Sokağı kim yönetiyor; devlet mi kartel mi?

Meksika’da olan biten, artık bir suç haberi değil. Bu, bir ülkenin sokak sokak kontrol kaybetmesidir. İnsanlar evden çıkmaya korkuyor. Sokaklar gündelik hayatın değil, tehdidin alanına dönüşüyor.

Sinaloa Karteli kendi içinde çatışmaya girdi. Bu çatışma kartelin iç meselesi gibi görünür. Ama bedelini halk ödüyor. Her gün ceset haberleri geliyor. Bazı insanlar işkence görüyor. Aileler sokakta bağırarak yardım istiyor. Korku, normal hayatın yerini alıyor.

Kartel açıkça konuşuyor. Evden çıkmayın diyor. Çıkanı öldürürüz diyor. Bu sözler basit bir tehdit değildir. Bu bir güç ilanıdır. Kartel şunu söylüyor. Sokak artık benim.

Tam da bu noktada mesele değişiyor. Bu artık sadece polisiyelik bir konu değil. Bu, egemenlik sorusu. Bir ülkede kuralları kim koyuyor? Devlet mi, silahlı bir örgüt mü?

ESKİ SAVAŞ TANIMI ARTIK YETMİYOR

Clausewitz savaşı devletlerin yaptığı bir şey olarak anlatır. Düzenli ordular vardır. Cephe vardır. Taraflar bellidir. Meksika’daki tablo böyle değil. Burada savaş ilanı yok. Ama savaş gibi bir hayat var. Cephe yok. Ama çatışma her yerde.

Mary Kaldor buna yeni savaşlar der. Ona göre sorun sadece aktörlerin değişmesi değildir. Sorun savaşın mantığının değişmesidir. Amaç toprak almak değildir. Amaç korku yaymaktır. Amaç insanları kontrol etmektir.

Meksika’da kartel bir şehri resmi olarak yönetmiyor olabilir. Ama günlük hayatı yönetiyor. Hangi sokaktan geçileceğini belirliyor. Kimlerin konuşacağını belirliyor. Kimlerin susacağını belirliyor. Bu da bir tür yönetimdir.

ŞİDDET KADAR KORKU DA SİLAH

Bugün şiddet sadece uygulanmıyor. Gösteriliyor da. Videolar yayılıyor. Görüntüler dolaşıyor. İnsanların psikolojisi hedef alınıyor. Toplum korkuyla yönetiliyor. Bu, yeni savaşların en sert yüzü.

Bu ortamda devletin kaybı sadece can kaybı değil. Devletin kaybı güven kaybı. Çünkü devletin en temel sözü şudur. Seni korurum. Bu söz tutulmadığında, devlet zayıflar.

BU KRİZ YEREL DEĞİL

Bu şiddetin parası sadece Meksika’dan gelmiyor. Uyuşturucu ticareti küresel bir ağ. Para sınır tanımıyor. Malzeme sınır tanımıyor. Kara para sistemin içinde dönüyor. Bu yüzden mesele bir ülkenin iç sorunu olmaktan çıkıyor.

ABD de bu işin içinde. Kartelleri terör örgütü gibi görme tartışmaları var. Müdahale söylemi var. Böylece kriz daha da büyüyor. Güvenlik tartışması, egemenlik tartışmasına dönüşüyor.

SON SÖZ

Meksika bize şunu gösteriyor. Devlet sadece kağıt üzerindeki kurumlar değildir. Devlet, sokakta hissedilendir. Eğer sokakta kuralları kartel koyuyorsa, devlet geri çekiliyor demektir.

En temel soru şudur. Devlet şiddet tekelini kaybetmeye başladığında, hukuk ne kadar ayakta kalır. Meşruiyet ne kadar dayanır. Vatandaşlık ne kadar anlam taşır.