Ağustos ayında da mevsim normallerinin üzerinde sıcaklık beklenen Türkiye için benzer risklerin hızla büyüdüğüne dikkat çeken Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Türkeş, “Aşırı sıcaklar artık ölümcül bir halk sağlığı sorunudur” diyerek uyardı.
Avrupa'da yaşanan aşırı sıcak hava dalgasına ilişkin son bilimsel değerlendirmeler, fazladan ölüm sayısının 10 bini aştığını ortaya koyuyor. Dünya Sağlık Örgütü ve uluslararası iklim bilimciler, Avrupa'nın dünyanın en hızlı ısınan kıtası olduğunu vurgularken, sıcak hava dalgasının insan kaynaklı iklim değişikliği nedeniyle çok daha olası ve çok daha şiddetli hale geldiğini belirtiyor.
Ağustos ayında da mevsim normallerinin üzerinde sıcaklıklarla karşı karşıya kalınması bekleniyor. Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Türkeş, benzer risklerin Türkiye için de hızla büyüdüğünü belirterek, iklim değişikliğinin artık yalnızca çevreyi değil insan sağlığını, ekonomiyi ve günlük yaşamı doğrudan tehdit eden çok boyutlu bir krize dönüştüğünü söyledi.
İklim değişikliğinin en büyük etkilerinden birinin insan sağlığı üzerinde görüldüğünü söyleyen Prof. Dr. Murat Türkeş, özellikle sıcak hava dalgalarının artık ciddi bir halk sağlığı tehdidi oluşturduğunu belirtti.
Türkiye'de özellikle Ege, Akdeniz, Güneydoğu Anadolu ve büyükşehirlerde 40 derecenin üzerindeki gün sayısının arttığını vurgulayan Türkeş, gece sıcaklıklarının düşmemesinin özellikle yaşlılar, çocuklar, kronik hastalar ve açık alanda çalışanlar için ölüm riskini artırdığını söyledi. Uzun süren sıcak hava dalgalarının sıcak çarpması, kalp krizi, tansiyon, böbrek yetmezliği ve solunum yolu hastalıklarını artırdığına dikkat çeken Türkeş, kentlerin iklim değişikliğine uyumlu hale getirilmesi gerektiğini belirtti.
Prof. Türkeş, “Asıl tehlike yalnızca gündüz yaşanan aşırı sıcaklıklar değil; geceleri sıcaklığın düşmemesi nedeniyle insan vücudunun kendini toparlayamamasıdır. Özellikle büyük kentlerde ölüm riskini artıran temel etkenlerden biri budur,” değerlendirmesinde bulundu.
İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Antalya, Mersin ve Diyarbakır gibi büyük kentlerde "kentsel ısı adası" etkisinin giderek büyüdüğünü belirten Türkeş, betonlaşma nedeniyle geceleri bile hava sıcaklığının düşmediğini söyledi.
Bu nedenle yerel yönetimlerin vakit kaybetmeden 'Kentsel Isı Eylem Planları'nı uygulamaya alması gerektiğini vurgulayan Türkeş, yeşil alanların artırılması, gölgelendirme sistemlerinin yaygınlaştırılması ve iklim dostu kent planlamasının artık zorunluluk haline geldiğini ifade etti. Türkeş, “Nasıl deprem için afet planları hazırlanıyorsa, artık kentlerin de sıcak hava dalgalarına yönelik Isı Sağlığı Eylem Planları hazırlaması gerekiyor,” uyarısında bulundu.
Yüksek sıcaklıkların hava kirliliğini de artırdığına dikkat çeken Türkeş, yüzey ozonu ve ince partikül kirliliğindeki artışın özellikle astım, KOAH, alerjik solunum hastalıkları, kalp-damar rahatsızlıkları ve bazı kanser türleri açısından önemli risk oluşturduğunu söyledi.
Kuraklığın artık sadece çiftçilerin sorunu olmadığını vurgulayan Türkeş, önümüzdeki yıllarda su kıtlığı, gıda arzı ve halk sağlığı üzerinde ciddi baskılar oluşabileceğini belirtti.
Su kesintilerinin hijyen sorunlarını artırabileceğini, kirli su kaynaklarının bulaşıcı hastalık riskini yükseltebileceğini ifade eden Türkeş, tarımsal üretimde yaşanacak kayıpların da gıda fiyatlarını yukarı çekebileceğini söyledi.
Prof. Dr. Murat Türkeş'e göre iklim değişikliği artık geleceğin değil, bugünün gündelik yaşamını şekillendiriyor.
Türkiye'yi bekleyen başlıca değişimler şöyle:
Aşırı sıcak günlerin sayısı hızla artacak.
Sel, dolu ve ani yağışlar daha sık yaşanacak.
Büyük şehirlerde su stresi belirginleşecek.
Yaz aylarında klima kullanımına bağlı elektrik tüketimi rekor seviyelere ulaşabilecek.
Kuraklık nedeniyle buğday, ayçiçeği, zeytin ile sebze ve meyve üretiminde dalgalanmalar yaşanabilecek.
Gıda fiyatlarında oynaklık ve artış görülebilecek.
Belediyeler su tasarrufu uygulamaları ve kademeli fiyatlandırmayı daha yaygın kullanabilecek.
Öğle saatlerinde açık havada çalışmak giderek zorlaşacak.
Afet riskleri ve sigorta maliyetleri artabilecek.
Kuraklık ve tarımsal kayıplara bağlı iç göç hareketleri hızlanabilecek.
Prof. Dr. Murat Türkeş, iklim değişikliğiyle mücadelede zaman kaybedilmemesi gerektiğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: "Avrupa'da yaşananlar geleceğin senaryosu değil, bugünün gerçeğidir. Türkiye de aynı iklim sisteminin içinde bulunuyor. Aşırı sıcaklar artık yalnızca meteorolojik bir olay değil; halk sağlığını, ekonomiyi ve kent yaşamını doğrudan etkileyen ölümcül bir risk haline geldi. Bugün alınmayan her önlem, yarının çok daha ağır sağlık ve ekonomik faturası olarak karşımıza çıkacaktır."
Prof. Dr. Murat Türkeş’e göre aşırı sıcaklardan su krizine, gıda fiyatlarındaki dalgalanmalardan iç göçe kadar Türkiye’yi önümüzdeki yıllarda çok yönlü bir iklim tehdidi bekliyor:
Aşırı sıcaklar ve sıcak hava dalgaları daha sık görülecek.
Sel, dolu, hortum ve ani yağışların şiddeti artacak.
Su kaynakları üzerindeki baskı büyüyecek.
Gıda üretimi ve fiyatlarında dalgalanmalar yaşanacak.
İklim değişikliği nedeniyle sağlık sorunları ve iç göç riski artacak.