Güncel

Suçiçeği aşısında yeni dönem! 4 yaşındaki çocuklar için ikinci doz başladı...

Sağlık Bakanlığı, Eylül 2026 itibarıyla suçiçeği aşısının ikinci dozunu 4 yaş rutin aşı takvimine ekledi. Uzmanlar, ikinci dozun koruyuculuğu artırdığını belirtirken ailelerin en çok merak ettiği “Hastalığı geçiren çocuk da yeniden aşı olacak mı?” ve “7 yaş üzerindekiler ne yapacak?” sorularını yanıtladı.

Türkiye’de 2013 yılından bu yana 12’nci ayda tek doz uygulanan suçiçeği aşısında yeni döneme geçildi. Sağlık Bakanlığı, 48’nci ayda yani 4 yaşında ikinci doz aşı uygulamasını rutin takvime eklerken, 49-72 ay arasındaki çocuklar için de yakalama aşılaması başlattı.

Kararın ardından ailelerin aklında ikinci dozun gerekliliği, olası yan etkiler ve daha önce hastalığı geçiren çocuklara yeniden aşı yapılıp yapılmayacağı gibi sorular oluştu. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yakup Çağ, merak edilenleri anlattı.

İKİNCİ DOZ NEDEN GEREKLİ?

Prof. Dr. Çağ, tek doz suçiçeği aşısının yüksek koruyuculuğa sahip olduğunu ancak yıllar içinde bağışıklık düzeyinde belirli bir düşüş yaşanabildiğini belirtti.

Aşının ilk dozundan bir yıl sonra koruyuculuğun yüzde 95-97 seviyelerinde olduğunu, ikinci yılda yüzde 86’lara gerilediğini ve sonraki yıllarda yaklaşık yüzde 81-86 aralığında seyrettiğini aktaran Çağ, ikinci dozla birlikte koruyuculuğun yüzde 98-100 seviyelerine çıkabildiğini söyledi.

Uzman, ikinci dozun özellikle okul öncesi dönemde suçiçeği vakalarının ve virüsün toplumdaki dolaşımının azaltılması açısından önemli olduğunu ifade etti.

AŞININ YAN ETKİLERİ NELER?

Daha önce 12’nci ayda suçiçeği aşısı olan çocuklara 4-6 yaş arasında ikinci doz uygulanmasının genel olarak güvenli olduğunu belirten Çağ, bazı hafif yan etkilerin görülebileceğini söyledi.

Aşı sonrasında uygulama bölgesinde ağrı, şişlik ve kızarıklık, ateş, halsizlik ve huzursuzluk ortaya çıkabileceği belirtildi. Suçiçeğine benzer hafif döküntüler de görülebilirken ciddi alerjik reaksiyon, nöbet ve merkezi sinir sistemi etkileri gibi durumların çok nadir olduğu ifade edildi.

HASTALIĞI GEÇİREN ÇOCUKLAR NE OLACAK?

Daha önce tek doz aşı olmuş ve sonrasında suçiçeği geçirmiş çocuklar açısından da önemli bir ayrıntı bulunuyor.

Prof. Dr. Çağ, hastalığın daha önce geçirildiğine ilişkin laboratuvar sonucu ya da hekim tarafından konulmuş klinik bir kanıt varsa ikinci doza gerek olmayabileceğini belirtti. Ancak yalnızca ailede bulunan bir şüphe söz konusuysa, hastalığın gerçekten geçirilip geçirilmediği net olmadığı için aşının yapılması gerektiğini söyledi.

Daha önce hastalığı geçirmiş bir çocuğa yanlışlıkla ikinci doz uygulanmasının ise genel olarak diğer çocuklardan farklı bir güvenlik riski oluşturmadığı ifade edildi.

7 YAŞ VE ÜZERİ ÇOCUKLAR İÇİN DURUM NE?

Sağlık Bakanlığı’nın yeni düzenlemesinde 49-72 aylık çocuklar için yakalama aşılaması bulunurken, 7 yaş ve üzerindeki çocuklar mevcut ücretsiz rutin programın dışında kalıyor.

Prof. Dr. Çağ, bu yaş grubundaki çocukların hastalığı geçirdiği tıbben kanıtlanmışsa yeniden aşılanmasına gerek olmayacağını belirtti. Böyle bir kanıt bulunmuyorsa, 7 yaş ve üzerindeki çocukların aileleri tarafından aşının ücretli olarak temin edilerek yaptırılabileceğini söyledi.

AMAÇ SADECE ÇOCUĞU DEĞİL, TOPLUMU DA KORUMAK

İkinci doz aşının yalnızca çocukları korumaya yönelik olmadığına dikkat çeken Çağ, toplumdaki suçiçeği virüsü dolaşımının azaltılmasının da önemli olduğunu vurguladı.

Bu sayede hastalığı ağır geçirme riski bulunan ve aşılanamayan kişilerin de dolaylı olarak korunabileceği, ilerleyen yaşlarda suçiçeğine bağlı komplikasyonların ve ölümlerin azaltılabileceği belirtildi.

“SUÇİÇEĞİ MASUM BİR HASTALIK DEĞİL”

Uzmanlar, suçiçeğinin her zaman hafif seyreden bir çocukluk hastalığı olarak görülmemesi gerektiğine de dikkat çekiyor. Varisella-Zoster virüsünün nadir durumlarda beyin damarlarını etkileyerek ciddi nörolojik sorunlara yol açabileceği belirtiliyor.

Çocuk Nörolojisi Uzmanı Prof. Dr. Dilara Füsun İçağasıoğlu, suçiçeğine bağlı damar daralması ve tıkanmasının enfeksiyondan aylar sonra dahi ortaya çıkabileceğini belirtti.

Suçiçeği geçirmiş çocuklarda ani güç kaybı, ağızda kayma, konuşma bozukluğu, dengesiz yürüme veya istemsiz hareketler gibi belirtilerin ortaya çıkması halinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiği vurgulandı.