hesapları tarafından işlenmesi, gizli dereceli olması gereken ifadelerin o tarihte ifadeyi alan ve sızdırmadan yargılanan görevliler tarafından sızdırılma ihtimalini güçlendiriyor.”

Dönemin Organize Şube’den sorumlu Emniyet Müdür Yardımcısı Murat Çelik, Şube Müdürü Kerem Gökay Öner ve Yardımcısı Şevket Demircan dahil çok sayıda görevlinin Ayhan Bora Kaplan soruşturmasında FETÖ’ye bilgi sızdırmak, soruşturmaları usulüne uygun yapmamak, tanık ve şüphelileri yönlendirmek, hükümet, siyasiler ve devlet görevlilerinin isimlerini ifadelere alakasız şekilde eklemekten tutuklandığını ve yargılandığını anlattı. Aynı görevlilere Cevheri Güven’e bilgi sızdırmaktan dava açıldığını hatırlattı.

ORGANİZE ŞUBE'Yİ ADRES GÖSTERDİ

Yılmaz, kendisine Organize Şube’de kumpas kurulduğunu ileri sürerek, şöyle dedi:

“Gerek ifadesi alınan Tunç’un profili, Organize Şube personelinin yargılama konuları ve izaha çalıştığım durumları, gerekse ifadenin duyuma dayanması ve bilmemesi gereken bilgileri belirtiyor olmasından hareketle bu evrakın bir kumpas olma ihtimalinin de düşünülmesini arz ve talep etmekteyim.”

Organize Şube tarafından ‘Ayhan Bora Kaplan’ soruşturmasına dahil edilmek istendiğini iddia eden Yılmaz, şöyle dedi:

“Müdürlüğüm dönemimde suç örgütlerine karşı hazırlattığım ve adli birimlerle koordineli çalışılan projeli dosyalarda dahi şüpheli gösterilmeye çalışıldım.”

CEZA VERİLMEDİ

Disiplin soruşturması sonunda, o dönemin Ankara Trafik Tescil Şube Müdürü Şerafettin Demir, Yılmaz ve Özel Kalem Müdürü Afşin Burkay Özgür tarafından motosiklet alınması için gönderilen paraları O.U.’ya ve Uğurlar Otomotiv’e ödediğini söyledi. Uğurlar Otomotiv’den verilen yanıtta elden para alındığı iddia edildi. Bu doğrultuda Yılmaz ve iki polise ceza verilmesine yer olmadığı kararlaştırıldı.