Türkiye, önümüzdeki yıllarda yapılması beklenen seçimlere doğru ilerlerken siyasi partilerin seçmen gruplarına yönelik politikaları da yeniden gündeme geliyor. Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili genel seçimlerinin 2028'de, yerel seçimlerin ise 2029'da yapılması beklenirken, siyaset iletişimcisi İsmail Durlanık genç seçmenin siyasetteki rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Koza Tv'nin internet sitesinde yer alan habere göre; Durlanık, seçim başarısında gençlerin yalnızca saha çalışmalarında görevlendirilmesinin yeterli olmadığını, gençlerin parti yönetimleri ve karar alma süreçlerinde daha etkin biçimde yer alması gerektiğini savundu.
“GENÇLER SİYASETTE HAK ETTİĞİ YERİ ALAMIYOR”
Türk siyasetinde gençlerin çoğunlukla saha organizasyonlarında görev aldığını belirten Durlanık, gençlerin karar mekanizmalarında yeterince temsil edilmediğini ifade etti.
Durlanık, “Günümüz siyasetinde iktidara giden yol, gençleri sadece sahada çalıştırmaktan değil, onların karar mekanizmasında yer almasından geçiyor” değerlendirmesinde bulundu.
Gençlerin parti yönetimlerinde yeterince temsil edilmemesinin siyasi yapılarla toplum arasındaki mesafeyi artırdığını öne süren Durlanık, kuşaklar arasındaki dil ve beklenti farklılığının da siyasi partilerin gençlerin karşı karşıya olduğu sorunları doğru değerlendirmesini güçleştirdiğini söyledi.
“GENÇ SEÇMENDE KARARSIZLIK DİKKAT ÇEKİYOR”
Durlanık’a göre genç seçmenin geleneksel siyasi parti aidiyetleri diğer yaş gruplarına kıyasla daha zayıf. Bu nedenle siyasi partilerin genç seçmenin ekonomik, sosyal ve kültürel beklentilerini doğrudan dikkate almasının seçimlerde önem taşıdığını belirten Durlanık, gençlerin karar alma süreçlerine dahil edilmesinin siyasi partiler açısından avantaj sağlayabileceğini savundu.
Durlanık, genç seçmenle aynı dili konuşan ve onların gündelik sorunlarını doğrudan karar mekanizmalarına taşıyan siyasi aktörlerin gençlerden daha fazla destek görebileceği görüşünü dile getirdi.
ŞİLİ’DEKİ GABRİEL BORİC ÖRNEĞİ
Durlanık, değerlendirmelerinde Şili Cumhurbaşkanı Gabriel Boric'in siyasi yükselişini de örnek gösterdi.
Boric'in 2011 yılında Şili'deki öğrenci hareketleri içerisinden siyasete adım attığını belirten Durlanık, genç siyasetçilerin oluşturduğu kadroların zaman içinde ülke siyasetinde etkili hale geldiğini ifade etti.
Durlanık, Boric'in liderliğindeki siyasi hareketin gençlerin eğitim, ekonomi ve sosyal güvence alanlarındaki taleplerini gündeme taşıyarak geniş bir seçmen kitlesine ulaşmayı başardığını söyledi.
“GENÇLER VİTRİN DEĞİL, KARAR ORTAĞI OLMALI”
Gabriel Boric'in 2022'de 35 yaşında Şili'nin en genç devlet başkanı olduğunu hatırlatan Durlanık, genç siyasetçilerin karar mekanizmalarında yer almasının toplumsal taleplerin siyasete taşınması açısından önemli bir örnek oluşturduğunu belirtti.
Türkiye'de de benzer bir dönüşüm yaşanabileceğini savunan Durlanık, gençlerin siyasi partiler içerisinde yalnızca vitrin unsuru olarak değil, karar alma süreçlerinin aktif bir parçası olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Durlanık, Şili ve Türkiye'nin farklı siyasi ve toplumsal koşullara sahip olmakla birlikte, askeri geçmiş, ekonomik eşitsizlikler ve genç nüfusun beklentilerinin geleneksel siyaset tarafından karşılanmasındaki güçlükler açısından bazı benzerlikler taşıdığını ileri sürdü.
Bu çerçevede Durlanık, Boric örneğinin Türkiye'deki siyasi partiler açısından gençlerin siyasete katılımı konusunda dikkate alınabilecek örneklerden biri olduğunu söyledi.




